Bildiri deyip geçmeyin…

YORUM | ALPER ENDER FIRAT

104 emekli amiralin imzaladığı ve hükümeti eleştiren bildiri, “Erdoğan-Ergenekon 15 Temmuz ittifakındaki” çatlağı açıkça ilan etmesi bakımından çok önemli. 15 Temmuz rejiminin iki kurucu ayağının kaçınılmaz kavgası, son zamanlarda sağdan soldan uç veriyordu ancak bu bildiri kavgayı ilan etti. Bu taammüden yapılmış bir taciz atışı bence.

Amerika ile Rusya-Çin arasında bir yol ayrımında olan hükümetin, ABD’yi ve NATO’yu tercih etmeme şıkkı zaten yoktu. Başka şık olmamasının birinci büyük sebebi ABD’nin, Recep T. Erdoğan’ın bütün servetini rehin tutuyor olmasıdır. İkincisi önemli neden de hükümet yönünü Batı’ya değil de Rusya-Çin’e çevirdiğinde, dünyaya kapanmış Türkiye’de, Avrasyacıların onları sağ bırakma ihtimalinin bulunmamasıdır. Batı ligi her şeye rağmen Erdoğan için bir cankurtaran vazifesi de görüyor.

BU YAZIYI YOUTUBE’TA İZLEYEBİLİRSİNİZ ⤵️

15 Temmuz’dan sonra TSK’nın genetiği değiştirilirken gık demeyip susan emekli ve muvazzaf generallerin bu dönemde hükümete ses ediyor olması da yol ayrımını işaret ediyor.

TSK’dan binlerce subay-astsubay atıldı, tayin ve terfide kuvvet komutanlıklarının inisiyatifi sıfırlandı ve yetki Milli Savunma Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü’ne devredildi. Yetmedi başına ‘Hizbullahçı’ olarak kayıt düşülen Bilal Duralı atandı ama onlar sustular.

Hükümet, GATA’ya el koydu, başörtülü bir doktora bağladı. Sarıklı, cübbeli, dört evliliğin gerekliliğini açık açık dillendiren Ali Edizer, başhekim yardımcısı olarak getirildi ama bu endişeli amiraller gık etmeden seyretti. Daha önce en küçük bir olayda hop oturup hop kalkan, laiklik elden gidiyor gerekirse silah kullanırız diyenler, Harp Akademileri, askeri liseler, astsubay hazırlama okullarının kapatılmasında da sadece seyirci oldular. Askerliğini bedelli olarak yapmış bir ismi Harp Okulu dekanlığına getirdiler, yine bu endişeli amirallerden tık gelmedi.

Bu bildiriyle, AKP yine buradan mağduriyet üretecek, ekonomi, işsizlik, geçim sıkıntısı vs. değil de artık bunlar konuşulacak türü sözler bence doğru analiz değil. Normal şartlarda bir hükümeti yüz kere sandığa gömecek her şey oldu bu ülkede; ama AKP yine de sandığa gömülmedi. Ekonomi iflas etti, dış politika bitti, devletin bütün ayarları değiştirildi, mevcut iktidar politikalarında yüzlerce kere gelgitler yaptı, söyledikleri her şeyde çark ettiler, binlerce kere siyah dediklerini beyaz, beyaz dediklerini siyah olarak değiştirdiler ama yine de seçim kaybetmediler.

Sadece kendi kliğinin siyasi partisi olmaktan asla vazgeçmeyen partiler de AKP’yi sandıkta yenecek bir siyasi açılım gösteremediler. Toplumsal muhalefet her geçen gün arttı ama muhalefet partilerinin boyu bir arpa boyu uzamadı. Yani sürekli ekonomi, geçim derdi konuşsak da bu iktidar gitmez çünkü kimse kendi mahallesi dışındakilere hayat hakkı vaat etmiyor.

Bütün bunlar olurken Türkiye otokratik rejime seçilmiş bir adam üzerinden yeterince alıştırıldı. Mevcut muhalefet partilerinin tamamından ümidini kesmiş olan toplum, bir hayli zamandır adalet mi demokrasi mi sorusunu hakkaniyet diye cevaplar durumda bulunuyor. Demokratik yöntemlerle gelmiş bir iktidarın da insanları canından bezdirebildiğini, beğenmeyince pat diye değiştiremediklerini de topluma yeterince gösterdiler. Halk adaletle yönetecek bir iktidarı demokrasiye tercih eder hale geldi. Bunları yazarken sadece bir durum tespiti yapıyor, arzularımı dillendirmiyorum.

Saray bir yol ayrımına girmek üzereyken suç ortakları el gösterdi. Bildiriyi bu açıdan önemsemek gerektiğini düşünüyorum. Zavallı AKP tabanı hala tankın egzoz borusuna fanila tıkayarak darbeyi önlediğini zannededursun.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin