9 ayda dipten zirveye

HABER-YORUM | HASAN CÜCÜK 

Türkiye, Euro 2020’ye katılmayı bir maç kala garantiledi. Daha önce katıldığı Avrupa şampiyonalarına bileti ya son maçta ya da play-off oynayarak elde eden A Milliler tarihinde ilk kez grup maçları bitmeden şampiyona biletini aldı. Bu başarının mimarı ise şüphesiz Şenol Güneş.

Türkiye futbolda kabuğunu 1990’da milli takımın başına Sepp Piontek’in gelmesiyle kırmaya başladı. Alman Hoca, adeta devrim niteliğinde bir değişime start verdi. Dönemin federasyon başkanı Şenes Erzik’in tam desteğini alan Piontek, Anadolu’yu karış karış dolaşarak yüreğini ortaya koyacak oyunculardan bir takım kurdu. Piontek öncesi milli takım iskeleti İstanbul’un üç büyüklerinden neredeyse eşit sayıda oyunculardan oluşurdu. Piontek tam tersi hak edeni milli takıma aldı. Dönemin Türk futbolunun yıldızı olan Tanju Çolak ve Rıdvan Dilmen gibi isimlerin üzerini tereddütsüz silen Alman Hoca, Hakan Şükür, Ogün Temizkanoğlu, Tolunay Kafkas gibi isimleri kadroya dahil etti. Piontek 1993’te ayrılıp giderken, geriye saha sonuçları kötü ama gelecek vaat eden bir milli takım bıraktı.

Piontek’in temellerini attığı kadroyu 1993’te yardımcısı Fatih Terim devralırken, Türkiye tarihinde ilk kez 1996’da Avrupa şampiyonası biletini aldı. Türkiye, Hırvatistan, Danimarka ve Portekiz’in yer aldığı grupta sıfır çekip evine erken döndü ama sonuçlardan ziyade şampiyona bileti alması önem kazandı. Uluslararası arenada uzun bir aradan sonra Euro 96’da boy gösteren Türkiye Euro 2000’de çeyrek finale kadar geldi. Euro 2008’de yarı final oynayan Türkiye, Euro 2016’da ise gruptan çıkmadan evine döndü.

Tarihimizde 5. kez Avrupa şampiyonasında mücadele edeceğiz. Ay-yıldızlı ekip, 1996 ve 2000’deki şampiyonalara play-off maçları sonucunda katılma hakkı elde etti.  2008’deki turnuvaya son maça kadar süren çekişme sonucunda elde ettiği grup ikinciliği ile gidebilen Türkiye, 2016’ya da en iyi üçüncü olarak katılmayı başarmıştı.

Türkiye, tarihinde ilk kez Avrupa Futbol Şampiyonası’na grup maçlarının bitimine 1 hafta kala katılmayı garantilerken başarının mimarı şüphesiz Şenol Güneş’ti. Türk futbolunun gösterişten uzak ismi Şenol Güneş, ikinci kez milli takımın başına gelirken bir çok sorunla mücadele etmesi gerekiyordu. Yabancı sayısının 14 olduğu Süper Lig’de yerli oyuncular azınlıktaydı. Futbolun dört büyüklerinin kadrosundaki yerli oyuncular bir elin parmaklarına geçmiyordu. Büyük umutlarla milli takımın başına geçen Mircea Lucescu’nun yaşattığı hayalkırıklığını Şenol Güneş’in tekrarlama lüksü yoktu. Güneş, başarılı olmak zorundaydı. Zira, Euro 2020 biletinin kaçırılması Türk futbolu için kabus senaryosunun gerçeğe dönüşmesi demekti.

KULÜPLER AVRUPA’DA DÖKÜLÜRKEN…

Kulüplerimizin Avrupa kupalarında tel tel döküldüğü bir dönemi yaşıyoruz. Hele bu yıl tam bir facia. Galatasaray, Devler Ligi’nde yoluna devam, Beşiktaş ve Trabzonspor ise UEFA Avrupa Ligi’nde gruplardan çıkma şansını kaybetti. Tek umudumuz olarak geriye Başakşehir’in kaldığı kabus gibi bir sezondayız. UEFA ülkeler puan tablosunda 11. sıraya gerileyen Türkiye’nin bir darbede milli takımdan yeme lüksü yoktu.

İşte bu noktada Şenol Güneş farkı ortaya çıktı. Şikayetçi olmak yerine mevcut isimlerden en iyi kadroyu kurdu. Takımlarında direk oynamayan ancak kumaşı kaliteli olan isimleri kadroya dahil etti. Tıpkı 1990’da Piontek’in yaptığı gibi, genç ve başarıya kilitli oyunculardan bir milli takım kurdu. Takımın gol ümitleri olan Burak Yılmaz ve Cenk Tosun’un yaşadığı sakatlıkları bile dert etmedi. Sonuçta sahaya 11 oyuncuyla çıkıyorduk. Grup maçlarına rüya gibi bir başlangıç yapan milliler, 2018 Dünya Kupası şampiyonu Fransa’yı Konya’da 2-0 yenince özgüveni tavan yaptı. İzlanda deplasmanında gelen 2-1’lik yenilgi küçük bir yol kazası oldu. Fransa deplasmanında alınan beraberlik Euro 2020 yolunu sonuna kadar açtı. İzlanda beraberliği ise Euro 2020 biletini cebimize koydu.

Şenol Güneş, 2002 Dünya Kupası’nda milli takımı 3.lüğe taşıyarak daha önce kalitesini ispat etmişti. Şimdi yeni bir hikayenin kahramanı daha oldu. Daha önümüzde alınacak çok yol vardı. Bu yolculuğun kazasız olması için kulüplerimizinde toparlanması gerekiyor. Her yenilgi sonrası mazeret üreten değil, sorumluluk alıp başarıya götürecek hocalara ihtiyaç var. Örnek için uzağa gitmeye gerek yok. Şenol Güneş’e bakmaları yeterli. Beşiktaş’ı ilk iki sezonunda şampiyonluğa taşıyan Şenol Güneş, Mircea Lucescu’nun enkaz bıraktığı milli takımı 9 ayda ayağa kaldırıp Avrupa şampiyonasına taşıdı. Teşekkürler Şenol Hoca ve yüreğini ortaya koyan oyuncuları.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin