Firavun İmanı

ALPER ENDER FIRAT

“İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun da, askerleriyle birlikte zulmetmek ve saldırmak üzere, derhal onları takibe koyuldu. Nihayet boğulmak üzere iken, ‘İsrailoğulları’nın iman ettiğinden başka hiçbir ilâh olmadığına inandım. Ben de Müslümanlardanım’ dedi. Şimdi mi?! Oysa daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun. Biz de bugün bedenini, arkandan geleceklere ibret olman için, kurtaracağız. Çünkü insanlardan birçoğu âyetlerimizden gerçekten habersizdir.” (Yunus 10/90-92)

Tam kırk yıl Musa’nın (as) söylediği hakikatlere karşı kulağını tıkayan, tıkamakla kalmayıp inanlara her türlü eziyeti yapan Firavun, O’nu ve inananları yakalamak için girdiği ikiye ayrılmış Kızıldeniz’de tam suya gark olmak üzereyken iman eder, “Ben de Müslümanlardanım” der. Ama ne yazık ki o iman kabul olmaz. 

Bu söz; su kendisini boğmaya gelene kadar kararlılıkla gerçeğe gözlerini kapayan, görüp de hakkı teslim etmeyen ama işler tersine dönüp azgın suyu boğazında hissettiğinde, imana gelip doğru laflar etmeye başlayanlar için söylenir. Ancak böylesine bir iman ne yazık ki kabul edilmez!

Ahmet Davutoğlu ile yapılan röportajdan sonra Yavuz Oğhan’ın Sputnik Türkiye’de yaptığı programın kaldırılması üzerine koparılan kıyamet, Ahmet Davutoğlu’nun ve benzerlerinin basın özgürlüğü, tek adamlık üzerine yaptığı konuşmaları dinledikçe hep bu kıssa aklıma gelir. 

Haramiler 26 Ekim 2015’de Bugün Gazetesi’ni, 5 Mart 2016’da da Zaman Gazetesini yağmalarken Başbakan olan bir adam bugün konuşacak mecra bulamamaktan şikayet ediyor. KHK ile kapatılan 200’den fazla yayın organı var. Özgür Gündem gazetesiyle dayanışmak için eş genel yayın yönetmenliği yapan İhsan Çaralan, Ertuğrul Mavioğlu, Hüseyin Aykol, Fehim Işık, Celal Başlangıç, Öncü Akgül, Celalettin Can ve Faruk Eren’in de aralarında bulunduğu çok sayıda aydın ve gazeteci mahkum oldu. Yargılananların bir kısmı kamuoyu desteği ile ya da konjonktür hazretlerinin yardımıyla beraat alıyor. Erişim engeli konulan sitelere her gün yenileri ekleniyor. Ama sanki ilk defa birilerinin ifade özgürlüğü kısıtlanıyormuş gibi şikayet ediliyor.

Yıllar önce, Recep T. Erdoğan’ın ülkeyi bir Ortadoğu diktatörlüğüne doğru götürdüğünü, bütün ülkeyi kendisinin ve ailesinin malı olarak gördüğünü, hak ve adalet için çıkılan yolu kendi kişisel ikbali haline dönüştürdüğünü söylediğimizde bütün mahalle bir olup bizi linç etmişlerdi. Bütün mahalleye ilkeleri, hukuku, adaleti hatırlattığımızda elimizdeki her şeyi yağmalayıp Recep T. Erdoğan’a teslim etmişlerdi. Bu gidiş yanlış diyenlerin hakkından gelip elde avuçta ne varsa hepsini tek adamlık rejiminin kurulmasına harcayanlar bugün sağda solda mırın kırın ediyor. 

Olabilir. İnsan geçmişte yanılabilir, gerçeği ayan beyan gördükten sonra sizin dediğinize gelebilirler ancak maalesef bunların itiraz etmeye başlamalarındaki saik hak, hukuk adalet arayışı değil. Bunları harekete geçiren şey birlikte oluşturdukları bu canavarın artık kendilerine dönmüş olması. İkiye yarılan Kızıldeniz tekrar kapanıyor ve azgın sular boğazına kadar dayanmışta o yüzden hak adına konuşuyormuş gibi yapıyorlar. Medyanın tek tipleştiğinden, konuşacak yer bulamadıklarından şikayet edenler daha önce el konulmuş gazete, televizyon, radyo ve dergiler hakkında ya da hapse atılmış, terörist damgası vurulmuş yüzlerce gazeteciyle ilgili yine tek bir cümle kurmuyor. Diktatörlüğün amentüsüne mugayir bir şey yapmadan onu hararetle tekrarlıyorlar. Savunup söz söyledikleri şeyler genel bir adalet talebi değil, sadece ve sadece kendilerini kurtarmak için ön alma çabası.  

Zaman’a, Bugün’e el konup Samanyolu TV yaşayamaz hale getirilirken tek bir cümle itiraz etmemişler, etmedikleri gibi bazıları gizli gizli bazılar açıktan ellerini ovuşturmuşlar, o bela dönüp kendilerini bulduğunda mıy mıy mıy konuşuyorlar ama ‘mutlak ve herkes için hukuk’ talepleri yine yok.

Bu ülkede yaşayan her kesim amasız, fakatsız bir şekilde herkes için adalet ve hukuk istemedikçe bu ülkenin Recep’leri hiç bitmeyecek. Biri gidecek başka bir Recep gelip kendinden olmayan herkesle amansız bir savaşa girecek.

Hasılı; Firavun imanı kabul olmuyor bir daha hatırlatmış olayım.

1 YORUM

  1. Bu yazı bana 3 yıl önce havuz medyasında hizmet mensuplarını kast ederek yazılan “17-25 Aralık’tan sonra tevbe kapısı kapandı” vb yazıları hatırlattı. Bu kin ve intikam döngüsü hiç bitmeyecek. Evet ben de intikam almak istiyorum bu alçaklardan ama Allah güç sahibi olunca zulme girmekten korusun.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin