Erdoğan’ın tezini ispat etmek için yarışıyorlar

YORUM | HAKAN TANER

Son 1 yıllık enflasyon Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) marifetiyle yüzde 12,37 olarak açıklandı.

Bu rakamı da ilave edip son 17 yılın TÜİK enflasyonuna baktığımızda 2003 yılından 2019 yılı aralık sonuna kadar gerçekleşen rakam yüzde 385.

Bu şu demek oluyor: 2003 yılında elinizde tuttuğunuz 100 TL’nin bugünkü satın alma değeri karşılığı 21 TL’ye indi.

Başka bir türlü ifade edersek markete gidip 2003’te 100 TL’ye aldığınız aynı ürünleri bugün almak istediğinizde cebinizden 400 tl üzerinde bir para çıkacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Faiz sebep, enflasyon netice.” sözünü finans merkezinin dibinde, Londra’da kurumsal yatırımcıların olduğu bir toplantıda dile getirdiğinde orada bulunanlar buna bir anlam verememişti.

Erdoğan o toplantıdan sonra ülkeye döndüğünde önce Merkez Bankası başkanını, sonra faiz oranlarını değiştirdi.

Güncel faiz yüzde 10,5 civarına kadar inse de enflasyon TÜİK’in bunu düşürmek için yaptığı tüm hamlelere (enflasyon sepeti içerisinde temel tüketim ürünlerinin paylarını değiştirmek vb.) rağmen durdurulamıyor.

Bu haliyle zaten sokak, pazar ve market enflasyonunu yansıtmadığını söylememize zaten gerek de yok.

BU YAZIYI YOUTUBE’TA İZLEYEBİLİRSİNİZ ⤵️

TÜRKİYE KAYBEDERKEN KİMLER KAZANIYOR?

Türkiye’nin mücadele etmek zorunda olduğu o kadar hayati konu; ekonomi, deprem, hastalıklar vb. var ki başını kaşıyacak vakti yok.

Türkiye bütün bu ve benzeri önemdeki işlerle uğraşmaktan vazgeçmiş, ya da havlu atmış gibi bütün bunları unutturacak ve toplumu bu sayede konsantre edecek bir işe yöneldi: Suriye’nin kuzeybatısında İdlib’de askeri harekât.

Bu konu Türkiye açısından daha şimdiden sonuçsuz kalmaya, bu savaşı başlatanlarca büyük kazanımlar elde etmeye namzet.

Savaş para yutan bir heyuladır. Basit bir şekilde anlatmak gerekirse lunaparklarda langırt oynarken, yenildikçe yeni kontürler alıp yeni bir hırsla yeniden maça başlamak ve her seferinde karşındaki güçlü rakibe mağlup olmak gibi bir şey.

Bu savaş işi bu kadar basit değil elbette. Fakat senden güçlü rakiplerle yapacağın mücadelenin sonu belli.

NET REZERVLERDE TEHLİKELİ SINIR

Bu arada Merkez Bankası rezervlerinin de buzulların erimesinden daha hızlı bir şekilde eridiğini ve limitlerin sınıra dayandığını bilmem söylememe gerek var mı ?

Net rezervlerin 6,5 milyar dolara dayandığı belirtiliyor ki bu noktadan sonra bu tabloyu düzeltmek için ne kadar kaynağı belirsiz para girişine ihtiyaç olacak onu da siz düşünün.

Bu safhada vakit ve kaynak kaldıysa derhal gerçek gündeme dönülmeli ve toplumun huzur barış ve refahı için gereken adımlar atılmalıdır.

Gerilim ve hakaret siyasetinin de bir sınırı ve sonu olmalı…

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin