Gazeteci değil dolandırıcı olsalar, çoktan tahliye edilmişlerdi

YORUM | MEHMET TAHSİN

Dünkü haberlerde 29 Temmuz 2016’da tutuklanan ve yaklaşık 50 aydır cezaevinde bulunan Gazeteci Habip Güler’in mektubu vardı. Zaman Gazetesi’nin eski parlamento muhabiri Habip Güler, attığı tweet mesajları, evinde bulunan kitaplar ve Bank Asya’ya yatırdığı para yüzünden tutuklandı. İlk duruşmada mahkeme heyeti tahliye kararı verdi ama daha cezaevinden çıkamadan başlatılan sosyal medya kampanyası sonucu apar topar tekrar tutuklandı. Tahliye kararı veren mahkeme heyeti dağıtıldı. Yeni atanan hakimler tarafından yapılan yargılama sonunda terör örgütü üyeliği iddiasıyla 6 yıl 3 ay hapse mahkûm edildi.

Teknik bir detay verelim.

Terör örgütü üyeliği suçlamasıyla 6 yıl 3 ay hapis cezası alan biri 4 yıl 8 ay 10 gün hapiste geçirdikten sonra şartlı tahliyeden yararlanarak serbest kalır. Cezaların infazına ilişkin 5275 sayılı yasa, ayrıca şartlı tahliyesine 1 yıl kalan hükümlüler için denetimli serbestlikten yararlanmak suretiyle tahliye edilebileceğini belirtmiş. Yani yukarıdaki örnekten devam edersek 3 yıl 8 ay 10 gün cezaevinde kaldıktan sonra denetimli serbestlik hükümlerine göre tahliye edilmesi gerekir. Bu düzenleme terör suçları için böyle.

BU YAZIYI YOUTUBE’TA İZLEYEBİLİRSİNİZ ⤵️

Peki adi suçlarda durum nedir?

İsterseniz önce adi suçun tanımına bakalım.

Adi suç, toplumun sert bir şekilde tepki gösterdiği ve utanç duygusunun oluşmasına neden olan suçlara denir. Hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, rüşvet, irtikap, zimmet veya görevi kötüye kullanma gibi suçlar adi suç sayılır.

Şimdi buraya dikkat edin…

Temmuz 2016’da işlediği adi bir suç yüzünden 6 yıl 3 ay hapis cezası alan biri, bu cezasının yarısı olan 3 yıl 1 ay 15 günü hapiste geçirdikten sonra şartlı tahliye edilebilir. Ancak infaz yasası gereği işlenen suç adi suç kapsamında olduğunda (Kovid-19 bahanesiyle yapılan son düzenleme gereği şartla tahliye tarihine 3 yıl kalanlarda tahliye edilebileceğinden) sadece 45 gün hapiste kaldıktan sonra denetimli serbestlikten yararlanarak tahliye olur!

Bu kıyaslamadan açıkça anlaşılan o ki devletimiz adi suçlulara iltimas geçmiş.

Hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, rüşvet, irtikap, zimmet veya görevi kötüye kullanma suçunu işleyeni sadece 45 gün cezaevinde tutan yasalar, gazetecilik yapanları 45 ayda tahliye etmemekte direniyor!

Geçen hafta da Büşra Erdal’ın mektubunu konuştuk. Aynı Habip Güler gibi cezaevinde 50 ayını dolduran Büşra Erdal, denetimli serbestlikten yararlanabilmesi için gerekli sürenin dolmasına rağmen cezaevi yönetiminin “örgütten ayrıldığına dair” bir beyanı olmadığı gerekçesiyle tahliye talebini reddettiğini yazıyor. Bu yüzden uzunca bir mektup yazarak bunu avukatı aracılığıyla kamuoyuyla paylaştı ve “örgütten ayrıldım, pişmanım… beni tahliye edin!” mesajı verdi.

Gerek Habip gerekse Büşra, adli mercileri bu konuda ikna edemezlerse denetimli serbestlik hükümlerinden yararlandırılmayacaklar.

Halbuki 5275 sayılı yasada infaz süresini iyi halli geçirmiş olma şartı ile cezaevi idaresine rapor yazma yetkisi tanınmıştır. Herhangi bir disiplin cezası bulunmayanın iyi halli olmadığını ispat etmek yükü cezaevi idaresi ve infaz hakimine aittir. Burada hükümlünün aktif bir girişimine ihtiyaç yoktur. Uygulama bu yönde devam edegelmiştir.

Kaldı ki hayatından 50 ay çaldıkları bu insanlar 50 dakika bile hapiste kalmayı hak etmiyorlar. Bu nasıl bir kindir, anlamak mümkün değil. Bırakın denetimli serbestlikten yararlandırmayı, asıl niyetleri saçma sapan gerekçelerle hapse attıkları ve yüksek cezalar verdikleri on binlerce masumun şartlı tahliye haklarını da ellerinden almak! Bu niyetlerini de saklamıyorlar.

Eski Manisa Başsavcısı, şimdiki İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Savcısı Akif Celalettin Şimşek gibi hukukçu olmaktan çok tetikçiliğiyle öne çıkmış isimler son zamanlarda bunu dillendiriyor. Şimşek’in sosyal medyada meslektaşlarına uyarı mahiyetinde paylaştığı mesajlar tam bir hukuk skandalı.

“Örgüt üyeliğinden 15 Temmuz’da yargılaması tamamlanıp mahkûm olanların büyük çoğunluğunun tahliye tarihi yaklaşıyor. Ancak cezaevine geçireceği son 1 yılı, örgüt üyeliğinden pişmanlık duyduğu tespit edilirse denetimli serbestlikte geçirebileceğini dair yasal düzenleme mevcuttur. Bundan istifade etmek için cezaevi yönetimlerine pişmanlık mektupları verilmeye başlandı. Sen dört yıl hiçbir nedamet belirtisi gösterme, tahliye yaklaşınca birden aklın başına geldiğini söyleyerek yırtmaya çalış. Bu oyuna hiçbir infaz savcısı hâkimi ve cezaevi idaresi gelmemeli.”

Biliyoruz ki Savcı Şimşek gibi düşünenlerin sayısı az değil. Yargı ve HSK’ya olan ilgisi pek bir fazla olan tetikçi Cem Küçük de geçen yıl benzer şeyler yazmıştı.

“Bir uyarım da cezaevindeki FETÖ’cülerle alakalı. Ortalama bir FETÖ’cü 6-7 yıl ceza aldı. 10 yıl ve üstü alanlar da var. 15 Temmuz’a katılan askerler, bazı polis şefleri, yargı mensupları ve imamlar hariç 2022’ye kadar peyderpey içerideki FETÖ’cülerin çoğu tahliye olacak. İçeride 10 bin kişi hariç 40 bin kişi dışarı çıkacak. Bazıları kinli çıkacaktır ve intikam isteyecektir.

Devlet denilen aygıt bir tehlike vuku bulmadan onu bertaraf eden yapıdır. Vücudun bağışıklık sistemi gibidir. Bağışıklık çökerse sonradan alınan tedbirler anlamsızdır.”

Savcı Şimşek ya da Cem Küçük gibilere kalsa, uydurma gerekçelerle hapse tıkılan insanların bir daha oradan hiç çıkmamaları gerekiyor.

Bakıyorsunuz, ülkenin yetiştirdiği en kaliteli insanlar ya hapiste ya mesleğinden ihraç edilerek sivil ölüme mahkûm edilmiş ya da ülkesini terk etmek zorunda bırakılmış. Meydan -en hafif tabirle- kifayetsiz muhterislere kalmış. Daha birkaç ay önce, Kovid-19 salgını var diye yapılan infaz indirimiyle ne kadar adi suçlu varsa toplumun içine salındı. Organize suç şebekeleri ve yukarıda saydığım adi suçlular bugün iktidara ortak olmanın keyfini sürüyor.

Buna karşılık bu düzene ayak uyduramayan, muktedirin önünde diz çökmeyen kim varsa yok edilmek isteniyor. Her gün cezaevinde hayatını kaybeden masum haberleri okuyoruz.

Ne istiyorsunuz bu insanlardan?

Cezaevlerinde topluca ölmelerini mi?

Yok olmalarını mı?

Bu kadar mı insanlıktan çıktınız?

***

NOT: Yazı yayına girmeden kısa süre önce Habip Güler’in tahliye edildiği haberi geldi. Darısı diğer tutukluların başına…

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin