Halkın ve iktidarın gündemi o kadar farklı ki!

HABER-YORUM  | HAKAN TANER

Az gelişmiş ülkelerde iktidarlar gerçeğin yerine algıyı pazarlar, bunu da iyi yaparlar.

Başı dara düşen iktidarların tutunacakları iki dal daima hazırdır: Din ve milliyetçilik. Bu iki kavram kökleri derinlerde olan sağlam bir sığınak, halk için de sorgusuz-sualsiz inanacağı bir tapınaktır.

İktidarlar ne zaman darlansa buradan destek isterler.

2019 yılı bitip 2020’ye devredilirken iktidarın gündemi özetle şöyle:

Libya’ya asker göndermek,

Suriye’de harekâta devam etmek,

Kanal İstanbul,
Otomobil,

Bunlara yeni ilave edilen beklenen Mehdi.

Şimdilik halkın avunması ve gündemin oyalanması için hemen hemen hepsi de milliyetçilik ve din teması etrafında dönen tartışma gündemleri.

Bu ve benzeri gündemler bugüne kadar iş yaptı, bundan sonra yapacağının bir garantisi yok…

Aç insanın algıya karnı toktur.

Devletin gündemi özetle böyle…

İsterseniz bir de halkın gündemine göz atalım.

Halkın gündemi;

İşsizlik,

Bozuk ekonomik düzen,

Pahalılık ve düşen alım gücü,

Yüksek enflasyon,

Ekonomik sebeplerle artan çaresizlik intiharları ki medyaya yansımasa da hemen hemen her gün değişik illerden genç insanların ve ailelerinin çığlığı yükseliyor,

Hukuksuzluk ve güvensizlik,

İşlerine dönmeyi bekleyen on binlerce Kanun Hükmünde Kararname (KHK) mağduru,

Hakkın ve hukukun hâkim kılınmasını bekleyen binlerce tutukluk/hükümlü,

Özgürlükleri kısıtlanan ve hala özgürlüğü iade edilmeyen binlerce vatandaş.

Kısaca halkın gündemi iş, aş, özgürlük, hukuk, adalet ve güvenlik.

Rahmetli Süleyman Demirel’in tabiriyle halk sabahları kapısını çalanın sütçü olduğu güveni ile başını yastığa koymak istiyor.

İktidar ne yapıyor? Bütün gerçeklerin üstünü sahte ve vatandaşı pek de alakadar etmeyen gündemlerle oyalayıp gerçekleri unutturarak yoluna devam etme derdindeler.

Sahte gündem, gerçek meseleler ile halkın oyalanma safhası aşıldığında iktidar bu defa kaba kuvvetle bunları susturmak ve unutturmak istiyor.

Türkiye gibi az çok demokrasi kültürü olan ülkeler için bu tür sarmalı aşmanın en güvenli yolu seçim sandığıdır.

Bu noktada bir başka mesele tartışmaya açılıyor: Seçim ve sandıkların güvenliği ve güvenilirliği.

2020 yılına adım atarken kamuoyunda hasıl olan genel kanaat, işlerin daha da kötüye gitmeden önce seçim ile iktidarın ömrünü uzatmak isteyeceği yönünde.

Bu mümkün mü? Normal olarak mümkün gözükmüyor.

Lakin normal olan ne?

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin