HSK üyesi Kocabey’in istifası, yargının siyasete bağlandığının ispatı oldu

Hamit Kocabey
HSK üyeliğinden istifa eden Hamit Kocabey, MHP lideri Devlet Bahçeli ile birlikte görünüyor.

Hamit Kocabey’in 4,5 yıldır yürüttüğü Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) üyeliğinden MHP lideri Devlet Bahçeli’nin isteğiyle istifa ettiğini açıklaması yargı bağımsızlığı tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Söz konusu istifayla, Türkiye’de hakim ve savcılarla ilgili kararlar alan, yargının bağımsız olmasını/kalmasını sağlamakla görevli HSK’nın tamamen siyasi iktidarın güdümünde olduğu da kesinleşmiş oldu.

Hamit Kocabey’in istifa şekli ve sonrasında kendisi adına oğlu tarafından yapılan açıklama hukukçuların da tepkisini çekti. Zira söz konusu açıklamada, “HSK üyeliği görevimden Genel Başkan’ımız Sayın Devlet Bahçeli ile yaptığımız istişare sonucu istifa etmiş bulunmaktayım.” ifadeleri yer alıyordu.

İnsan hakları hukukçusu Kerem Altıparmak, “TBMM tarafından seçilmiş olduğum HSK üyeliği görevimden Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli ile yaptığımız istişare sonucu istifa etmiş bulunmaktayım” diyerek istifa gibi en önemli kurumda bile başkanına danışan kişi 4,5 yıllık görevinde başka konularda da talimat almış mıdır?” sorusunu sordu.

YENEROĞLU: NE SÖYLEDİĞİNİN FARKINDA BİLE DEĞİL!

Deva Parti Milletvekili, avukat Mustafa Yeneroğlu, konuya ilişkin paylaşımında, “HSK üyesi “Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli ile istişare sonucu istifa ettim” diyor ciddi ciddi… Hukuksuzluğun tarihini pervasızca ortaya koyan bir cümle ama anlaşılan hukuk devleti bilincinden çok önceden o kadar kopmuş ki ne söylediğinin farkında bile değil…” yazdı.

ÖZGENÇ: BU İSTİFA SİZİ, TÜRKİYE YARGISI İLE İLGİLİ KANAATE GÖTÜRÜR!

Ceza hukukçusu Prof. Dr. İzzet Özgenç ise sosyal medya hesabından şu açıklamayı yayınladı: “Türkiye’de yargıyı yöneten, hakim ve cumhuriyet savcıları ile ilgili kararları alan bir kurul düşünün. Bu kurulu oluşturan üyelerden birinin bir siyasi partinin genel başkanı ile arasındaki ilişkiyi, özellikle bu kişinin söz konusu göreve devam edip etmeme yönünde karar alırken izlediği yöntemi düşünün. Bu süreç sizi Türkiye Cumhuriyeti devleti yargısı ile ilgili bir kanaate götürür. Denebilir ki, farklı şekillerde tezahür etmiş olsa bile dün de böyleydi. Doğrudur; ancak hukukta sui misal, emsal teşkil etmez. Doğruyu yapmak, doğrunun yapılmasını sağlayamamamız halinde yanlış karşısında sessiz kalmamak hepimizin görevidir.”

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin