Fenerbahçe’de sendromlar bitmez!

HABER-YORUM | HASAN CÜCÜK

Dünyanın bir numaralı kulüp turnuvası olan Şampiyonlar Ligi’ne katılma mücadelesi veren Fenerbahçe, Portekiz’in Benfica kulübünün engeline takıldı. 3. ön elemede ilk maçı deplasmanda 1-0 kaybeden sarı-lacivertli ekip rövanşta bu kez sahadan 1-1 berabere ayrılıp Devler Ligi defterini bu sezonda erken kapattı. Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi hasreti böylece 10 yıla çıkarmış oldu. Artık Fenerbahçe’nin bir Şampiyonlar Ligi sendromu var.

Fenerbahçe ve sendrom denince akla ilk Türkiye Kupası gelirdi. 1962-63 sezonunda start alan Türkiye Kupası’nı, Fenerbahçe ilk kez 1968’de kazandı. 1983’te Mersin İdman Yurdu’nu yenip kupayı müzesine götüren Fenerbahçe’nin kupa hasretide başlamış oluyordu. Finale kadar geliyordu ama bir türlü kupayı kazanamıyordu. Bu süreçte tam 7 kez adını finali yazdırıyordu. Türkiye Kupası, Fenerbahçe için artık ulaşılmaz bir hedef haline geliyordu.

Yılların hasretini bitiren isim; Aykut Kocaman

2011-12 sezonunda Fenerbahçe, yine Türkiye Kupası’nda finale kalıyordu. Rakibin adı Bursaspor’du. 4-0 gibi açık bir farkla rakibini yenen Fenerbahçe hem yılların hasretine hem de kupayı kazanamama sendromuna son veriyordu. Ertesi sezon yine finale kalan Fenerbahçe, bu kez Trabzonspor’u 1-0 yenip üst üste ikinci yıl Türkiye Kupası’nı müzesine götürüyordu. Son 5 yılda Fenerbahçe, Türkiye kupası’nda 2 kez finale kalmasına rağmen, kupayı kazanamadı. 2016’da Galatasaray’a, bu yıl da Akhisaspor’a kaybetti. Henüz son kupayı kazanmasının üzerinden yıllar geçmediği için şimdilik bir sendromdan söz etmek için erken.

1992-93 sezonunda Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası yerine start alan Şampiyonlar Ligi’ne Fenerbahçe ilk kez 1996-97 sezonunda katıldı. Hani şu meşhur Manchesyer United galibiyetinin geldiği yıl. Daha sonra sırasıyla 2001-2002, 2004-2005, 2005-2006, 2007-2008 ve 2008-2009 sezonlarında devler arenasında yer aldı. Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi’nde en büyük başarısını teknik patron Zico’nun öncülüğünde 2007-08 sezonunda elde etti. Şampiyonlar Ligi’nde 1. turda yer aldığı G Grubu’nu 3 galibiyet, 2 beraberlik ve 1 yenilgiyle 11 puanla 2. sırada tamamlayarak 2. tura yükseldi. İkinci turda İspanya’nın Sevilla takımını geçen sarı-lacivertliler, çeyrek finale yükseldiği Chelsea’ye elendi. Fenerbahçe, elde ettiği bu başarıyla kendi tarihinde bir ilke imza atmıştı.

Fenerbahçe, 1995-96 yılında Maccabi Tel-Aviv, 2000-01 yılında Glasgow Rangers, 2007-08 yılında Anderlecht, 2008-09 yılında da Partizan’ı eleyip adını gruplara yazdırmıştı. Son 20 yılda ise Feyenoord, Spartak Moskova, Young Boys, Arsenal, Dinamo Kiev, Shakhtar Donetsk ve Monaco, Fenerbahçe’nin geçemediği rakipler olmuştu. Bu yıl bu rakiplere Benfica eklendi. Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi’nde ön eleme turlarını en fazla geçemeyen Türk takımı olma özelliğini elinde bulunduruyor. Ön eleme turlarında 8 kez başarısız olan Fenerbahçe’yi, Beşiktaş 3, Trabzonspor 2, Galatasaray, Sivasspor ve Başakşehir ise birer kez elenerek takip etti. Şampiyonlar Ligi hasretini 10 sezona çıkaran Fenerbahçe, 2 defa da UEFA’dan aldığı ceza nedeniyle organizasyonun dışında kaldı. Sarı-lacivertliler,  2011-2012 ve 2014-2015 sezonlarında gruplara doğrudan katılmaya hak kazansa da 3 Temmuz 2011’deki şike iddialarına yönelik soruşturma kapsamında UEFA’dan aldığı cezalar nedeniyle Şampiyonlar Ligi’nin dışında bırakıldı.

Fenerbahçe’nin ön elemeyi geçip adını Şampiyonlar Ligi gruplarına yazdıramaması, Devler Ligi’ne direk katılan Türk takımına büyük katkı anlamına geliyor. Fenerbahçe’nin elenmesiyle bu sezon Galatasaray’ın kasasına ekstradan 9 milyon Euro girecek. Sarı-kırmızılı takım, ön eleme turunu geçemeyen sarı-lacivertli takımın yüzde 45 (9 milyon Euro) olan yayın payını da kasasına koyacak.

Şampiyonlar Ligi sadece prestij değil aynı zamanda kulüpler içinde önemli bir gelir kaynağı konumunda bulunuyor. Gruplara adını yazdıran takımlara UEFA katılım payı olarak 15 milyon 250 bin Euro ödeme yapıyor. Yayın geliri ve alınan puanlar için yapılan ödemeleride eklediğimizde katılımcı kulübün kasasına hatırı sayılır bir rakam giriyor. Örneğin Beşiktaş, UEFA Şampiyonlar Ligi’nde geçen sezon yaklaşık 44 milyon Euro  gelir elde etti. Şampiyonlar Ligi’nde gruplarda mücadele ettiği için 12 milyon 700 bin Euro alan Beşiktaş, 13 milyon Euro da performans primi kazandı. Siyah-beyazlı takım, yayın gelirlerinden de yaklaşık 18 milyon Euro’yu kasasına koydu. Fenerbahçe tam 10 yıldır bu gelirlerden mahrum. Kulübün içine düştüğü borç batağının bir nedeni de Şampiyonlar Ligi sendromudur.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin