Abidin Paşa, darbenin neresinde? [MEHMET YILDIZ]

15 Temmuz darbe girişimini üzerinden üç aydan fazla zaman geçti. O gece ne olduğuna dair o kadar çok iddia ortaya atıldı ki, her anlatılan olayı aydınlatması gerekirken daha da karmaşık ve içinden çıkılmaz hale getiriyor. Anlaşılan o ki işin aslını öğrenmemiz için daha çok beklememiz gerekecek.

Sözcü gazetesinden Saygı Öztürk’e konuşan Muharip Hava Kuvvetleri eski Komutanı Mehmet Şanver’in anlattıkları (*) kafalarda yeni soru işaretlerine yol açtı.

Şanver Paşa şunları anlatmış:

Genelkurmay Başkanımıza gelen bilgi üzerine bütün hava sahamızda uçuşların yasaklandığı, bu emrin Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler tarafından komutanı olduğum Muharip Hava Kuvvetleri hareket merkezine iletildiği belirtiliyor. Uçuş yasağı emri şahsıma Hava Kuvvetleri ve Muharip Hava Kuvveti tarafından şahsıma ulaştırılmadı.

Ziya Kadıoğlu Eskişehir’e gitmek için düğünden ayrıldıktan sonra durumu Hava Kuvvetleri Komutanımız Orgeneral Abidin Ünal’a söyledim. Komutan, ‘gerek yok. Eskişehir’e gerekiyorsa benim uçağımla gidin’ dedi. Bunun üzerine Eskişehir’e gidecek adamı geri çevirdik.

Darbe girişimin başladığına ilişkin telefonlar gelip kaos başlayınca benim aklıma hemen Eskişehir Hareket Merkezinin kontrol altına alınması geldi. Eskişehir’de görev yapabilecek korgeneral Cemal Ziya Kadıoğlu (Komutan yardımcısı ve harekat merkezleri komutanı), Korgeneral Nihat Kökmen (Hava Savunma komutanı), Tümgeneral Suat Murat Semiz (Muharip Hava Kuvveti Kurmay Başkanı), Tuğgeneral Dursun Pak’ı (1. Ana Üs komutanı) Eskişehir’e, 6. Ana jet üs komutanı Tuğgeneral Rüştü Çelenk’i Bandırma’ya, 9. Ana jet üs komutanı İshak Dayıoğlu’nu Balıkesir’e görevlerinin başına geçmek üzere ivedi düğün mekanından ayrılma emrini ben verdim. 6 generalimizi görevlendirdiğimi Hava Kuvvetleri Komutanımıza bildirdim, komutanımız da bu görevlendirmeyi onayladı.

***

Şimdi 15 Temmuz gününe dönelim.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili yayımladığı 11 maddelik açıklamadan MİT’in Genelkurmay’ı darbe girişimiyle ilgili saat 16.00’da haberdar ettiğini öğreniyoruz. Bu açıklamaya göre MİT’ten gelen bilgi üzerine Genelkurmay Karargahında; Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi AKAR, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki ÇOLAK ve Gnkur. II’nci Başkanı Orgeneral Yaşar GÜLER  aralarında toplantı yapmışlar.

Ancak MİT’in Genelkurmay’a verdiği bu istihbarata rağmen, Hava Kuvvetleri Komutanı Abidin Ünal’ın da aralarında olduğu komutanlar akşam saatlerinde düğüne gitmiş; bilahare darbe girişimcileri tarafından oradan gözaltına alınmışlar.

Bu durum akla şu soruları getiriyor:

  1. Genelkurmay tarafından kuvvet komutanı Abidin Ünal’a bilgi verildi mi? Verildiyse Abidin Paşa neden düğüne gitti? Verilmediyse darbe girişiminden saatler öncesinden haberdar olan Genelkurmay Başkanı, Kara Kuvvetleri Komutanı ve Genelkurmay 2’nci Başkanının sorumluluğu olması gerekmez mi?
  2. Şanver Paşa’nın anlattıklarına göre ilk bilgi Genelkurmay 2’nci Başkanı tarafından doğrudan kendisine değil de ona bağlı Muharip Hava Kuvvetleri hareket merkezine iletilmiş. Genelkurmay 2’nci Başkanı neden doğrudan Abidin Ünal’ı arayıp uyarmamış? Hadi ona ulaşamadı neden Şanver Paşa’yı aramamış da ona bağlı olan harekat merkezine bilgi vermiş?
  3. Darbe girişimin başladığına ilişkin ilk bilgiler komutanların bulunduğu yere ulaşınca Hava Kuvvetleri Komutanı Abidin Ünal Eskişehir’e gitmek isteyen korgeneral Cemal Ziya Kadıoğlu’nu neden geri çevirmiş?
  4. Düğün sahibi Şanver Paşa, darbe girişimin başladığına ilişkin telefonlar gelip kaos başlayınca duruma vaziyet etmeleri için 6 generali görevlendirdiğini ve bu görevlendirmeyi Hava kuvvetleri Komutanının da onayladığını söylüyor. Sonradan öğreniyoruz ki Şanver Paşanın görevlendirdiği generallerden Kadıoğlu ve Kökmen dışında Murat Semiz, Rüştü Çelenk ve İshak Dayıoğlu tutuklanmış, Dursun Pak da ifadesi alınarak serbest bırakılmış.

Peki, düğün başlamadan darbe girişiminden haberdar olması gereken ya da olan Abidin Paşa neden hala görevinin başında, onun onayıyla görev yerine giden komutanlar neden tutuklanmış? Bu nasıl adalet?

Küçük(!) bir ayrıntı da şu:

İzmir 7. Sulh Ceza Hakimliği tarafından 14 Ağustos tarihinde darbeye iştirak şüphesiyle alınanların ifadelerine yayın yasağı konulmuştu. Bu yasağın sebebi, darbe bahanesiyle alınanların anlattıkları ‘kurgulanmış senaryo’yu paçavraya döndürdüğü için olabilir mi? Zira cevaplanması gereken o kadar çok soru var ki…  

….

15 temmuz darbesi-abidin ünal-şanverdi-hava kuvvetleri3

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin