DEVA Partisi: Kayyım atamaları demokrasiye darbedir

Kars Belediyesi Eş Başkanı Ayhan Bilgen’in tutuklanmasının ardından belediyeye kayyım atanmasına Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi’nden tepki geldi. DEVA Partisi, bir zamanlar valilerin seçimle gelmesini savunan AKP iktidarının, seçmen iradesini yok saydığı bir noktaya gelmesinin son derece hazin bir durum olduğuna dikkat çekti.

Tutuklandıktan sonra görevden uzaklaştırılan Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen hakkında daha önce Anayasa Mahkemesi tarafından verilen “hak ihlali” kararı hatırlatıldığı açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

‘‘Ülkemizin uzunca bir süredir içinde olduğu demokrasi darboğazının yeni mağduru, Kars’ın seçimle iş başına gelmiş yöneticileri ve Kars halkının iradesi olmuştur. Kars Belediyesi’ne kayyum atanması süreci, Belediye Başkanı Ayhan Bilgen’in daha önce Anayasa Mahkemesi’nin tutukluluk için “hak ihlali” kararı verdiği soruşturmayla aynı sebeple tekrar gözaltına alınmasıyla başlamıştır. Ardından Kars Belediye Meclisi’nin bazı üyelerinin partilere göre üye dağılımını etkileyecek şekilde açığa alınmalarıyla devam etmiş ve nihayetinde hukukun temel ilkelerinin hiçe sayıldığı bir tabloyu ortaya çıkarmıştır. Hukuka uygunluğu tartışmalı veya hukuka aykırılığı açık soruşturmalar yoluyla belediye başkanlarının görevden alınarak yerlerine kayyum atanması bir iktidar rutinine dönüşmüştür.’’

‘‘KAYYIM POLİTİKASINI REDDEDİYORUZ’’

Belediye Kanunu’nun 45. maddesine KHK ile eklenen bir fıkraya dayandırılan tüm kayyım atamalarının Anayasa’ya ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğuna dikkat çeken DEVA Partisi’nin açıklamasında satırbaşları şöyle:

‘‘İstisnai bir şekilde, zorunlu ve hukuka uygun sebeplerle belediye başkanlarının işten el çektirilmesi halinde ise, belediye meclisinin kendi içinden seçim yaparak yeni başkanını belirlemesine imkân sağlanmalıdır. Fakat bu hakkın bazı belediye meclislerine tanınıp, bazılarına tanınmaması bir başka çelişkidir.

Atanan birçok kayyumun görev süresi boyunca belediye meclislerini toplantıya dahi çağırmaması, bürokratik görevlendirmeleri il dışından sağlaması, ihalelerde bile il dışı firmalarından hizmet almayı tercih etmesi hizmetlerde yerellik ve yerel katılım ilkesinin de tamamen devre dışı bırakıldığını göstermektedir.

‘‘SEÇİLMİŞLERİN GÜVENCESİ, SEÇMEN İRADESİNİN GÜVENCESİDİR’’

Çok temel bir demokrasi bilgisini hatırlatmak istiyoruz: Seçimlere ve seçim sonuçlarına saygı gösterilmesi, demokrasilerin en temel, olmazsa olmaz unsurlarındandır. Seçim hukuku; aday belirleme, kampanyalar, oy verme günü, sonuçların belirlenip kesinleşmesi gibi safhalardan geçtikten sonra seçilmişlerin seçilmiş olmaktan kaynaklanan güvencelerini de düzenler. Seçilmişlere sağlanan güvenceler, seçmen iradesinin güvence altına alınmasını hedefler.

‘‘SEÇMEN İRADESİNİ YOK SAYDIĞI BİR NOKTAYA GELMESİ İKTİDAR AÇISINDAN SON DERECE HAZİNDİR’’

Bir zamanlar valilerin seçimle gelmesi gerektiğini savunan bir siyasi anlayışın, belediye başkanlarının atamayla belirlendiği, atanmış kayyumluk makamlarının tayinle değiştirildiği ve seçmen iradesini yok saydığı bir noktaya gelmesi iktidar açısından son derece hazindir.’’

 

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin