Brexit açmazı ve May’in önündeki 5 seçenek!

Yorum | Erhan Başyurt

İngiltere sancılı bir siyasi dönem yaşıyor. İki yılı aşkın süredir, referandumda çıkan Brexit (Avrupa Birliği’nden çıkış) kararının hayata geçirilmesine ilişkin tartışmalar yapılıyor. Gelinen nokta tam bir çıkmaz…

***

İngiltere Başbakanı May, uzun pazarlıklar sonucu AB Liderler Zirvesi’nde de onaylanan bir ‘çıkış anlaşması’ hazırladı.

500 sayfalık anlaşma, İngiltere’nin AB’den çıkması hususunda kapsamlı bir plan sunuyor.

Ancak ne muhalefeti ne de kendi partisindeki ‘Brexit şahinleri’ni ikna edebildi.

Pazartesi günü söz konusu plan Meclis’te oylandı ve 202’ye karşı 432 hayır oyuyla reddedildi.

May’in, anlaşmasız AB’den çekilmesinin önüne de set çekildi ve yeni bir planı Meclis’in onayına sunması da parlamentoda kararlaştırıldı.

May’in 230 oy farkla kaybettiği oylama, İngiltere tarihinde bir iktidar partisi için en büyük parlamento yenilgisi…

***

İngiltere’de AB’den çıkış tartışmalarını ve tıkanma gerekçelerini, 25 Ekim 2018 tarihli ’Brexit No-exit’ başlıklı yine Tr724’te yayınlanan yazımda ele almıştım. Bu köşenin devamlı okurlarını sıkmamak için detaylara girmeyeceğim. Arzu edenler o yazıma bakabilir…

***

Foto | AFP

May’in yeni planına karşı çıkılmasına neden olan ana unsur, ‘Backstop’ yani Kraliyet’in parçası Kuzey İrlanda ve AB’nin üyesi İrlanda Cumhuriyeti arasındaki sınıra ilişkin detaylar.

Kuzey İrlanda ile İrlanda Cumhuriyeti arasında sınırların kültürel ve ticari faaliyetlere açık olması planda yer alıyor ve ikili sınıra ilişkin nihai düzenlemenin iki taraf arasında ileride yapılacak bir düzenleme ile belirlenmesi kararlaştırılıyor.

Plan, İngiltere’nin AB kurumlarından ayrılmasını, serbest dolaşımın kalkmasını öngörüyor ama gümrük birliği ve serbest bölge uygulaması devam ediyor. Ticari anlaşmazlıklarda da şu an olduğu gibi Avrupa Adalet Divanı söz sahibi oluyor.

***

İngiltere’deki siyasi krizin ana sebebi bu maddeler. İrlanda sınırının ne zaman karara bağlanacağı belirsiz ve İngiltere artık masada olmadığı AB tarafından belirlenecek serbest ticaret anlaşmalarıyla sınırlandırılmış olacak…

Bu ‘onur kırıcı’ olarak niteleniyor ve İngiltere’nin gerçekte ‘Brexit’i gerçekleştirmemiş olacağı, serbest piyasa ve gümrük birliğinin yıllarca sürebileceğinden kaygı duyuluyor.

***

May hükümetinin önünde 5 seçenek bulunuyor.

Birincisi, AB ile yeniden masaya oturmak ve yeni B Planı’nı Parlamento’nun onayına sunmak. AB liderleri şimdilik bu teklife sıcak bakmıyor.

İkincisi, AB’den tek yanlı yani anlaşma olmadan 29 Mart’ta ayrılmak. ABD Başkanı Trump da İngiltere ile kapsamlı bir anlaşma yapabilmek için bu planı destekliyor ama Parlamento’nun bu kapıyı kapattığı düşünülüyor.

Üçüncüsü, AB ile 29 Mart’ta imzalanacak ‘Brexit Anlaşması’nın, en azından 3 ay ertelenmesi ve yeni bir çıkış planı hazırlanması… Ertelemeye AB ülkeleri de sıcak bakıyor. Zaten 29 Mart’ta anlaşma imzalanmış bile olsa, AB’den tam olarak ayrılmanın tarihi Aralık 2020… İngiltere, 2022’ye kadar AB’ye yaklaşık 40 milyar Paund da katkı yapmaya devam edecek…

Dördüncüsü, AB’den tek yanlı çıkış kararı ya da yeni planı halkın onayına sunulması ya da Brexit referandumun yeniden sandığa götürülmesi. İkinci referandum fikrine May sıcak değil ancak siyasi tıkanmanın önünü açacak tek seçenek olarak kalırsa gidilebilir. Anketler, AB’de kalalım yanlılarının öne geçtiğini ileri sürüyor.

Beşincisi, May hükümetinin istifa etmesi ve erken bir genel seçim ile tıkanmayı aşma yollarını araması… May hükümeti, Parlamento’daki tarihi yenilginin hemen ardından Çarşamba günü ‘güvenoyu’ testine de tabi tutuldu. 325 vekil, hükümetin düşmesini reddederek erken seçimin önünü kapattı…

***

Sonuçta, Brexit tartışmaları İngiltere’yi adeta kilitlemiş durumda ve belirsizlik ekonomiyi de ciddi şekilde vuruyor.

İngiltere, AB’den çıksa bile AB kanunlarının değiştirilmesi yıllar alacak.

İngiltere’nin, her ülke ile onlarca ikili ticari anlaşmayı imzalaması ve hayata geçirmesi de aynı şekilde yıllar sürecek…

Bu durum, İngiltere’nin Avrupa’nın finans merkezi olması özelliğine darbe vuruyor. Aynı şekilde, İngiltere’ye yatırım yapıp AB’ye ihracat planlayan çok uluslu şirketleri de kara kara düşündürüyor.

Ekonomisi büyük oranda ‘hizmet sektörü’ne dayalı İngiltere için krizin aşılması kısa vadede kolay görünmüyor…

***

Kısacası, ’Brexit, No-exit’ ikilemi referandum kararının üzerinden 3 yıla yakın zaman geçmiş olmasına rağmen aşılamadı aksine tam bir açmaza dönüşmüş durumda…

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin