‘Bu kitap Türkiye’de basılsaydı müebbetle yargılanırdık’: Asr’ı Saadet Modeli Olarak ‘Hizmet Hareketi’

İlahiyat profesörü Muhittin Akgül’ün yeni kitabı Asr’ı Saadet Modeli Olarak ‘Hizmet Hareketi’ e-book olarak yayınlandı. Kitabın takdim yazısını ise geçtiğimiz günlerde vefat eden Mehmet Ali Şengül Hoca yazdı.

Kitabı 15 Temmuz’dan önce yazdığını belirten Akgül, ”Ancak şartlar gereği basılamamıştı. Zaten basılmış olsaydı, herhalde hapishaneden tahliyemiz mümkün olmaz, şimdilerde müebbedle yargılanmış da olurduk” diyor.

Akgül kitap hakkında şunları söylüyor:

”Elinizdeki çalışma, aslında bir vefanın gereğidir. 15 Temmuz’dan yıllar önce karanlık bir takım odaklar tarafından başlatılan Hizmet Hareketi karşıtlığı ve onun ne olup-olmadığı tartışmaları, böyle bir çalışmanın zorunluluğunu gerektirdi.”

Muhittin Akgül

”Çalışma, Hizmet Hareketinin dayandığı arka planın, Kur’ân ve onun birinci temsilcisi olan Hz. Peygamber (s.a.s.) ve ashabının yaşadığı, adına da Asr-ı Saadet dediğimiz ve Müslümanlar açısından tarihin altın dilimini oluşturan bir dönemin, günümüze yansıyan yönünü temsil ettiği üzerinde durmaktadır. Konular, örnekler üzerinden değerlendirilmiş ve önce Asr-ı Saadetteki örnekler, daha sonra da Hizmet Hareketinin yaşadığı örnekler ele alınarak, mukayeseler yapılmıştır.”

Mehmet Ali Şengül Hoca’dan takdim yazısı

Mehmet Ali Şengül

Mehmet Ali Şengül, kitabın giriş yazısında, ”Devr-i Risalet’ten bugüne kadar yakıp ve yıkmaların, azgınlık ve taşkınlıkların altında ızdırapsız ve çilesiz insanları görürsünüz. Bütün bu zulüm, isnat ve iftiralara maruz kalan bu mazlumlar, mağdur insanlar, umumun huzurunu bozmama adına sabırla, kavl-i leyyinle karşılık verip katlanıyorlar.

‘Zalimin zulmü varsa mazlumun Allah’ı var. Bugün halka cevretmek kolay yarın Hakkın divanı var.’ ‘Zulm ile âbâd olanın ahiri berbat olur’ deyip, her şeyi iğneden ipliğe hesabının sorulacağı büyük mahkemenin sahibi ‘Hâkimler hâkimi Allah’a havale ediyorlar.’

Tarihte bir çektirenler, bir de çekenler vardır. Çekenler dik durup vefa ve sadakat gösterdikleri her dönem, hep kazanmışlar, çektirenler ise hep kaybetmişlerdir. Tarihte örnek alınacak o kadar çok hadise vardır ki, Âdil-i Mutlak olan Allah (c.c.), zalimde mazlumun hakkını hiçbir zaman bırakmamıştır. Kaderini davay-ı İslam’a ve insanlığa, hizmete adayan hasbi, fedakâr ve kahraman gönül erlerine yapılan, masum çocuklara ve kadınlara çektirilen bu zulüm, mutlaka bir gün karşılığını Allah’tan bulacaktır” ifadelerini kullanmıştı.

YAZININ TAMAMI ŞÖYLE

                                           TAKDİM -1-

Kalbini rızay-ı ilahiye kilitlemiş, milletine ve insanlığa hizmet verebilmek için kendini ilme adamış, aynı zamanda kalp ve kafa bütünlüğü içinde dünyayı ve ahiret hayatını dahi feda etme pahasına hizmeti imaniye ve Kur’aniye’ye hayru’l-halef nesillerin yetişmesine adamış Prof. Dr. Muhittin Akgül Hocamıza evvela teşekkür ediyor. Sıhhat, afiyet ve hayırlı uzun ömürler diliyor, insanlığın saadet-i dâreyni adına çalışmalarında başarılar diliyorum. 

Her ne kadar teklif edilen bu takdim yazısını yazmak üzere kendimi liyakatli görmesem de, bugüne kadar hayır ve hizmet adına yapılan hiçbir teklifi mecbur olmadıkça reddetmediğim için, talebeliğinden bugüne kadar tanıdığım Muhittin Hocamı da reddedemedim. 

Hizmet hayatımızın en ağır imtihanlara tabi tutulduğu, fırtınaların çok sert estiği, bilen ve bilmeyen herkesin yalan isnat ve iftiralarla hizmete ve cemaate saldırdığı, hayallerimizden bile geçmeyen terör yaftasıyla suçlandığımız günlerden geçmekteyiz. 

Memleket ve milletimize hizmet verecek, hususiyle genç nesillerimizin küfür ve dalâlet yangınından kurtulmasına, zillet ve sefâlet içinde perişaniyetini önlemeye yardımcı olacak bu eseriyle, neslimizin kafasını ilimle, kalbini iman ve ahlakla donatabilmesi adına, hayatını eğitim hizmetlerine adayan Muhittin Hocamızın, ‘ASR-I SAADET MODELİ OLARAK HİZMET HAREKETİ’ ismini taşıyan bu eserini ortaya koyması, takdire şayan bir fedakârlık ve kahramanlıktır. 

İnsanlığın İftihar Tablosu Efendimiz’in (s.a.s.) rahle-i tedrisinde yetişen, asr-ı saadet modeli bir hizmeti hazmedemeyenler, küfr-ü mutlaka hak tanıdıkları kadar, müminlere bu hakkı çok görmektedirler. Hani demokrasi vardı? Adalet ve insanlık nerede kaldı? Yapılan isnat ve iftiralarla Allah’ın insana verdiği değer unutulmakta, gerçek manada insan olma gayreti içinde bulunanlara engel olunmaya çalışılmakta ve yolda hizmet etmek isteyenlerin yolları kesilmektedir. 

İşte Muhittin Hocamızın eserinin muhtevası; gerçekleri mukayeseli bir şekilde anlatmakta, sahabe döneminde yaşanan gerçekler, aynıyla bugün de yaşanmakta olduğuna dikkat çekmekte, hizmetten gâye; tebliğ, irşat, hicret, fedakârlık, infak ve gönül kazanma, örnekleri kendinden örnek bir nesil yetiştirme adına insanlığa ve genç nesle sahip çıkmaktır. 

Aynı zamanda insanlara manevi enerji sağlayan dua, kötülüklerle mücâdele, ilim ve irfanla mücehhez bir neslin oluşması, hizmete gönül veren insanları, sû-i zanlardan koruyacak kurumsallaşmakla herkesi hizmetten haberdar etmeye, ahiret hissesine ortak yapmak için gayret etmektir. 

On beş asır sonra da olsa, ehli iman olarak muhacir-ensar olmak şerefiyle şereflenen bu gönül insanları, iftira ve zulme maruz kalsalar bile, sahabe efendilerimiz gibi dik durup geriye adım atmadan, mukabeley-i bi’l misilde bulunmadan, muhatabın seviyesine düşmeden, sabrederek davasını temsil etme gibi birbirinden güzel konuların seçilmiş olması; akla iz’âna tasdik ettirerek her seviyede insanın istifade etmesine vesile olacak şekilde konuların ele alınması, ayrı bir takdiri ve teşekkürü gerektirmektedir. 

Çile; Olgunlaşmanın ve ruhla bütünleşmenin bir neticesidir. Bundan dolayı peygamber yolunun ve aynı zamanda hakikat yolcusunun ayrılmaz bir parçasıdır. Hayat çileyle aydınlığa erer ve zirveye tırmanır. Yüksek dağların zirvelerinde de hep karlar buzlar vardır. İnsanlığın dünya ve ahiret saadeti adına dert ve sancı çeken zirve insanların da kafaları, hep karlı buzludur. O kar ve buzları eritebilmek için, her türlü çile ve ıstıraba katlanmaktadırlar. 

Devr-i Risalet’ten bugüne kadar yakıp ve yıkmaların, azgınlık ve taşkınlıkların altında ızdırapsız ve çilesiz insanları görürsünüz. Bütün bu zulüm, isnat ve iftiralara maruz kalan bu mazlumlar, mağdur insanlar, umumun huzurunu bozmama adına sabırla, kavl-i leyyinle karşılık verip katlanıyorlar. 

‘Zalimin zulmü varsa mazlumun Allah’ı var. Bugün halka cevretmek kolay yarın Hakkın divanı var.’ ‘Zulm ile âbâd olanın ahiri berbat olur’ deyip, her şeyi iğneden ipliğe hesabının sorulacağı büyük mahkemenin sahibi ‘Hâkimler hâkimi Allah’a havale ediyorlar.’ 

Tarihte bir çektirenler, bir de çekenler vardır. Çekenler dik durup vefa ve sadakat gösterdikleri her dönem, hep kazanmışlar, çektirenler ise hep kaybetmişlerdir. Tarihte örnek alınacak o kadar çok hadise vardır ki, Âdil-i Mutlak olan Allah (c.c.), zalimde mazlumun hakkını hiçbir zaman bırakmamıştır. Kaderini davay-ı İslam’a ve insanlığa, hizmete adayan hasbi, fedakâr ve kahraman gönül erlerine yapılan, masum çocuklara ve kadınlara çektirilen bu zulüm, mutlaka bir gün karşılığını Allah’tan bulacaktır. 

İnsana heyecan veren akıcı bir üslupla ifade edilen Muhittin Hocamızın bu eserini okuyacak olan kârileri; dua dilek ve temmenisiyle “ASRI SAADET MODELİ OLARAK HİZMET HAREKETİ” isimli eserle baş başa bırakıyorum. 

Mehmet Ali Şengül/21.07.2020 

KİTABA BU ADRESTEN ULAŞABİLİRSİNİZ                                 

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin