Artık önümüzdeki patlamalara bakacağız [Barbaros J. Kartal]

İstanbul'da terör şehitleri uğurlandı - Fototğraf: AFP

Birkaç asarız keseriz mesajı, terörle mücadelede kararlığımızı kimse engelleyemez lafları, sağa sola lanet, birkaç duygusal haber, uzun cenaze görüntüleri, kahreden insan hikayeleri sonrası malum. Hiç kimse ölmemiş gibi hayata devam. Öyle 15 Temmuz şehitleri gibi adlarına sergi, bir  yere isimlerinin verilmesi, devlet yardımı bunları beklemeyin. Zaten bekleyen de yok herkes evladı hayatta olsun gerisi eksik olsun, der. Devletin zaten hiç umrunda değil, bizim için de birkaç gün sonra sabah kuşakları olur akşama Acun olur sonra haftasonu geliyor maçlar falan.

Reyting ve gündeme gelme uğruna vıcık vıcık vatan millet Sakarya’ları da unutmamak lazım. Bu böyle sürüp gider çünkü sorumluluk sahibi olup hesap vermesi gerekenler senden benden daha şikayetçi başkasını suçluyor. Hesap sorması gerekenlerin böyle bir derdi ya da alışkanlığı yok. Ülkedeki korku ikliminden buna cesaret eden de çok az. Çaresiz sosyal medyada deşarj olmaktan öteye bir şey yapamıyoruz.

Cumhurbaşkanı “Milletimizin başı sağ olsun ama şunu bilmeliler ki, bunları yanına koymayacağız. Daha ağır bedeller ödeyecekler” demiş. Nasıl ağır bedel ödeteceksin diye soran yok nasılsa…

Son 3 yılda nedense birileri Cumhurbaşkanı olup Başkan olacağım dedikten sonra ülke resmen kan gölüne döndü. Bir saniyede bu ülkede 104 genç öldü hatırlayan var mı? Ankara’da garın önünde. Gidin bakın bunların hatırasına bir tane taş var mı? Bulamazsınız. Geçen Kasım ayında duruşması vardı, CHP ve HDP’den birkaç vekil geldi. Peki, gerçek failler nerede? Katilleri Ankara’ya arabasında getiren adam “Ben kandırılmış biriyim koskoca Cumhurbaşkanı kandırıldım dedi beni niye kandırmasınlar” diye savundu kendisini.

Vezneciler de bir patlama oldu hatırlıyor musunuz? Üzerinden yıllar geçmiş gibi değil mi? Ne zaman gerçekleşti etrafıma sordum pek hatırlayan yok, bu yılın Haziran ayında oldu. Dün geceki patlamayı gerçekleştiren örgüt üstlenmişti. Yine benzer metotla. Güpegündüz aranan bir araçla kilometrelerce yol gelip polis servis aracının yanında patlatmışlardı. Bir ders alınsa idi alınırdı.

Devlet ne kendi polisinin güvenliğini sağlayabiliyor ne de vatandaşının. Güvenlikli bir sitede otursanız aynı apartmana 15 defa hırsız girse bütün konu komşu isyan eder ya yönetim gider o olmadı güvenlik kovulur. Ülkede şans eseri yaşıyoruz değişen bir şey yok.

Dün cenaze töreninde bu işin nasıl yapıldığını bilmek, istihbaratı sağlamak zorunda olan emniyet müdürü “Siz kimin itisiniz?” diye soruyor. Seviyeyi geçtim, birader onu sen söyleceksin, sormayacaksın. İçişleri Bakanı “yarından itibaren intikam alacağız, devletin kılıcı uzundur” diyor. Diriliş Ertuğrul’un senaristi sanki. Bu adamlardan çözüm bekliyoruz. Bir de cenazede konuşurken çok üzgün ve etkilenmiş gibi dura dura konuşmuyorlar mı, bunların yaptıkları figüranlığı yeminle dizidekiler yapamıyor.

Bu işin fıtratında var diyen adamlara müstahak, ama ne günah işledik ayrıca düşünmek lazım. Bir de bir şehitlik istismarı var ki aman Allahım. Yahu biraz da siz şehit olsanız ya. Kabinenin evlatları nasıl askerlik yapmış malum. Twitter’da kükreyen tosuncuklar bedelli bile değil bastırmış parayı. Halkın fakir çocukları ölsün onun üzerinden ayet okuyor slogan atıyor. Kabinenin üç cümle söyleyemeyen bakanları bile şakır şakır şehitlik ayetlerini bir çırpıda dile getiriyor. 100 kereden sonra ezberleniyor haliyle. Artık devletten “ …onları sakın ölü sanmayın diye” başlayan birini duyduğumda dinimi imanımı korumak için televizyonu kapatıyorum.

En iyisi biz önümüzdeki patlamalara bakalım ve hayatta kalabilmek için dua edelim.

BİR FOTOĞRAFIN ANLATTIKLARI

Mabeyn Köşkü'nde terör zirvesi - Fotoğraf: AFP
Mabeyn Köşkü’nde terör zirvesi – Fotoğraf: AFP

Önceki günkü patlamadan sonra İstanbul’da güvenlik toplantısı yapıldı. Herkes sürpriz toplantı diye geçti haberi oysa her patlamadan sonra artık mutat hale gelmiş bir toplantı çeşidi bu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında Mabeyn Köşkündeki toplantının fotoğrafına bakınca insan sormadan edemiyor:

1-İstanbul Valisi toplantıda hazır olduğuna göre İstanbul’daki bir terör faciası toplantısında belediye başkanı neden yok. Hani kişisel meseleler ülkenin üzerinde değildi? Kadir Topbaş’ı sevmiyorsunuz, randevu vermiyorsunuz böyle bir patlamadan sonra da yasak mı uyguluyorsunuz?

2-Madem güvenlik toplantısı bu, bundan önceki bütün güvenlik toplantılarında Genelkurmay Başkanı vardı. Cumhurbaşkanı ve Başbakan seviyesindeki bir toplantıda neden yok? Ayrıca asker tarafından birisi olmadan ülkedeki güvenlik meselesinin konuşulması garip değil mi?

3-İlgili bakanlar dışında bu toplantıya ilk kez aileden sorumlu bakan ve enerji bakanı katılmış. Hadi şehit ailelerine yapılacaklar konusunda aileden sorumlu bakan bilgi verebilir ya da yapılacakları not alabilir. Enerji bakanı ne arıyor? Eğer İstanbul’dayken o da katıldıysa bütün kabine İstanbul’da zaten. Onun ne ayrıcalığı var? Damat diye ev sahibi kontenjanından mı katılıyor?

4-Mustafa Varank gibi bir yetkili cumhurbaşkanı başdanışmanı sıfatı ile toplantı masasında ise cumhurbaşkanının güvenlik ve terörden sorumlu başdanışmanı Adnan Tanrıverdi neden toplantıda yok?

5- Hakan Fidan masada bilgi vermek mi yoksa bilgi almak için mi bulunmaktadır? Görev süresi boyunca bu kaçıncı terör hadisesidir?

‘NİCE’ KADAR DEĞER VERİN YETER

Dün Twitter’da havuz gazetelerinin terör hadisesine hiç ya da neredeyse görülmeyecek kadar küçük yer ayırdığı dolaştı. Bazı sayfaların taşra baskısı olduğunu bilip şehirde ufak da olsa yer verildiğini söylemek lazım ki hakkaniyetli davranalım. Manşet haberinin spotunda “Nuh Albayrak misafirlerle yakından ilgilendi” diye yazan gazeteciliği ve bu zekayı kendime saygının bir gereği olarak değerlendirmek istemiyorum.

Erdoğan’ın uçağında 100 ülke gördüler, cepleri para gördü ama hala şu köylülükten ve görmemişlikten kurtulamadılar. Neyse. Sadece bir örnek verip her şeyi anlatmak istiyorum. Alttaki damadın gazetesi Sabah. Nice’teki patlama sonrası ve Beşiktaş’taki patlama sonrası. Nice’teki patlama Türkiye saat ile 00:30 sularında olmuştu. Dünkü patlama ise 22:30. Hükümetin resmi gazetesinin tavrı…

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin