Gazetecilik öldüyse, niye yaşar ki gazeteciler? [DR. EMİN AYDIN]

Daha önce işgal gibi dikta da yozlaştırıyormuş hükmüne varan bir yazı yazmıştım. Yozlaşma toplumun her tabakasında kendini gösteriyor. Beni ilgilendiren medyadaki yozlaşma. Doğan Medya Grubu’nun bir pazarlık sonucu ruhunu sattığı anlaşılıyor. Beni üzen kendisi de mağdur olan Sözcü’nün cemaat düşmanlığında sınır tanımaması ve memleketin birkaç bağımsız haber sitesinden biri olan T24’ün haber konusu ‘FETÖ’ olunca haberciliğini sulandırmakta bir beis görmemesi.

Ortalama Türk okurunun haberlerin sadece başlıklarını, biraz daha müdekkik okurların spot ve resim altlarını okuduğunu, çok az okurun haberin tüm metnini okuduğunu iyi bilirsiniz. Okur böyle olunca manşet atmak, habere başlık seçmek haberciliğin kalbi haline gelir. Bir taraftan okurun ilgisini çekeceksin, diğer taraftan mesleğin namusunu koruyacaksın. Şimdi ‘FETÖ’ haberleri satıyor ya! Dahası, olmayan bir örgüte vurmanın dayanılmaz rahatlığı da var. Geri dönüp vuramayacağı kesin… Vur abalıya mevsimindeyiz…

Geçen hafta Sözcü gazetesinden Kamil Elibol, “Bunu söyleyen bir hakim: Gülen bana Peygamber’e komşu olacaksın dedi” başlıklı bir habere imza attı. Aynı haberi T24 “‘FETÖ’den tutuklanan hâkim: Hocaefendi “Peygamberimize komşu olacaksın” dedi; semaya havalandım!” başlığıyla verdi. İlginç bir haber başlığı. Ama haberi okuyunca habere konu olan diyalogun söz konusu hakimin rüyasında geçtiğini anlıyorsunuz. Tabi okursanız. İşin ilginci haberde hakimin bu rüyadan sonra ne yaptığı, bu rüyanın onu herhangi bir illegal işe yönlendirip yönlendirmediği hakkında hiçbir veri yok. Hani sanırsınız Hocaefendi, dizi filimlerle, kıyafet rengi değiştirerek ve sağ kolunu hareket ettirip ettirmediğine göre mesaj vermeyi bırakmış, sözde örgütünü rüyalarda yönetiyor.

Bu haberin yeri olsa olsa Diyadin.net’in rüya tabirleri sayfasıdır. [Sorumluluk reddi: İnternette pek çok rüya tabiri sitesi var. Diyadin .net tamamen İslami ve klasik kaynaklardan aktarma yaptığı için tercih edilebilir. Sitenin cemaatimizle uzaktan yakından alakası yoktur. Nitekim pek çok rüya tabiri sitesinde ‘rüyada Fethullah Gülen Hocaefendi’yi görmek, çekilecek sıkıntılardan sonra emeline nail olmaya delalet eder’ denilirken, Diyadin .net böyle bir başlık koymamış.] Hadi diyelim magazin haberciliği yapıyorsunuz. E, o zaman bakmaz mı gazeteci daha başka kimler Hocaefendi’yi rüyasında görmüş diye. Medyadan hatırladığım kadarıyla Cübbeli Ahmet görmüştü. Hocaefendi kendisine dua ediyormuş duasında. Artık neye alametse…

Hayır, rüyada Hocaefendi’yi görmek sözde paralel yapı üyesi olmaya delilse, Cübbeli Ahmet’i nereye koyacağız. O hesapla ben de AKP’liyim efendiler. Bir gece rüyamda Erdoğan’ı görmüştüm. Ama gerisini anlatmam. Deliler delil sayar…

Temmuz sıcağında Haber 7, imzasız bir özel haberde, “Tarihe geçen skandal! Gülen’i ‘mehdi’ ilan etti” diye bağırıyordu. Hemen bütün haber siteleri alıntıladılar bu haberi. Habere göre 18. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi İlhan Karagöz, verdiği bir mahkeme kararıyla Fethullah Gülen Hocaefendi’yi mehdi ilan etmişti. Sözcü yazarı Saygı Öztürk bu haberi olduğu gibi köşesine taşımış ve sonunda müjdeli haberi vermişti: “Bu hakim görevden alındı ve tutuklandı.”

Böyle bir hakim var mı, böyle bir karar gerçekten alındı mı, sonradan Yargıtay tarafından bu karar yok hükmünde sayıldı mı, böylelikle Fethullah Gülen Hocaefendi’nin hukuki mehdiliği de kaldırılmış oldu mu olmadı mı, beni hiç ilgilendirmiyor. Beni ilgilendiren, varsa bu hakimin yerinin hapishane değil, tımarhane olduğu gerçeğinin görülmezden gelmesi.

Haber 7’nin iddiasına göre söz konusu hakim, MehdiX kitabında bahsedilen Asa-yı Musa’nın Fethullah Gülen’e verileceğini, Erdoğan’ın bütün zamanların son ve büyük deccali olduğunu, bütün Balyozcular aleyhine verdiği kararla kendisinin de Mehdi’nin sağ kolu olan (MehdiX kitabında bahsi geçen) Ceh Cah olduğunu filan yazmış mahkeme kararına. Yani bir önceki hakimin rüyada gördüğünü, bu hakim Turgay Güler’in MehdiX romanından okumuş. [Sorumluluk reddi: Turgay Güler’i tanımam. Cemaatimizle tek alakası düşmanlık alakasıdır. MehdiX’teki mehdi tanımına da Fethullah Gülen Hocaefendi’den çok Erdoğan uyuyor. Bu arada MehdiX’in kurgusundaki sismik deprem denemesi üzerine ABD’nin yıkılması ile Melih Gökçek’in FETÖ’cüler deprem yapacak iddiası arasında bir ilişki var mıdır, onu da bilemedim.] Yüzüklerin Efendisi’nden teşbih yaparak cemaat aleyhine dava açan bir hakim vardı: İsmail Uçar… Hani Erdoğan’dan devlet başkanı diye bahseden… O hakimle bu hakim bir birlerine komşu olabilirler işte. Tımarhanede tabi ki… Hapishanede değil…

Hayır, umumi bir büyülenmişlik durumu olsa, ‘Getirin bana da şu mutluluk veren delilik şarabından bir kase,’ deyip rahatlayacağım. Öyle değil. Hürriyet okur temsilcisi Faruk Bildirici geçenlerde kendi gazetesinde çıkan “Şifreli darbe planı! Temmuz: Kökleri çıkarın – Ağustos: Toprağa gömün” haberi için “Zaytung’tan gibi” yorumunu yapmıştı. Demek sadece sarhoş değiller, aynı zamanda sarhoş olduklarının da farkındalar. Bir tür zihni berrak sarhoşluk…

 

Diyeceksiniz ki kalorifer borularının binadan binaya geçmesi için yapılmış geçide tünel muamelesi yapılan bir ülkedeyiz. Senin beklediğin gazetecilik bize bir numara büyük değil mi? Haklısınız. Şu haberi görünce ben de kani oldum ki gazetecilik tümden ölmüş. Geriye bazı gazeteciler kalmış sadece: “‘1 dolar’ kimlik numarası.” Habertürk’ün bu haberini, metne imzasını koyan Müslim Sarıyar masa başında düzdüyse bir felaket; iddia ettiği gibi bazı kaynaklar bildirdiyse, daha büyük felaket. Meğerse cemaat üyelerinin evlerinde ve cüzdanlarında bulunan bir dolarlar [Sorumluluk reddi: Hiç gelmedi bana bu bir dolarlardan. Gücendim…] hem okunup üflenmiş paralarmış, hem de banknotların üzerindeki seri numarası örgüt üyelerinin kimlik numarasıymış. Bu seri nosu F ile başlıyorsa, Hocaefendi’nin iç halkasında oluyormuşsun. Acaba Hüseyin Gülerce’ye X’le başlayan bir aforoz doları gönderilmiş midir? [Tabi bu özel basılması gereken bir banknot. Zira seri nolarının başladığı 12 harf arasında X yok.] Daha önce Karar gazetesindeki bir haber bu numaraların İsviçre’deki Eurobond hesaplarının şifreleri olduğunu iddia etmişti. MHP Lideri Bahçeli ise bu seri numaralarının ByLock mesajlaşma sisteminin şifreleri olduğu kanaatindeydi.

İronikleşen üslubumu bağışlayın. Bizi bu delilikten ancak Cem Yılmaz kurtarır diyorum nicedir. Çünkü ancak gülerek bakabiliriz birbirimizin yüzüne. [Sorumluluk reddi: Bu arada Cem Yılmaz’ın da cemaatimizle uzaktan yakından alakası yoktur. Cemaat mensuplarının internet loglarında Hocaefendi’nin sohbetleriyle Cem Yılmaz gösterilerinin başabaş gittiği gerçeği – Atalay Demirci kusura bakmasın – bizim ağlamayı olduğu kadar gülmeyi de seven bir cemaat olduğumuzu ortaya koyar. Başka bir mana yüklenmesin lütfen.] Hayır, beceremiyorum da. Ahmet Turan Alkan üstadın kalemi elinde, keyfi yerinde olacaktı ki okuyacaktık… Allah tez zamanda muhibbanına kavuştursun. Çekirgeyi mahzun bırakmasın…

Neyse gazeteciliğe dönelim. Bu haberleri yapanlar hadi düşünemedi. Onları yayınlayan editörlerin de mi aklına gelmiyor, acaba bu 1 dolarlık banknotlardaki seri numaraları özgün müdür ki kimlik numarası olarak kullanılabilsin. Ben merak ettim baktım. Bir doların şifreleri [İngilizce] adlı siteye göre birebir aynı seri numarasını taşıyan 32 adet 1 dolar basılıyormuş. Seri numaralarının başındaki harfler de ABD Federal Bankası’nın 12 ayrı eyaletteki rezervlerinin simgesiymiş. F, Atlanta demek. Hocaefendi’nin yaşadığı Pennsylvania’ya en yakın rezerv Philadelphia’da ve onun da simgesi C…

Gazeteciler Cemiyeti’nin son rakamlarına göre Türkiye’de 7.000 gazeteci işsizmiş. Peki geri kalan 8.000 gazeteci işli miymiş? Her mesleğin erbabı, o meslekten daha uzun yaşar. Yaşayan gazeteciler var Türkiye’de… Ama görülen o ki gazetecilik, ya ölmüştür ya da gurbettedir…

 

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin