Gökhan Açıkkollu dosyası, 3 yıldır açılmayı bekliyor

HABER YORUM | İLKER DOĞAN

Bugün 5 Ağustos 2019. Gözaltındayken gördüğü ağır işkenceye dayanamayarak hayatını kaybeden Gökhan Açıkkollu’nun vefatının 3. yıl dönümü. Ölüm anına ilişkin yayınlanan güvenlik kamerası görüntüleri, Açıkkollu’nun göz göre göre ölüme gönderildiğini belgeliyor. O görüntüler bize başka bir şey daha söylüyor; özellikle Erdoğan’ın ‘Allah’ın lütfu’ olarak tanımladığı 15 Temmuz sonrası yapılan işkencelere, zulümlere, insan hakları ihlallerine ve hukuksuzluklara ait görüntü ve belgelerin tamamı yarın bir iktidar değişikliğinde ortalığa saçılacak. Ve emin olun ne AKP’li yöneticiler ne de bugün onlara dayanarak masum insanlara işkence yapanlar paçasını kurtaramayacak. Bütün işkenceciler ve destekçileri hukukun önünde er ya da geç hesap verecek!

Söz konusu görüntüler Gökhan Açıkkollu’nun bilerek ve isteyerek ölüme gönderildiğini ispatlıyor. Tam 5 dakika boyunca kıllarını kıpırdatmayan polisler, kriz başlayınca nasıl geldi? Açıkkollu’nun işkenceyle öldürüldüğü sabit ancak ne adli ne de idari soruşturma 3 yıldır açılmıyor. İnsan Hakları Savunucusu Dr. Ömer Faruk Gergerlioğlu, işte tam bu noktaya dikkat  çekiyor: “Gökhan Açıkkollu dosyası için 3 yıldır feryat ediyoruz, inatla adlî soruşturma dosyasının kapağı açılmıyor. Günlerce darp, insülinini vermeme ve tıka basa dolu insanlık dışı havasız bir yerde geçirilen kalp krizi..! Gökhan Açıkkollu’nun gözaltında kalp krizi görüntüsü konuşuluyor. İyi de 3 yıldır adlı tıp raporunda kafa içi kanamalar, kaburga kırıkları raporlarını hep sunduk, sağır taklidi yapan çok kişi vardı, şimdi ne oldu? Gerçeklerin bir gün ortaya çıkmak gibi kötü bir huyu vardır..’’ ifadelerini kullandı. ”

AKP rejiminin ortaya koyduğu zulmün ve işkencenin ete kemiğe bürünmüş haliydi Gökhan Açıkkollu. İşkenceyle öldürülenlerin ilki… Sadece bir öğretmendi. Tanıyanların anlattığına göre vatanını, milletini seven bugüne kadar kimsenin kalbini kırmamış iyi bir insandı. Hep güler yüzlüydü. Çocuklarla arası çok iyiydi.

15 Temmuz’un ardından görevinden ihraç edildi. 23 Temmuz’da evi onlarca polis tarafından basılarak gözaltına alındı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde 13 gün boyunca ağır işkence gördü. Kendisine jopla ahlaksızca işkence yapıldığı dava dosyasına bile girdi. Şeker hastasıydı ancak ilaçları günlerce verilmedi. Ve kalbi bu zulme daha fazla dayanamadı; 5 Ağustos 2016’da sabaha karşı yine gördüğü bir işkence sonrası kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti.

DİYANET, ‘İMAM’ VERMEDİ

Ancak zulüm burada bitmedi; yargılama bile yapılmamışken hainler mezarlığına defnedilmek istendi. Belediye cenazenin nakli için araç, Diyanet ise cenaze namazı için imam vermedi! Zira onlara göre Gökhan öğretmen bir ‘vatan haini’ydi! Onlar bunu söylediğinde Gökhan Açıkkollu’nun henüz yargılaması bile başlamamıştı! Ölümünden yaklaşık 1,5 yıl sonra 2018 yılı şubat ayında ise göreve iade edildi!

AĞIR İŞKENCEYE MARUZ KALDI

Gökhan Açıkkollu tıpkı babası gibi ağır şeker hastasıydı. Gözaltına alındıktan sonra ailesinin günlerce çabalamasına rağmen ilaçları kendisine verilmedi. Ancak bu arada işkence tüm hızıyla devam etti. Tıpkı gözaltına alınan diğerleri gibi Gökhan öğretmen de her gün adı haykırılarak çağırılıyor, nezarette iki polis tarafından alınıyor ve saatlerce işkence gördükten sonra yine iki polisin kolunda sürünerek getiriliyordu. Jopla, insanlık dışı işkenceye maruz kaldığı raporlara girdi.

HER GÜN SİSTEMATİK OLARAK İŞKENCE YAPILDI 

Bold Medya çok önemli bir görüntü yayınladı geçtiğimiz günlerde. Gökhan Açıkkollu’nun ölüm anına ait dakikalarca süren bir güvenlik kamerası görüntüsü. Görüntülere göre 6 m2’lik nezarette Gökhan öğretmenle birlikte toplam 5 kişi kalıyor! Kalp krizinin ilk belirtileri saat 04.19’da başlıyor. Sol tarafına dönüp uyumaya çalışıyor ama olmuyor. 3 dakika sonra kalkıp oturuyor. Birkaç saniye sonra tekrar uzanıyor. Yatağında kıvrandığı görülüyor.

POLİSLERE SESİNİ DUYURAMIYOR!

Rahatsızlığı dayanılmaz hale gelince yataktan kalkıp parmaklıkların önüne geliyor. Saatler 04.26’yı gösteriyor. Tam 5 dakika boyunca polislere sesini duyurmaya çalışıyor ancak hiç kimse oralı olmuyor. Ölüm adım adım yaklaşıyor… Ayakta duracak hali kalmayınca duvara yaslanıyor, demir parmaklıklara tutunuyor. Ardından çaresizce yatağına dönüyor. Ve saatler 04.35’i gösterdiğinde vücudunda kasılmalar başlıyor. İlk görevli ise 04.37’de nezaretin kapısını açarak içeri giriyor ancak artık çok geç! Gökhan öğretmen hayatını kaybediyor.

ÖLDÜĞÜ GÜN İŞKENCE GÖRMÜŞTÜ

Gökhan öğretmenin öldüğü gece yaşananları hemen yan nezarethanede tutulan arkadaşı anlatıyor: “Gecenin bir yarısı yan koğuşta bir hareketlenme oldu. Polisler hemen bizim nezarethanede olan bir doktor arkadaşı alıp yan koğuşa götürdüler. Az sonra doktor abi geri geldi. Elleri titriyordu. ‘Arkadaşı kaybettik’ dedi. Gökhan arkadaşımız ölmüştü. Doktor abinin söylediğine göre kafasında ve vücudunda darp ve işkence izleri vardı. ‘Muhtemelen işkenceye kalbi dayanamadı. Kalp krizinden öldü’ dedi. Gökhan öğretmen o gece ağır işkenceye maruz kalmış ve akşam saatlerinde iki polisin kollarında sürünerek nezarete getirilmişti.”

İŞKENCEDE ZAMAN AŞIMI YOK

O görüntüler sadece AKP rejiminin cinayetini değil başka bir şeyi de gösteriyor aslında; 15 Temmuz sonrasında yapılan onlarca işkence, hukuksuzluk ve zulmün kaydı tutuluyor. Kurtulamayacaklar. İşkenceciler isim isim biliniyor. Bu alanda çalışmalar yapan Human Rights Defender (İnsan Hakları Savunucuları Derneği), daha geçtiğimiz haftalarda 248 işkencenin isimleri ve yerlerinin tespit edildiğini açıklamıştı. Belki 3 ay sonra, belki 1 yada 2 yıl; AKP rejimi iktidarı kaybettiğinde işkenceye, hukuksuzluklara ve insanlık dışı muamelelere dair yüzlerce, binlerce görüntü ve belge ortalığa saçılacak. İşte o gün işkence emri veren AKP’li yöneticiler de işkenceciler de kaçacak delik arayacak ancak bulamayacak!

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin