Futbolun problem çocukları [Haber-İnceleme: Efe Yiğit]

Fenerbahçe’nin gol umudu Emenike son haftalarda oynadığı futbolla tepki çekmeye devam ediyor. Gol yollarında başarısız kalan Emenike, isteksiz futbolu kadar oyundan çıkarıldığında gösterdiği tepkilerden dolayı hem taraftarda hem de teknik patron Dick Advocaat’ta kötü bir imaj edindi. Adocaat, son oynanan Zorya maçı sonrası, “Emenike parasını alıyor. Oynamasa da fit olmak zorunda. Bugün daha fazlasını vermeliydi” diyerek oyuncusunun perforanmasından memnun olmadığını dile getirdi.

Emenike, tartışmasız bir yetenek. Ancak profesyonel bir oyuncuya yakışmayan davranışlar sergiliyor. O, futbolun ne ilk ne de son ‘problem çocuğu’. Onun gibi çok sayıda oyuncu, kısa süreli yıldızlaşmalarına rağmen problemli kişilikleri sebebiyle büyük çöküntüler de yaşadı. İşte birkaç örnek…

Antonio Cassano: Giovanni Trapattoni’nin “İtalyan futbolunun geleceği” olarak tanımladığı Antonio Casssano’nun futbol yeteneği tartışılmazdı. Bari’de futbola başlayıp Roma’da yıldızlaşan Cassano, bir oyuncu olarak başarılarına rağmen problemli karakterini de ara ara gösteriyordu. Roma’da tahammül edilemez bir noktaya gelince soluğu Real Madrid’de aldı. Herkes, ülke değiştirmenin ona iyi geleceğini düşünüyordu. Takım arkadaşları ve hocalarıyla problemli olmayı İspanya’da da sürdürünce Serie A kulüplerinden Sampdoria’ya döndü. Eski formundan ve popülaritesinden uzak kalan Cassano, Milan, İnter ve Parma gibi kulüplerde şansını denediyse de, tutunamadı. Şimdilerde, kariyerinin sonbaharında Sampdoria formasını terletiyor.

Mido: Mısır’ın son dönemde yetiştirdiği en büyük yıldızlardan biri olan Mido, Avrupa macerasına 2000’de Belçika’nın Gent kulübüyle başladı. Daha sonra transfer olduğu Ajax’ta parlarken futbolundan çok egosu ve skandalları konuşulmaya başladı. 10 yılda 6 ülkede 11 takımda top koşturarak ‘problem çocuk’ olmaya devam etti. Arkadaşlarıyla uyumsuzluğu, tatilden geç dönmesi, saha içindeki egoist tavırları Mido’yu istenmeyen adam ilan etti. Sonunda, 2013’te henüz 30 yaşındayken jübilesini yaptı.

Paul Gascoigne:  Güçlü fiziği ve bitmek tükenmek bilmeyen enerjisiyle adından söz ettiren bir oyuncuydu. Ancak saha içinde çoğu zaman futbolcu olduğunu unutup ‘holiganvari’ davranışları ve saha dışındaki düzensiz hayatı futbolunun olgunluk döneminde onu gündem dışına itti. Aşırı alkol tüketimiyle gündeme gelen İngiliz oyuncu tıpkı Georg Best gibi adım adım tükendi ve silindi.

Nicolas Anelka: PSG’de adını duyurup Arsenal’de yıldızlaşan Anelka, Real Madrid’de tam bir ‘baş belası’ oldu. Antremanlarda lakayt davranan Anelka’ya lüks yaşamından dolayı ‘Porsche çocuk’ lakabı takıldı. 19 yıllık futbol kariyerinde 13 kulüp değiştiren Anelka, dünyanın en pahalı futbolcularından biri olmasına karşılık, kariyerinin ilk yıllarında Arsenal’de yakaladığı futbol çıtasına, kısa süre Chelsea’deki olgunluk dönemini saymazsak, hiçbir zaman ulaşamadı.

Mario Balotelli: Yeteneklerinden çok karıştığı skandallarla adını duyuran Mario Balotelli, İnter, Manchester City, Milan, Liverpool gibi futbol devlerinin formasına giymesine karşılık golleri ve futboluyla değil skandallarıyla gündemde olmayı tercih etti. Takım arkadaşları ve teknik direktörleri ile sık sık kavga eden Balotelli, sonunda büyük takımların istemediği bir oyuncu oldu. Henüz 26 yaşında olan Balotelli, İtalya Milli Takımı’nın formasını kaybettikten sonra, Fransa’da Nice takımında oynamaya başladı.

Adriano:  Brezilya 2004’te Copa America’yı kazanırken, Ronaldo, Rivaldo, Ronaldinho ve Kaka gibi yıldızların yokluğunda turvuvaya 7 gol atan Adriano damga vuruyordu. Avrupa’nın sayılı forvetlerinden biri olan Adriano’nun çöküşü 2006’da babasını kaybetmesiyle başladı. Babasının acısını unutmak için alkole sarılan Adriano, gece kulüplerinin müdavimi oldu. Top koşturduğu İnter, elinden çıkarmak için her yolu denerken, 2009’da Mourinho’nun verdiği ‘son şansı’ değerlendirmedi.

Batuhan Karadeniz: Güçlü fiziği ve gol atma isteğiyle ‘yeni Hakan Şükür’ olarak lanse edilen Batuhan Karadeniz, teknik direktörlerle bitmeyen problemleri, milli takımlardaki umursamaz tavırları, kaleciye köşe gösterip penaltı kaçırması gibi disiplinsiz davranışlarıyla kısa sürede gözden düştü. Gittiği takımlarda tutunamayan 25 yaşındaki Batuhan Karadeniz, şu an Şanlıurfaspor formasını giyiyor.

Thomas Gravesen: Everton’da oynadığı futbolla Avrupa’nın en iyi ön liberolarından biri olarak gösterilen Thomas Gravesen, saha dışı hayatındaki problemleriyle kariyerini yakanlardan oldu. Antremanlarda arkadaşlarıyla kavga eden Gravesen, skandallara karıştı. Formunun zirvesindeyken milli takımı bırakarak, ülkesinde istenmeyen adam hâline geldi. Yıldız olmak için geldiği Real Madrid’de bekleneni veremeyince, kayıplara karışıp 30’una varmadan yeşil sahalardan koptu.

Dede Anderson: Norveç’in Alesund takımında forma giyen Brezilyalı Dede Anderson, Aralık 2006’da hem Noel tatilini geçirmek hem de hasta annesiyle beraber olmak için kulübünden iki aylık izin aldı. İzin dönemi bitmesine rağmen kendisinden haber alınmayan Dede Anderson, tam 2 yıl sonra ortaya çıkarak Norveç’e döndü. Oyuncularını kilo almış şekilde karşılarında gören Alesund yetkilileri yaşadıklarını ‘kötü bir şaka’ olarak görüp, Brezilyalı futbolcuya kapıyı gösterdiler.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin