Erdoğan’ın eli içeride rahat mı?

YORUM | TARIK TOROS 

Erdoğan rejimi, içeride değil asıl dışarıda hata yapmamaya çalışıyor.

Yoğurdu üfleyerek yemesine, tansiyonu artıran veya düşüren açıklamalarına bakın, bunu görürsünüz.

Batı bir blok değil.

Avrupa Birliği de öyle.

Bir blok olarak politika ürettiği bir ülke varsa, o da Türkiye.

BU YAZIYI YOUTUBE’TA İZLEYEBİLİRSİNİZ ⤵️

Gayrı resmi rakamlarla sayıları artık 5 milyonu geçen mülteciler — ki ağırlık Suriyeli olmak üzere, Afgan, İran, Irak, Afrika göçmenleri de var — rejimin can simidi.

Geçen yıl salgından önce…

“Kapıları açıyorum ha” deyip yüzbinlerce göçmeni sınıra yığan Erdoğan’dı…

Sonrasında, “geçmesinler” diye sınır güvenliği uygulayan da aynı Erdoğan’dı.

Batı, bir blok olarak resti gördü ve yelkenleri indirdi.

***

Hem Avrupa, hem ABD…

Gerek politikacıları, medyası…

Gerekse yöneticileri itibariyle, Erdoğan Türkiye’sinin “biat etmeyenler” için cehennem olduğunu çok iyi biliyor.

Ülkenin gittikçe fakirleştiğini, borçlarını çeviremez hale düştüğünü de görüyor.

Diğer yönden, her konuyu Erdoğan’la anlaşarak çözme lüksünü terk etmek de istemiyorlar.

Kim ister, partilerle, parlamentoyla, sivil toplum örgütleri ve medya ile yaka paça olmayı, onlarla pazarlık yapmayı.

***

Bakın, şu salgında aşı meselesinde dahi anlaşamadılar.

İngiltere, nüfusunun yarısını aşıladı, son haftalarda rahat nefes aldı.

Pfizer&BioNTech’in memleketi Almanya, 10 milyon aşılamayı bulamadı.

Fransa geçen hafta tekrar kapandı, rakamlar vahim.

1 seneyi geçti, aşıyı bile doğru dürüst üretip paylaşamayan, toplumlarını evlerinde tutmaya çabalayan, esnafını sübvanse ederek kepenk açtırmayan Avrupa…

Üçüncü dünya ülkelerindeki aşılamaya mı bakacak?

130’un üzerinde ülkeye aşı uğramamış, 2021’i kaybettik, 2022 soru işareti.

***

Dönelim:

Hal böyleyken, Erdoğan’ın eli dışarıda rahat.

Böyle giderse borçlarını da erteletir.

***

Peki Erdoğan’ın eli içeride rahat mı?

Nasıl olmasın ki.

Bırakın ötekini berikini, şu son 104 amiral imzalı bildiri bile içerinin halini anlatmaya yeter, artar.

Hadisenin önüne arkasına bakan, çıkan her şeyi taramış biri olarak diyeceğim şu:

Mahalle fena halde karışık ve öfkeli.

Daha avukatları, gözaltındaki amirallerin ne ifade verdiği konusunda anlaşabilmiş değil.

İçlerinde, Atilla Kıyat gibi zaman zaman Twitter’da mantıklı laflar eden isimler olması da bir tuhaf yani.

***

Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun kameralar önünde tokatlanıp yaka paça içeri tıkıldığı günün gecesinde 104 amiral rejime muazzam bir “hayat öpücüğü” verdi.

Bu amirallerin eş, kardeş ve çocuklarının siyasi parti üyelikleri (ve açıklanmayan başka neleri) fişlenmiş, boy boy yayımlandı.

Mahalle çok karışık.

Mahalle öfkeli.

Kimi mahalle sakinleri, 8 sene sonra “ama cemaat” bıdırdanmasına yanaşır gibi oluyor ama, nafile.

***

Yazıyı bitirirken, Türkiye 50 bin koronavirüs vak’asıyla dünyanın zirvesine yerleşmişti, konuşulmuyor.

Başlığı, “Erdoğan’ın eli içeride rahat mı” diye atmıştık.

Şöyle bitirelim: Çok şey, bir fiskesine bakıyor.

Esasen, kendi iktidarının da bir fiskelik ömrü var.

Sadece, insanlar bunu birbirine harcamakla meşgul.

1 YORUM

  1. Yer ABD, Indiana, Indiana Üniversitesi’nin ana kampüsünün bulunduğu Bloomington’da bir salon. Darbe tiyatrosundan birkaç yıl önce. Doğu beyin eşi Şule Perinçek’in etrafında kalan birkaç Türkiyeli soruyorlar: “Erdoğan’ı neden engellemiyorsunuz?” diye. Önce elinin işaret parmağını başparmağına, parmağındaki bir böceği itermişcesine sürerek cevap veriyor: “bir fiskelik işi var.”
    Yazınızın sonundaki “esasen, kendi iktidarının da bir fiskelik ömrü var” cümlesini okuyunca bunu anımsadım.
    Inşallah milletin üzerine yıkılmaz…

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin