AKP’nin temsilcileri bu sorulara cevap veremiyor

HABER ANALİZ| İLKER DOĞAN 

AKP rejiminin cevap veremediği soruların sayısı her geçen gün daha da artıyor. Birkaç hafta öncesine kadar, Merkez Bankası’nın 128 Milyar dolarlık rezervinin nerede olduğu, aşıların neden gelmedi soruluyordu. Söz konusu sorulara yenileri eklendi. Örneğin 13 vatandaşın hayatını kaybettiği Gare operasyonunda ne olduğunu kimse bilmiyor. Skandal operasyonla ilgili haftalardır tek kelime doyurucu bir açıklama yapılmış değil.

Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal neden bir gece yarısı kararnamesiyle görevden alındı? Bu konuda da iktidar kanadı lal kesilmiş durumda. Kokain çekerken yakalanan AKP’li Kürşat Ayvatoğlu’nun inanılmaz servetinin kaynağı da merak konusu. Ancak AKP’li yetkililer bu konuda da duvar kadar sessiz.

34 milyar dolarlık deprem vergilerinin nereye harcandığı da belirsiz. Muhalefetin sorusuna, “Harcanması gereken yere harcadık.” diyerek cevap veriyor Erdoğan. Aslında cevap bile vermiyor. 15 Temmuz sonrası şehit yakınları ve gaziler için toplanan 338 milyon TL’nin de ne olduğu belli değil! 15 Temmuz ‘sözde’ darbe kalkışmasının araştırılması önergesinin AKP ve MHP’nin oylarıyla neden reddedildiği sorusunun cevabını da bilen yok!

Türkiye gündemine yetişmek mümkün değil. Daha birkaç hafta önce 13 rehinenin hayatını kaybettiği Gare operasyonunu konuşuyordu ülke. Zira bazıları 5 yıldır PKK’nın elinde rehin olan 13 vatandaşın kurtarılması için yapılan operasyon tam bir hezimetle sonuçlanmıştı.

GARE’NİN HESABINI KİM VERECEK?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘müjde’ olarak duyurduğu operasyonun sorumlusu kimdi? Aralarında asker ve polislerin de bulunduğu 13 rehine ve operasyona katılan 3 askerin hayatını kaybettiği bir harekat nasıl ‘başarılı’ olarak tanımlanıyordu? Tepkiler üzerine Erdoğan, ‘operasyonun sorumlusunun Türkiye devleti’ olduğunu söyleyecekti. Sorumluluğu almadı. Gare operasyonuyla ilgili sorular hala cevapsız; rehinelerin bulunduğu bölgenin neden ağır bombardımana tutulduğu hala açıklanmadı. 5 yıldır söz konusu vatandaşları ağzına bile almayan iktidarın neden bir anda operasyon yapma kararı aldığını da bilmiyor kamuoyu.

128 MİLYAR DOLAR NEREDE?

AKP’nin başını en çok ağrıtan sorulardan biri de MB’nin heba edilen 128 milyar doları. Rejim, Erdoğan’ın ‘faiz’ saplantısı nedeniyle dövizi baskılamak için MB’nin rezervlerini 1,5 yılda eritti. Normalde MB’nin rezerv satışının kayıtlı olması gerekiyor ancak söz konusu dolarların kime, nasıl, hangi şartlarda satıldığı sır gibi saklanıyor. Erdoğan, bir konuşmasında, söz konusu rezervlerin ‘salgınla mücadele’ kapsamında kullanıldığını söylemişti. Ancak bu doğru değil. Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı (eski bankacı) Kerim Rota’ya göre rezerv satışları 2019 mart ayında başlıyor. Yani pandemiden tam bir yıl önce. “2019 marttan 2019 aralık ayına kadar yaklaşık 30 milyar dolar zaten satılmıştı.” diyor.

Bu arada Naci Ağbal’ın görevden alınmasının altında da söz konusu paranın akıbetini araştırmasının etkili olduğu iddiası güçleniyor. Son olarak Reuters, adını açıklamadığı AKP’li kaynaklara dayandırdığı haberinde Ağbal’ın MB’nin eritilen rezervlerinin peşine düştüğü için görevden alındığını yazdı.

AĞBAL NEDEN GÖREVDEN ALINDI?

Yukarıdaki konuyla bağlantılı olarak sorulan sorulardan biri de Ağbal’ın neden görevden alındığı. Zira ekonomistlerin önemli bir kısmına göre Ağbal göreve geldiği günden itibaren doğru işler yaptı. MB’nin rezervi kalmadığı için elindeki tek silah olan faizi kullanarak iktidara reform yapması için zaman kazandırdı. 8,40’lardaki dolar son faiz artışıyla birlikte 7,20’ye kadar geriledi. Ancak Ağbal, bir gece yarısı operasyonuyla görevden alındı. Yeni gelen başkan Şahap Kavcıoğlu önceki gün yaptığı açıklamada ‘faizi’ hemen indirmeyeceklerini söyledi. Madem faiz indirilmeyecekti, Ağbal neden görevden alındı? Zira Ağbal görevden alındığı gün 7,20 olan dolar bugün 8,30 seviyelerinde. Bu görevden almayla ilgili bugüne kadar iktidar kanadından hiçbir tatmin edici açıklama gelmedi.

AYVATOĞLU’NUN SERVETİNİN KAYNAĞI NE?

Bugünlerde Türkiye’nin en önemli gündem maddelerinden biri de kokain içerken görüntülenen AKP’nin ‘alt büro elemanı’ Kürşat Ayvatoğlu’nun sahip olduğu servet! 2014-2019 yılları arasında Kastamonu Belediyesi’nde memur olan Ayvatoğlu, geçtiğimiz yıl itibariyle Genel Merkez’e alınıyor. AKP Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, söz konusu servetin son bir yılda yapıldığını düşünmediğini söylüyor. Belediye dönemine işaret ediyor. Eski Kastamonu Belediye Başkanı AKP’li Tahsin Babaş ise Ayvatoğlu’nun belediyede çalıştığı dönemde zenginleşmediğini söylüyor. Peki 28 yaşındaki Kürşat Ayvatoğlu, söz konusu serveti nerede ve nasıl yaptı? Bir alt büro elemanının bu kadar lüks bir hayat sürmesi AKP’li yöneticilerin hiç mi dikkatini çekmedi?

AŞILAR NEREDE?

Türkiye’nin en önemli sorunlarından biri de salgın. Günlük vaka sayısı 31 Mart’ta 39 bin 302 olarak açıklanan Türkiye, bu konuda Avrupa birincisi olmayı başardı. Durum tam bir felakete işaret ediyor. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın geçmiş açıklamalarına göre, Ocak ayı sonuna kadar 40 milyon doz aşının gelmiş olması gerekiyordu. Ancak geçtiğimiz haftaya kadar gelen aşı sayısı toplam 18 milyon doz. Koca, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, “Ayrıca bugün itibarıyla 10 milyon doza tekabül eden, dolumu Türkiye’de yapılacak aşı elimize ulaştı.” dedi. Yine Koca’nın açıklamasına göre mayıs ayı sonuna kadar 100 milyon doz aşı gelecek.

Ancak aile sağlığı merkezlerinde yaşananlar Koca’yı yalanlıyor. Randevusu olduğu halde aşı olmadığı gerekçesiyle insanlar geri çevriliyor. Aşı için aile sağlığı merkezlerine gidenler elleri boş dönüyor. ASM’ler aşı bekleyenlerle dolu. İddiaya göre hem aşı tedarikinde, hem de lojistik planlamada ciddi sıkıntılar var.

338 MİLYON LİRA NEDEN DAĞITILMIYOR?

15 Temmuz’da hayatını kaybeden şehitlerin aileleri ile gaziler için 338 milyon lira toplanmıştı. 2019 yılı ekim ayında bakanlık yetkilileri, vakfın faaliyete başlaması, yardımların dağıtılması için mütevelli heyetinin açıklanması gerektiğini söyledi. Mütevelli heyeti 2019 yılı sonunda açıklandı. Ancak yine hiç bir gelişme yaşanmadı. Bakanlığın açıklamasına göre 15 Temmuz gazilerinin sayısı 2 bin 703. Şehit sayısı ise 251. Söz konusu 338 milyon TL’nin ‘eşit’ olarak dağıtıldığını varsayarsak kişi başına 114 bin 421 TL para ödenmesi gerekiyor. Son olarak geçtiğimiz yıl Temmuz ayında Erdoğan, “Vakfımız aylık 1,000’er lira destek uygulaması başlatmıştır. Bu uygulamayı vakfın kaynakları elverdiği ölçüde devam ettirmeyi kararlaştırdık.” dedi. Bu açıklamaya göre söz konusu 338 milyon TL (3,5 yıllık faizi hariç) toplu halde dağıtılmayacak. 1,000’er TL olarak parça parça ödenecek! 5 yılda ödenen para ise gazi başına 3 bin TL.

34 MİLYAR DOLAR DEPREM PARASI NEREDE?

17 Ağustos 1999 depreminin ardından ‘geçici’ denilerek alınmaya başlanan ve 2002’den itibaren de kalıcı hale getirilen deprem vergilerinden bugüne kadar 34 milyar dolar toplandı. Bu paralar ile binaların güçlendirilmesi ve tüm Türkiye’de deprem güvenliğinin sağlanması gerekiyordu. Dönemin Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, TBMM’de yaptığı açıklamada deprem vergilerinin sağlık, eğitim, duble yollar için harcandığını açıklamıştı. Erdoğan, her konuda olduğu gibi bu konuda da ‘hesap’ vermeyi düşünmüyor. Muhalefetin konuya ilişkin sorusuna, “Harcanması gereken yere harcandı,” şeklinde cevap vermişti.

Türkiye'de bu haberi engelsiz paylaşmak için aşağıdaki linki kopyalayınız👇

1 YORUM

  1. Çok güzel yazmışsınız; tebrik ederim. Hissettirdikleri…

    Önce Bakan kayboldu ortadan,
    Başbakanlığı zaten yıllar önceden lağvetmiş,
    devrelerin tümünü Devlet Başkanına bağlamışlardı.
    Parlamenter sistemden Başkanlık sistemine geçerek,
    ABD ligine yükseldik sanan “yüksek olmayanlar”,
    Bakanın nerede olduğunun sorulmasına fırsat bile vermediler…

    İstifa eden ve kendisinden 24 saat haber alınamayan Bakan,
    affedildi…

    Affeden “Pederiydi” zaten,
    kamuoyu vicdanında affını soran yoktu.
    Kimbilir belki kamuoyu da vicdanını kaybetmişti.

    Oysa çalıştığı yer aile şirketi değildi ve
    “gemicikleri” yüzdürmüyordu Sayın Bakan.
    O iş diğer biraderindi…

    Ortalıkta olmasa, kimse görmese de yüzünü,
    açıktı, ekonomi gemisinin kaptanı, vazgeçmişti gemiyi yüzdürmekten.
    Belki de güvenli kıyılara yüzdürdüklerine,
    kılıf bulması için koydukları makamda,
    yürütülen miktarın çokluğu endişelendirmişti onu:
    “Oynamıyorum” dedi, mızıkçılık edip çıktı oyundan…

    Sadece Başbakanlık, Bakan değildi kamuoyu vicdanını kaybeden ülkede kaybolan.
    128 milyar dolarcık da kaybolmuştu…

    Atadıkları adam da
    adam sanıp kendini,
    ardına düşüp arayınca nerdeliğini,
    -sanki bulsa değişen bir şey olacak gibi-
    aldılar görevden.

    Şimdilerde konuşulan konu:
    “atanan adam alınmadan görevden,
    aradı mı paranın nereye gittiğini aramadı mı?”

    Kimbilir belki bir gün,
    paranın nerede olduğunu da soracak bu millet.
    Tabii kaybedilen paradan önce,
    kaybettiği vicdanını bulduktan sonra…

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin