En kritik hafta

HABER-ANALİZ | SEMİH ARDIÇ

4 Haziran Pazartesi günü öğleden evvel enflasyon rakamları açıklanacak. Türk Lirası mayıs ayında dolara mukabil yüzde 11 erimişti. Kurdaki bu kadar sert yükseliş enflasyonu muhakkak yukarı çıkaracaktır.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) ‘formül değişikliği’ dediği masa başı müdahalelerden biri olmazsa enflasyonun mayıs sonu itibarıyla yüzde 12’nin üzerine çıkması sürpriz olmaz.

BORÇ VERENLER REEL FAİZE BAKACAK

Enflasyon artışı Türkiye’ye borç veren bankalar için reel faiz marjının daralması manasına geliyor ki böyle bir temayül kurun yeniden 4,70 TL’yi geçmesine sebebiyet verebilir.

1 Haziran Cuma Türkiye’de piyasalar kapandığında iki vahim hâdise yaşandı.

Fitch, 25 Türk bankasını müşahede odasına aldığını ve kredi tahsilat riskinin arttığını kaydetti. Uykuları kaçıracak kadar vahim gelişmelerin habercisi bu karar.

Borç krizinin bankaların kapısına dayandığı yatırımcıların kulak kesildiği merkezlerden biri tarafından resmen ilan edilmiş oldu. Bankaların notu en az bir basamak inecek. Tablo daha da bozulursa not indirimi birkaç basamak bile olabilir.

Demek ki artık bankalar için de kredi kaynakları kuruyor.  Krediyi daha ağır şartlarda temin edebilecekler.

BORCU BORÇLA ÇEVİREMİYORUZ

Bankaların toplam 180 milyar dolar borcunun 120 milyar dolarının son 12 ayda biriktiği belirtiliyor ki bu tablo bankaların borcu borçla çeviremediğini gözler önüne seriyor.

Ülker, Doğuş, Gama ve ICTAŞ gibi büyük holdinglerin 20 milyar dolar krediyi tehir ettirmesi ya da bunun için müzakere masasına oturması hayra alamet değildi.

Çığ gibi büyüyor döviz borçları. Eninde sonunda bankaların bilançolarını vuracak bu kadar yüksek döviz borcu.

Reel sektörün 230 milyar dolar açığı var. Türkiye yeni not artışına hava ve su kadar muhtaç iken not indirimi için peş peşe mesaj verilmesi olabilecek en vahim gelişmedir.

MOODY’S TÜRKİYE’NİN NOTUNU YİNE İNDİRECEK

Fitch’in hemen akabinde Moody’s Türkiye’nin kredi notunu negatif izlemeye aldığını açıkladı.

8 Mart’ta Türkiye’nin notunu Bangladeş, Vietnam ve Arnavutluk ile aynı seviyeye indiren Moody’s’in beyanatı gösteriyor ki üç ayda göstergeler daha da bozuldu.

Türkiye ekonomisi toparlanmak bir tarafa hızla duvara doğru ilerliyor.

Başbakan ve bakanların Fitch ve Moody’s’i tahkir etmesi ancak kendilerini rahatlatır. Türkiye’ye borç vermek ya da Borsa İstanbul’dan hisse seneti almak isteyen her yatırımcı evvela kredi derecelendirme kuruluşlarının raporlarına bakıyor.

‘Yatırım yapılabilir’ notunu kaybedeli çok olan Türkiye’nin bu not indirimleri yüzünden nasıl bir borç krizine girdiği ayan beyan ortada iken hâlâ akla ziyan tevillerde bulunmanın kime, ne faydası var?

ŞİMŞEK’İN VERDİĞİ SÖZ TUTULACAK MI?

Enflasyon verisinin ne olacağı ve piyasanın buna vereceği tepki bu haftanın seyrini belirleyecek.

Yatırımcılar, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in Londra’ya yaptığı özür ziyaretinde dile getirdiği ‘enflasyon artışı kadar faiz artışı olacak’ taahhütüne ne kadar riayet edileceğini de takip edecek.

Bunun için de 7 Haziran’da Merkez Bankası’ndan çıkacak karara bakacaklardır.

Türkiye’nin göstergeleri acil iniş yapmayı icap ettirecek kadar alarm verirken hamaset adı altında yalan söylemek, rakamlar iyi ise Türkçe, menfi ise İngilizce tweet atmak endişeyi artırıyor o kadar.

Genel af çıkacağına dair iddialar piyasada da konuşuluyor.

‘Ne olacak TL’nin hali’ başlıklı makalede (http://tr724.wpengine.com/ne-olacak-bu-tlnin-hali/) dikkat çekmeye çalıştığım gibi Türkiye’nin son üç-dört senenin karanlık ikliminden çıkmak için atacağı ilk adımlardan biri genel af olmalıdır.

NORMALLEŞME VE HUKUK İHTİYACI HAD SAFHADA

Piyasa bunu normalleşme yolundaki ilk adım olarak mütalaa edecektir. Hukuk ve demokrasiden uzaklaşılması en büyük darbeyi ekonomiye vurmuştu.

Hukuk devleti rotasına dönüleceğine dair atılacak ilk adım TL üzerindeki baskıyı bir nebze azaltabilir. El konulan şirketlerin esas sahiplerine iadesi de af adımı ile beraber atılmalı.

Devlet her zaviyeden darboğaza girmiştir. Siyasetçiler bu hakikati artık görmeli.

Vehimlerden ibaret beyanları hüccet gibi kabul edip insanları, grupları, camiaları yaftalamaktan vazgeçmeliler.

ALMANLARIN SEÇİM ANKETİ NE DİYOR?

Alman finans devlerinden biri her seçimden evvel Türkiye anketi yaptırır. O anketlerin isabet oranı hayli yüksektir.

Duyduğum doğru ise seçime günler kala herşey bıçak sırtında. Anketten çıkan neticeye göre 24 Haziran’da Recep Tayyip Erdoğan için de muhalefet için de kolay bir seçim olmayacak. Ekonomiden memnun olmadıklarını beyan etmiş ankete katılanlar.

Açıklanan diğer anketler de gösteriyor ki seçmen ekonomik krizin derinleşmesinden endişe ediyor. Kriz en fazla iktidara rey kaybettirir.

Hasıl-ı kelam bu hafta ve akabindeki hafta herkes için kritik.

AKTÖRLER DEĞİŞEBİLİR

Bu saatten sonra her beyanatın, her hâdisenin 24 Haziran’da bir karşılığı olacak.

Ne Türkiye erken seçim kararının alındığı 18 Nisan’daki Türkiye ne de Erdoğan o günkü Erdoğan. Şartlar çok süratli değişiyor.

Hile ve hırsızlıklara müsaade edilmeze 24 Haziran Türkiye’de siyaset vitrinin tamamen değişmesi ile neticelenebilir.

Aziz Yıldırım, Fenerbahçe’de 20 senelik tahtını Ali Koç’a ağır bir seçim mağlubiyeti ile bıraktı.  Değişim bir ihtiyaç haline gelmişse, iktisadî ve içtimaî dinamikler devreye girer…

Değişimin önüne set çektiği halde muvaffak olmuş tek bir kimse yok tarihte.

‘Olmaz’ denilenlerin bile olabileceği bir zaman dilimine girildi.

Türkiye krizleri kadar krizlerden çıkışları ile de çok konuşulan bir memlekettir.

Bunu kimse hatırdan çıkarmamalı…

Türkiye'de bu haberi engelsiz paylaşmak için aşağıdaki linki kopyalayınız👇

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin