Balık hafızamıza küçük bir hatırlatma

YORUM | ALPER ENDER FIRAT 

Uzun süredir Türk medyasını takip etmiyor olsam da, gazetelerin tamamının havuz medyasına dönüşmesinden dolayı eski dönem gazete yöneticilerinin çoğunun gazetelerinden ayrıldığını hatta gazeteciliği bıraktığını zannediyordum. Gazetesinden ayrıldığını zannettiklerimden biri de Sedat Ergin’di. Hürriyet’ten ayrılmış hatta gazeteciliği bırakmıştır diye düşünüyordum. Öyle ya sahibi değişince Hürriyet Gazetesi, Sabah Gazetesi ya da A Haber gibi tam bir havuz medyası haline gelmişti ya da biz öyle sanıyorduk. Böyle olunca 28 Şubat’ın ve her zamanın irticaya karşı aşırı hassas gazetecisi Sedat Ergin’in de bu durumu en azından içinden protesto etmiş olacağını ve gazeteden ayrılacağını tahmin ediyordum.

Benimkisi de saflık işte. Bu ülkede kimin eli kimin cebinde, kimler hangi maskelerle ne işler çeviriyor çoğu zaman unutuyoruz. Hulusi Akar röportajında gördüm ki zannımda yanılmışım, Sedat Ergin görevinin başında ve öyle anlaşılıyor ki Ergin’in Hürriyet’ten ayrılmayışı işsiz kalma kaygılarına dayanmıyor.

BU YAZIYI YOUTUBE’TA İZLEYEBİLİRSİNİZ ⤵️

Her ne kadar biz Hürriyet’in havuz medyası haline geldiğini zannetsek de anlaşılan Ergin yıllardır ve özellikle 28 Şubat sürecinde yaptığı gazeteciliğin aynısını yapmaya devam ediyor. Hulusi Akar ile yaptığı görüşmenin merkezinde, soruşturma geçirmiş bir general nasıl olur da görevine devam eder ve terfi alır diye sorusu var. Akar’dan durumla ilgili bir izahat ve gereğinin yapıldığına dair bir açıklama istiyor.

Bir generalin sadece istihbarat raporlarıyla soruşturma geçirmesi, geçirdiği bu soruşturmaya sanki bir mahkeme kararıymış muamelesi çekilmesi, eski Hürriyet gazeteciliğini hatırlattı bana. Herkesi bir yerlere şikayet eden, ihbar eden, hedef gösteren, gammazlayan, sigaya çeken ve her sütununda ayrı bir şişleme gizlenmiş Hürriyet Gazeteciliği aynen devam ediyor.

Bize her platformda ve sürekli olarak özeleştiri davetinde bulunanlar, Zaman Gazetesi’nin bütün yayın hayatı boyunca bilerek ya da bilmeyerek yaptığı hatanın tamamından fazla suçu bir günde işleyen Hürriyet Gazetesi’nden ısrarla ve ısrarla özeleştiri istiyorlar mı? Ve bu gazetelerin 90’lı ve 2000’li yıllardaki yalan, tezvirat, iftira, gammaz, hedef gösterme üzerine kurulu haberciliğinin hesabını soruyorlar mı? Zaman Gazetesi’nin özeleştiri vermesi gerekiyorsa Sedat Ergin ve benzerleri gibi Hürriyet Gazetesi yöneticilerinin utancından on bin sene sokağa çıkamaması gerekirdi. O dönemde yaptıklarından ve yazdıklarından dolayı en küçük bir pişmanlık belirtisi, bir nedamet görüntüsü var mı? En basitinden Hrant Dink’i biz hedef haline getirdik, Tahir Elçi’nin katledilmesine biz sebep olduk mahcubuz tavrı görüyor musunuz? Elbette hayır.

Sedat Ergin’in Hulusi Akar ile görüşmesinin yayınlandığı gün sosyal medyada CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 29 Haziran 2017 tarihli Habertürk Televizyonundaki programını bir kere daha izledim. Hani şu, devletin orduda görev yapanları tek tek, köy köy fişlemesini gururla anlattığı konuşmasını. Devlet diyerek olaya bir masumiyet kattığına bakmayın devlet içindeki bir güruhun bu ülkenin çocuklarını tek tek nasıl fişlediğini kayıtlara geçirdiği konuşma.

Kılıçdaroğlu dönemin genelkurmay başkanlığı tarafından hazırlanmış kalın bir dosyadan söz ediyor. O dosyanın içinde kim kimdir herkesin köy köy tespit edildiğini ve dönemin genelkurmay başkanı tarafından hükümete verildiğini söylüyor. O dosyanın zamanında şu anda hapishanede olanlar tarafından kapatıldığını, isterse Nagehan Alçı’nın kendisine verebileceğini dillendiriyor.

Hayatı fişlenmeyle geçmiş, kendini sosyal demokrat olarak tanımlayan ana muhalefet partisi başkanı bile bu ülke çocuklarının köy köy fişlenmesindeki garabeti anlamıyor ya da Nazi Almanya’sından kalma bir uygulamanın niye hayata geçirilmediğinin hesabını soruyor.

İki küçük hatıra bile Vietnam Sendromu gibi geçmişte hangi süreçlerden geçtiğimizi, neler yaşadığımızı hatırlatmaya yetiyor. O dönemin bütün aktörleri görev başında. Sadece önlerine Recep T. Erdoğan maskesini koydular.

2 YORUMLAR

  1. Güzel bir yazı. Elinize sağlık…
    Yazinizin sonunu “O dönemin bütün aktörleri görev başında. Sadece önlerine Recep T. Erdoğan maskesini koydular” şeklinde bağlamanız da çok önemli.
    “Bulutların dağılmaya başlaması” ile mağaranın asıl sakinlerinin kim olduğu, iyi bilinen birini içeri alma planları, içeri girmesi ve onlar gibi orangutana dönüşmesi süreci daha iyi anlaşılır olmaya başladı. İblis, iblistir; ona yardım eden insi ve cinni avaneleri de onun gibidirler; yardımcıları, sempatizanları, alkışçıları, sessiz katkı sunucuları hepsi derece derece nasiplerini alırlar.

  2. Hem yazara hem de yorumcu kardeşime sesleniyorum. Bu kafayla biryere varamazsınız. Sürekli meseleleri ergenekon derin devlet vs şeklinde Erdoğan dışında birşeylere bağlayarak yani. Akp tabanını tayyip erdoğan lehine sıkılaştırıyorsunuz. Kusura bakmayın ama bu platformda maalesef farklı isimlerle ve daha başla birçok yerde defalarca anlattım anlatmaktan dilimde tüy bitti. Herşeyin baş aktörü ve planlayıcısı tayyip erdoğandır. Sahile vuran çocuktan tutunda uludere ile pkk nın kurtuluşuna vesile olan, suriyede askerlerimizin yanmasına, ergenekon süprüntü ve kalıntılarının serbest gezen tavuklara dönüşmesine, zamanında etek giydirilmiş devletin ürettiği çakma mafya babalarının ortalıkta kol gezmesine, cezaevinde yatan bacılarıma, yurtdışıma ötelenmiş beyinlere gözü yaşlı hocaefendinin sıkıntılarına, kapanan banka, okullar, bir çoçuk kanalı yumurcak tv nin kapanmasına, gazeteler, dergiler. Alın teriyle kazanılmış sermayelere el konulmasına, Sur olayları,şehitler,hazinenin boşalması ülkenin yahudi tohumu araplara satılması halkın beyninin hamaset ve yalanlarla dolmasına, karaman gibi ilim adamlarının sefilleştirilmesine risalei nurların okunamadığı bir ülke haline dönmemize vallahi sahaba kadar kazarım da bitmez bu tahribat yıkım listesi. Bunu bu adam yaptı ergenekon değil derin devlet değil onlar zamanında bunun 100 de 1 olmamıştı yapamamışlardı. onlar şuan sadece bu adamın enstürmanı olmuş. O yüzden bırakın bu yaklaşımları. Ayrıca ben ergenekon iddianamelerini okumuş dosyaya hakim biri olarak söylüyorum bunları. İşin başı planlayıcısı tayyip erdoğandır. Ha diyebilirsinizki bu adam büyükseniyor tabanıda onu bu yüzden seviyor bizde onun kukla olduğunu dişe getirip böyle mücadele etmek istiyoruz. Hayır kardeşim bu millet merhametlidir anadolu insanına doğruyu düz bir şekilde anlatın her pisliği her zulmü Tayyip erdoğan yapıyor ergenekon chp hürriyet şu bu. Bunlar da buna kul köle olmuş oda onlara söz söyleme belirlene alanda at koşturma fırsatı veriyor kendine hizmet ettiriyor. Olan budur kardeşim. Ha bir de bu adamın sonu yaklaştı tabi bazı açılardan zayıfladı o yüzden yukarıda anlattıklarımın ayrımını yapmak zor gelebilir. Zayıflayan varlıkları önce yakınındakile yutmaya kalkar bu anlattıklarımla karıştırılmasın. Vesselam. Ayrıca yazarın yazılarını ve bu blogun hizmwtlerinden dolayı Allah razı olsun haberdar ediyor düşünce dünyamızı doğru dürüst inşa ediyorsunuz. Allah kolaylık versin. Saygılar.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin