Düşmanın hayırlısı: Cerece

YORUM | M. NEDİM HAZAR

Yıl 636… Yarmuk’ta tarihin ilk Haçlı Ordusu, Müslümanlar ile karşı karşıya geldi. İslam ordusunun başında Halid Bin Velid (RA) vardı. İslamın bütün komutanları ve askerleri bu savaş için o gün oradadaydı. Buna rağmen sayıları 50 bini bulmuyordu Müslümanların. Doğu Roma Ordusu ise, kilise vasıtasıyla büyük bir çağrı yapmış ve dünyanın dört yanından orduları çağırmıştı Şam yakınlarına. Ağustos ayının tam ortasında Bizans ordularının sayısı 250 bine yaklaşmıştı…

Heraklius’un koordine ettiği Haçlı askeri gücünün başındaki General Thedorus ve diğer komutanları yenilgiyi asla düşünmüyorlardı. Hem sayıca üstün, hem İslam ordusundan daha dinlenmiş, hem de silah açısından çok üstünlerdi. Üstelik aralarından Valentinus ve Georgeus gibi yıllardır Sasanilerle savaşmış deneyimli komutanları vardı.

Hz. Halid de oraya epey savaş deneyimi yaşayarak gelmişti. 629 Mayıs’ında Müslüman olduktan sonra bir süre Hz. Peygamber’in yakınında kalmış, ruhunu eğitmiş ve bambaşka bir komutana dönüşmüştü. Mute zaferiyle geçtiği ordunun başında neredeyse hiç durmadı. Her zaferi bir çocuk heyecanı ile Nebiler Nebisi’ne (SAV) yetiştiriyor ve onu mutlu ediyordu. Hz. Peygamber’in (ASM) vefatı ile büyük sarsıntı yaşayan Hz. Halid (RA) için artık tek hedef vardı, bu ayrılığı bitirip, sevgilisi, peygamberi ile buluşmak; yani şehadet! Onlarca savaşa girdi Halid B. Velid. Dönemin iki süper gücünden biri olan Sasani Devleti’ni yerle bir etti. Hureybe, Hürmüzcerd, Zendevard, Uleysi, Hire, Barusma, nihayet Şam ve Humus… Hepsi Hz. Halid ve askerlerinin kılıç sesleri altında zaptedilmişti. Hz. Halid için pek çok efsane dolaşıyordu ve Bizans komutanı Georgeus da bunları duymuştu. Yarmuk savaşının tam ortasında enteresan bir olay yaşandı. Halid B. Velid, savaşın tam ortasında miğferini düşürünce kılıcını bırakıp miğferin peşine yere atladı ve toz toprak içinde onu arayıp buldu. Bu esnada pek çok ok ve kılıç bedenini sıyırıp geçiyordu. Bu tabloyu uzaktan izleyen General Georgeus etkilendi ve gece gizlice Hz. Halid ile buluştu. Miğferi uğruna canını riske atmasının önemli bir nedeni vardı, zira miğferin içinde Hz. Peygamber’in saçından hatıra bir tel vardı. Ki komutan savaşın tam ortasında gece yarısı sohbeti derinleştirdiler ve neticede Georgeus orada Müslüman oldu. Sabah namazını Halid B. Velid’e bakarak eda etti ve tüm karşı ısrarlara rağmen, sabah İslam saflarında savaşa katıldı.

Müslüman olurken Cerece adını alan bu yiğit komutan, gün doğumundan iki saat sonra da şehit oldu… Ömrü boyunca Doğu Roma Ordusuna hizmet veren ve samimi bir Hıristiyan olan General Georgeus’un Müslümanlık hayatı 6 saat bile sürmemiş, şehadet şerbetini içmişti.

6 yıldan beri girdiği her savaşta şehid olma aşkıyla yanıp tutuşan Halid Bin Velid (RA), tecrübeli komutan, taze Müslüman ve şehid Cerece’nin (RA) cansız bedenini kucakladığında gözyaşlarına boğulmuş ve şehadetin liyakat değil nasip meselesi olduğunu artık idrak etmişti.

Yarmuk, tarihin en kanlı savaşlarından biriydi. Haçlı tarihçileri bu savaşı ‘Gözleri kaybettiren savaş’ olarak nitelediler. 30 binden fazla asker oklarla kör olmuştu zira. Savaş Müslümanların mutlak zaferiyle bittiğinde yaklaşık 120 bin Bizans askeri Vakusa vadisinde cansız yatıyordu.

Hz. Halid’in komutan olarak son savaşıydı Yarmuk. Bir süre sıradan nefer olarak savaştı kafirlere karşı. 6 yıl sonra bir yatakta son nefesini verirken, savaş meydanında şehit olamamanın ıstırabını yaşıyor ve Cerece’yi hatırlayıp hem mesut olup, hem hüzünleniyordu.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin