Ekrem İmamoğlu’nu bekleyen..

YORUM | ALPER ENDER FIRAT

Başta İstanbul ve Ankara olmak üzere birçok büyük şehir belediyesini kazanan CHP’nin kent yönetimine nasıl bir açılım getireceğini herkes merak ediyor. Siyasi kazanımları bir tarafa belediyecilik adına soruyorum peki bundan sonra ne olacak? Şehri bir CHP’linin yönetmesiyle AKP’linin yönetmesi arasında ne gibi farklılıklar olacak?

Şehri CHP’linin yönetmesine o kentte kimler sevinir? Mesela; tarım arazileri imara açılmayacağını, ormanlık alanlar talan olmayacağını, ağaçlar hunharca kesilmeyeceğini düşünerek seviniyor mudur? Börtü böcek çok şükür az kalmış olsa da geri kalan yaşama alanlarımız kurtuldu diye bakıyor mudur? Deniz kıyıları, tarihi alanlar betondan kendilerini kurtardıklarını düşünüyorlar mıdır? Yani CHP belediyeciliği bunların kurtulacağını vaat ediyor mu?

İşin doğrusu bu anlamda çok bir şey bekleyemiyorum. Şöyle bir düşünüyorum CHP belediyeciliğinde neler olur diye? Belediye programlarından solcu sanatçılar daha çok nasiplenecektir bu yüzden onlar seviniyordur. Kendilerini fark etsinler diye bu sanatçıların Atatürk kalbimizdesin türü mesajlarını daha çok görürüz bu da kesin. Sosyal Medya’da birkaç sanatçının bu şekilde twitine de rastlamadım değil. Belediye programlarında iş bulacağından dolayı seviniyordu. Yeni seçilen Antalya belediye başkanı da Altın Portakal film festivali ile yoğun bir ilgi odağı oldu hemen. Şehir Tiyatrolarında Nazım Hikmet, Yaşar Kemal, Haldun Taner’in eserleri daha çok sahnelenir. Belediyelerin yaptırdığı okul, dispanser, stat gibi yerlere Atatürk ve İnönü isimleri daha çok verilir.  Yani binanın sıvasıyla ilgili bir takım çalışmalar yapılarak güzel göz boyamaları yapılır diye düşünüyorum. Türkiye sağcısı ve solcusuyla hep imajları, simgeleri, görüntüleri tartışmaya bayılıyor maalesef.

Ekrem İmamoğlu’nun başkanlığı zamanında İstanbul talan edilmekten ne kadar kurtulur? İşte o konu da bir hayli şüphelerim var. İmamoğlu iyi bir insan olabilir. Ama unutmamak gerekir ki Doğu Karadenizli ve müteahhit bir aileden geliyor. Yıllardır inşaat dünyasının içinde ve Belediye Başkanlığını yaptığı Beylikdüzü ilçesinde de her şey inşaat merkezli. Beylikdüzü demek konut yapmak, bina dikmek, yol yapmak, imar tadilatlarıyla yeni rantlar elde etmekten başka bir anlam ifade etmiyor.

İstanbul’un özüyle, ruhuyla, değeriyle, kıymetiyle, kimliğiyle sahici anlamda ne kadar ilgilenecek doğrusu bununla ilgili kaygısız olamıyorum.
Mesela AKP’nin Süleymaniye’yi AVM’ye dönüştürmesine itiraz edecek, bununla ilgili bir şeyler yapacak mı?

AKP havuzunun en önemli beslenme bölgelerinden biri haline gelen İstanbul’un kuzeye doğru genişlemesine, orman alanlarının imara açılmasına ne kadar direnecek. Daha doğrusu bu konuda AKP’den ne kadar farklı düşünceleri var bilemiyoruz. İstanbul’un hadsiz ve hesapsız büyümesinin önüne geçmek diye bir planı var mıdır?

Biliyorsunuz Türkiye’deki belediye meclislerinde bütün partilerin kolaylıkla birleştiği tek şey imar konuları ve imara açılacak bölgeler konusudur. Her parti bu konuda diğerinin sırtını kaşımaktan hiç gocunmaz. Hem Türkiye’de müteahhitizm diye bir şey vardır ve bütün müntesipleri kardeştir.

Ama yanılmayı o kadar çok istiyorum ki…

Ekrem İmamoğlu’nun kazanamayacağını AKP’ye karşı zayıf kalacağını düşünüyordum beni yanılttı. Çok kritik dönemlerde çok başarılı hamleler yaparak süreci kendi lehine çevirmeyi bildi.
Bu konu da da beni yanıltmasını ne kadar çok istiyorum bilemezsiniz.
İstanbul’un kimliği ve ruhuyla ilgilenen ve onu yamyamlara yem etmeyecek bir başkan olmasını ne çok isterim.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin