Erdoğan, kaset şüphelisi müdürlerle görüşüyormuş

Emniyet KOM Daire Başkanlığı’nın, eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ve MHP’li eski vekillerinin kaset olayına ilişkin hazırladığı fezlekede şüpheli olan eski İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdürü Lokman Kırcılı’nın adının AKP cephesine “tanıdık” olduğu iddia edildi.

Ağustos 2016’da tutuklanan 38 isim arasında yer alan eski İstihbarat Daire Başkanı Ömer Altıparmak, dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan ile görüşmek için Lokman Kırcılı ile birlikte AKP Genel Merkezi’ne gittiklerini anlatırken, Kırcılı-Erdoğan ilişkisi konusunda dikkat çeken ifadeler verdi.

Cumhuriyet’te yer alan habere göre. 2011 yılı Mart ayı başlarında dönemin Başbakanı Erdoğan’ın 2 şube müdürü ile görüşmek için kendisini emrettiğinin tarafına bildirildiğini belirten Altıparmak, şunları anlattı: “Bu görüşmeye Başbakan’ın Başdanışmanı Yalçın Akdoğan’ın da görüştüğü şube müdürleri ile beraber gitmem söylendi. Daha sonra Akdoğan’ın dairede görevli müdürlerden 5 kişi ile yoğun temasını ve ilişkisini gözlemledim. İki şube müdürümü de yanıma alarak, Söğütözü AKP Genel Merkezi’nde Erdoğan’ın makamında akşam saatlerinde görüştük. Bu görüşmeye katılan şube müdürleri M.C. ve Lokman Kırcılı’dır. Bu görüşme benim meslek hayatımda iz bırakan çok ilginç bir görüşmedir. Sayın Başbakan, benim şube müdürlerimle diyaloglarında çok samimi bir üslup kullanıyordu. Anladım ki benim şube müdürlerimle birebir sayın başbakan görüşüyormuş.”

Ülkücü oyları istedi

Bu görüşmede Başbakan’ın 12 Eylül referandumundan çok iyi bir oy aldıklarını, 2011 seçimlerinde aynı oy oranını yakalamaları halinde anayasayı tek başına değiştirecek milletvekili sayısına ulaşabileceklerini ifade ettiğini belirten Altıparmak, Erdoğan’ın referandumda yine ülkücü oyların kendilerine gelmesi halinde bunun gerçekleşebileceğini söyletiğini aktardı. Altıparmak, Kırcılı’nın siyasetçilerle samiyetine ilişkin şu iddialarda bulundu:

“Bunun için de belki Ramiz Ongun gibi ülkücü camiada karşılığı olan isimlerin transferinin oy oranını yakalamada faydalı olabileceği yönünde değerlendirmeler yapıldı. Ben yıllarca devlete bürokratlık yapmış bir emniyet müdürü olarak niçin bu görüşmeye parti binasına davet edildiğimi, iki personelimle siyasi görüşmeler konuşulduğunu gördüm ve buna çok şaşırdım. Bunun akabinde her iki şube müdürümün bu tür diyaloglara girmelerinin kendileri açısından iyi olmayacağını ve benim haberim olmadan üst makamlarla görüşme yapmamalarının gerektiğini söyledim. Daha sonra bu iki şube müdürünün Yalçın Akdoğan ile bu ilişkileri kesmemeleri üzerine, daireden tayinlerini çıkarttım.”

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin