Daha çok beklersiniz

YORUM | SEMİH ARDIÇ

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) lideri Recep Tayyip Erdoğan’ın reis-i cumhur seçildiği 2014 senesinden bu yana gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) 220 milyar dolar azaldı.

Ucube “başkanlık” sistemine geçildiği son bir senede ise Türkiye tarihin en ağır iktisadi krizine düçar oldu. Kriz yüksek borçluluk sebebiyle bankalardan reel sektöre hatta şahıslara kadar herkesi derinden sarsıyor.

BATIDAN KAYNAK GELMEYİNCE…

Yabancı sermayenin doğrudan yatırımlarının durması ile kaynak ihtiyacı had safhaya çıktı. Erdoğan’ın yönünü doğuya çevirdiği bir dönemde batıdan kaynak gelmesini beklemek hoş bir hayalden öteye geçmezdi.

Erdoğan’ın kaynak açığını kapatmak için kullandığı esrarengiz para zulaları ile 457 milyar Amerikan Dolar (2,5 trilyon TL) borcu ödemek imkânsız.

Kısa vadeli hamlelerde etkili olan kaynağı meçhul paralar Türkiye’nin içine düştüğü çukurdan çıkması için devede kulak bile değil.

KELİN İLACI OLSA…

Açığı kapatmak için Rusya, Çin, İran, Venezuela ekseninde yeni güzergâh ve metotlar geliştiriliyor. Mamafih İran ve Venezuela zaten kendi krizleri ile boğuşuyor.

Petrol zengini iki ekonomide enflasyondan işsizliğe kadar her gösterge dünyanın en yüksek rakamlarına tırmandı. Paraları pul kadar bile etmiyor.

Rusya, Erdoğan’ın verdiği tavizlere rağmen para vermekte eskisi kadar cömert değil. Rus lider Vladimir Putin, Mersin Akkuyu Nükleer Güç Santrali ile Akdeniz’e demir attı. Krizi görünce Denizbank’ı bile Birleşik Arap Emirlikleri’ne sattı.

Geriye Çin kalıyor ki Çin bu devletlerin içinde zahiren en doğru adreslerden biridir. Amerika’dan sonra dünyanın en yüksek milli gelirine sahip 2’nci ekonomisinden kaynak temin etmek kolay olmalı.

ÇİN’DEN PARA YAĞMIYOR

Gelin görün ki Çin Komünist Partisi’nin idare ettiği mülkiyetin tamamının devletin kontrolünde olduğu yarı açık bir piyasada dahili ve harici yatırımlarda nihai kararı hükûmet veriyor.

Saray’ın iddia ettiği gibi Çin’den Türkiye’ye para yağmıyor. Haziran ayında 1 milyar dolarlık fon girişi kısa vadeli vur-kaç için gelmiş bir sıcak paradır. Faizin bu kadar yüksek olduğu bir piyasadar Çinliler niye uzak dursun?

Hazine Çin piyasasından bulduğu birkaç milyar dolara tekabül eden kaynağın haricinde yine dönüp dolaşıp Batı mahreçli fonlardan borç alabiliyor.

İç borçlanmanın arkasında da batılı bankaların olduğu hakikati gözden ırak tutulmamalı. Ticaret bahsine girildiğinde bir satıp 10 ithal ediyoruz.

SADECE 250 BİN ÇİNLİ TURİST!

Turizmde “1 milyon Çinli turist” efsanesinin üzerinden 20 sene geçti. 2018’de toplam 250 bin Çinli Türkiye’yi tercih etti ki bunların yüzde 90’ını ticaret için gelip gidenler teşkil etti.

Doğrudan büyük çaplı yatırım için gelen tek Çin firması yok. Yüzlerce Çin firmasının ofisleri olsa da ekseriyeti Çin mallarını pazarlıyor.

Erdoğan’ın 29 Haziran’da Çin’de Xi Jinping’e yaptığı ziyarette aynı temenniler tekrar edildi durdu. O dönemde de ifade etmiştim. Çin tekeden süt sağacak kadar eli sıkıdır.

Yatırım için Türkiye’yi tercih etmesi verilecek tavizlerin büyüklüğüne bağlı. Ucuz ham madde, ucuz iş gücü ve vergi teşviklerine ikna edilirse gelirler.

ÇALIŞMA ŞARTLARI ÇOK AĞIR

Çin’in 2’nci ekonomi hâline gelmesini sadece kalkınmada parmakla gösterilecek bir başarı hikâyesi ile izah etmek hayli romantik bir tahlil olacaktır.

Toplama kamplarını andıran fabrikalarda aylık 150 doları bile bulmayan ücretlerle çalışan insanların sunduğu ucuzluktan bütün dünya memnun olsa da Çin’deki işçiler hiç de memnun değil.

Sosyalizm-kapitalizm ittifakında yine ezilen geniş halk kitleleri.

Sovyetler Birliği döneminden kalma Varyag’ın Ukrayna’dan Çin’e satılması ile 2000’lerin başında hızlanmaya başlayan Türkiye-Çin münasebetlerinde kaybeden taraf hep Türkiye oldu. İstanbul ve Çanakkale boğazlarından geçmesine müsaade edilen Varyag halihazırda Çin donanmasının ilk uçak gemisidir. Güya Çinliler restoran olarak kullanacaktı.

Erdoğan günü kurtarmak için Çin’den para bulmaya çalışırken orta vadede Türkiye’yi ağır bir mükellefiyet yüklüyor.

Çin’den sarımsak bile ithal eden Türkiye mevcut denklemde Erdoğan’ın tavizleri yüzünden daha fazla ithalat yapan taraf olmaya mahkûm.

Çin’den para yağacağını umanlar daha çok beklersiniz!

***

BAYRAM TEBRİĞİ: Bebeklerin ve hamile kadınların da aralarında olduğu on binlerce masum mahpusken bayram sevincini doyasıya hissetmek mümkün değil. Demokrasi ve hukukun yeniden ikame edileceği güne kadar ehl-i vicdan herkesin “şu, bu, amma velâkin” demeden mücadeleye devam etmesinden başka bir yol yok. Bilvesile Kurban Bayramınızı tebrik ederim…  

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin