‘Fetö borsası’nı Bilal’e anlatır gibi anlattı: Son noktada o Başsavcı çıktı

Sosyal Medya hesabı Twitter’da “Kemal Karabey” isimli kullanıcı ‘FETÖ borsası’nın ayrıntılarını tek tek anlattı. Kendi başında geçen hikayeyi özetleyen hesap, ‘hukuksuzca suçlanan’ insanları temyize çıkarmak için emniyetten, MİT’e oradan da yargıya uzanan  ‘FETÖ borsası’nın saç ayaklarını yazdı.

İşte o Tweetler;

“Kendi küçük F.TÖ borsası hikayemi anlatmak istiyorum. İhraç edildikten sonra pasaportumuza tahdit konmuştu. Tahditi kaldırtıp pasaport almanın yollarını arıyorduk. Esnaf bir arkadaş Ankara’da bir adam var, çevresi var bu işleri hallediyor dedi. Adamla görüşme ayarladı.”

“Çark şöyle işliyordu: Anayasal Düzene Karşı Suçlar bürosu savcılığına hitaben bir dilekçe yazıyorsunuz. Adam dilekçeyi savcılığa götürüyor. Onlar ilgili kurumlara bir yazı gönderiyor. Temiz yazıları toplanıyor. Bunlara binaen takipsizlik kararı veriliyordu.”

“Onbinlerce soruşturma olduğu için normal şartlar altında size+sıra gelmesi uzun zaman alacağından kaybettiginiz bir hakkı (pasaport tahdidi, devletle bir sözleşme vb) bu kararla gerekli merciden talep edebiliyordunuz. Tarife devletle is yapan bir esnaf için 250 bin liraydı.”

“Bize, alınan takipsizlik kararlarından örnekler gösterdiler. Böyle bir karara değil, geçerli resmi pasaportumuzu almaya ihtiyacımız olduğunu söyledik. “O is kolay, Pasaport şube amiri yakın arkadaşım yarın gider çözeriz” dedi adam.”

“Aramızdan bir arkadaşı seçip adamla gönderdik pasaport başına 25 bin lira istedi. Sabah arkadaşla pasaport şubede buluştular. Ihtiram ve hürmetle karşılandiklari şubede amirin emriyle yanına bir memur verilip hızlıca işlemleri tıkır tıkır yürütüldü.”

“Taa ki parmak izi vermeye gelene kadar. Orada işler karisti. Sistem uyarı verdi. MİT isminin karşısına not düşmüştü. Amir emniyetin düştüğü F.TÖ uyarısını görmezden gelebileceğini ama MİT’in uyarısına rağmen işlem yaparsa başına is açılabileceğini söyledi.”

“Paranın yarısını peşin alan adam vazgeçmek istemedi. “MİT’teki tanıdığım vasıtasıyla bu işi çözerim. Benden telefon bekleyin” deyip gitti. Arkadaş yanıma gelip olayı anlattı. Adam ararsa MİT’çi ile görüşmeye beraber gidelim dedi. Olur dedim. Adam arayıp bir adres gönderdi.”

“Yenimahallede MİT’in duvarlarini gören bir ara sokaktaki kebapçıda buluştuk. Burada konuşmayalım dedi MİT’çi. Kalkıp onların arabasına giderken telefonlarımızı kendi arabamiza bırakmamızı istedi.”

“İşten atıldığınız için hakkınızda açılmış bir dosya var MİT’te dedi adam. “Binlerce dosya var sizinki gibi size soruşturma sırası gelene kadar bekleyecek normalde. Savcıdan bir yazı gelirse biz dosyayı çıkartıp temiz kağıdı göndereceğiz” dedi.”

“Bunun için ayrıca 50 bin TL istedi. Sonra da ekledi tabi biz dosyayı açarız içinden Bylock kaydı çıkar o zaman bu rakam komik bir rakam olarak kalır. Ama onun da çaresi var. Tarife 250 binden başlıyor dedi. Biz düşünmek için zaman istedik. Ayrıldık.”

“Yazılmış temiz yazılarının orijinalini gördüğümüz için şüphemiz yoktu ama doğacak komplikasyonlardan emin olamadik. Şimdi diyeceksiniz ki. Biz bu hikayenin gerçek olduğunu nereden bilelim.”

“Birlikte is yaptıkları ve bize gösterdikleri temiz kağıtlarının hepsinin altında aynı Savcının adı vardı: Necip Cem İşçimen. Darbe olalı henüz birkaç ay olmuşken Generalleri yargılayan bu adamın alakasızca işadamlarına yazdığı temiz kağıtları sorgulanirsa hikaye teyid edilebilir.”

Başsavcı Necip Cem İşçimen

“Sonra olanlar da mevzunun teyidi aslında. Başsavcı Necip Cem İşçimen’in de içinde olduğu bu düzenin kokusu çıkmış olacak ki birkaç hafta sonra görevden alındı. Görevden alınmasına en çok kimler bozuldu dersiniz, Aydınlık, OdaTv, ve Sözcü tabii ki.

Türkiye'de bu haberi engelsiz paylaşmak için aşağıdaki linki kopyalayınız👇

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin