Hayrettin Karaman: Eskiden yolsuzlukları dile getirenlerin dilleri kesiliyordu

Hayrettin Karaman

AKP rejiminin ‘fetvacısı’ olarak bilinen Yeni Şafak yazarı ilahiyatçı Prof. Hayrettin Karaman, ‘iktidara zarar verecekse haksızlıkları ve doğruları dile getirmek caiz değildir.’ fetvasını ilginç ifadelerle savundu. Karaman, Karar gazetesi yazarı Ahmet Taşgetiren’in ‘evdeki bulgur kurtlu olsa da yiyecek miyiz’ sorusuna ‘evet’ yanıtı verdi. Karaman ayrıca, eskiden yolsuzlukları dile getirenlerin dillerinin kesildiğini, artık bunun yapılmadığını anlattı.

Benim, “Sayın Erdoğan ve kadrosunun iktidarı hakkındaki yaklaşım, görüş ve yazılarımı eleştiren bazı kimseler ile son günlerde WhatsApp’ta yaptığım yazışmalardan bir karşılıklı konuşma tertip ettim:” diyerek yazısına başlayan Karaman’ın Taliban’a da destek verdiği makalesinden ilgili bölümler şöyle:

-Taliban hakkında içeriden bazı kimseler aleyhte/içyüzlerini ortaya koyan açıklamalar yapıyor, siz ise daha yumuşak yaklaşıyorsunuz. Niçin?

“Taliban Nusayrî Esed’den kötü mü? Esed ile iyi ilişki kurmadığı ve muhalefeti desteklediği için iktidarı tenkit eden ulema ve ukala var. Taliban şudur budur, onları Çin’e Rusya’ya, İngilizlere… kaptırmak Afganistan halkına refah ve hürriyet mi getirecek?

-Ne yani, iktidarı tenkit etmek caiz değil mi, bunca eksikler, kötülükler var, susup oturacak mıyız?!

H.K.- Yalnızca hasta tarafı görmek, onu da abartmak… tenkit ediyorum diye yıkıcılara destek vermek… olmamalı…Daha fazlasının peşinde koşarken elde edilmiş kazanımları kaybetme hesapsızlığından sakınılmalı.

-Yolsuzluklar!

H.K.-Suiistimaller nefse mağlup olmalar, mal-kadın- mevki imtihanını kaybetmeler…haram-helâl demeden zengin olmalar… yirmi yıldan beri değil, bin yıldan fazladır var!…
Eski zamanlarda bunları dile getirenlerin dillerini kesiyorlardı, şimdi hiç değilse yalnızca uçlanma yolu tıkanabiliyor. Bunu göze alanlar ıslah niyetiyle ve muhalefet, kin vb. yüzünden gerçekten sapmaksızın, yanlışı söyleyip doğrunun gerçekleşme yolunu gösterebilirler.
Daha sağlam bir gemi bulmadan denizin ortasında çürümüş dedikleri ama kendilerini az çok değerleri ile taşıyan gemilerini batıranlar… batarlar.

-Çürümüş gemiyi batırmadan, daha sağlam bir gemi yapmaya çalışanlara ya da mevcut gemiyi düzeltmeye/yenilemeye çalışanlara selâm olsun.

H.K.-Çürümüşlüğün ölçüsü görecelidir… Ben ıslaha yönelik yapıcı tenkit ve tavsiyeye taraftarım; doğruculuk ve tenkit perdesi arkasından yıkıcılığa taraftar değilim.

Önünüze kurtlu bulgur koysalar pirinci aramaktan vazgeçip bunu yer miydiniz?

H.K.-Yemeyince açlıktan öleceksem daha temizini buluncaya kadar yerdim. Hayatta kalınca da temizlemek için elimden geleni yapardım.”

1 YORUM

  1. Cerbezinin belâğatlısı olur mu, bilmem ama “hoca” kralını yapmış. Eh, ilmi var, ne diyelim. Nuriye Akman yıllar önce yaptığı röportajda karakterini kısmen ortaya dökmüştü de….

    İslamcıların şu “ilm-i siyasetlerinden” tiksinti duyuyorum. İlm-i siyaseti münafıklığın kılıfı olarak görüyorum artık. İçini boşaltıp, pislik doldurmadıkları bir kavram ve değer kaldı mı?

    Sizin dininiz size, benim dinim bana. İnanç üzerinden değil “Medine Vesikası” üzerinden konuşacağız bundan sonra. Kim yaptığı “antlaşmaya” ihanet ettiyse bedelini ödeyecek.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin