5.8 hayatı felç etti; Ya 7 olsaydı!

HABER İNCELEME | İLKER DOĞAN 

İstanbul, dün 13.59’da 5.8 büyüklüğünde depremle sarsıldı. Okullar tatil edildi, internet ve telefon hatları saatlerce kapandı, trafik kilitlendi. Büyük bir yıkımın yaşanmadığı deprem bile İstanbul’da hayatı durma noktasına getirmeye yetti. Peki ya depremin büyüklüğü 5.8 değil de 7’nin üzerinde olsaydı, sonuç ne olurdu? Uzmanlara göre İstanbul’daki 2 milyon binanın en az üçte biri (700 bin) riskli sınıfta ve acilen yıkılması gerekiyor. Dünkü depremin olduğu Kuzey Anadolu fayında meydana gelecek 7 ve üzerinde bir kırılmada bu binaların büyük çoğunluğu yerle bir olacak. Can kaybı ise yüz binleri bulabilir!

17 Ağustos 1999’da yaşanan Gölcük depremi 7.4 şiddetindeydi. Korkunç depremde 17 bin 480 kişi hayatını kaybetmiş, 24 bine yakın vatandaş yaralanmış, 285 binden fazla konut ağır hasar görmüştü. Büyüklüğü, etkilediği alan ve sebep olduğu maddi kayıplar nedeniyle son yüzyılın en büyük depremlerinden biri olarak gösteriliyordu. O depremin üzerinden 20 yıl geçti. Ancak 1994’den 7 Haziran 2019’a kadar AKP’li Recep Tayyip Erdoğan’ın yönettiği İstanbul’da depreme hazırlık konusunda somut tek bir adım bile atılmadı. Çıkarılan yasalar,yönetmelikler vs. ranta kurban edildi.

HALK SOKAKLARA DÖKÜLDÜ

İstanbullular dün yaşadıkları sarsıntıyla 17 Ağustos’u yeniden hatırladı. AFAD’dan yapılan açıklamaya göre Marmara Denizi, Silivri açıklarında 13.59’da 5.8 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.Avrupa Sismoloji Merkezi ise depremin büyüklüğünü 5.9 olarak duyurdu. Derinliği 7 km olarak açıklanan depremin ardından en büyüğü 4.1 büyüklüğünde 17 artçı sarsıntı daha yaşandı. Aynı bölgede iki gün önce de 4.6 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmişti. Yıllardır ilk kez bu büyüklükte bir depremle sarsılan İstanbullular sokaklara döküldü.

TELEFON HATLARI KESİLDİ

Depremin ardından önce internet bağlantıları kesildi, ardından telefon hatları kilitlendi. Sarıyer Kocataş Camii ve Avcılar merkez Camii minareleri yıkıldı. Sultangazi Cebeci Mahallesi’nde 3 katlı binanın bacası park halindeki aracın üstüne düştü. İstanbul Valiliği, okulların tatil olduğunu açıkladı. Söz konusu açıklama sonrası okulların bulundukları bölgelerde trafik kilitlendi. Veliler çocuklarını bulmakta zorlandı. Hayat resmen durma noktasına geldi. AFAD, ‘evlere girmeyin’ çağrısı yaptı.

İLETİŞİM HATLARI KAPANDI

Sadece 5.8 büyüklüğündeki bir deprem İstanbul’da hayatı felç etmeye yetti. Ve dün yaşanan deprem gösterdi ki iktidar temsilcileri, 17 Ağustos’tan hiç ders almamış. Depreme karşı hiçbir hazırlığı yok. İnanılmaz bir düzensizlik,plansızlık var. Okullardaki öğretmenler bile ne yapacaklarını bilmez halde. 5.8’likbir sarsıntı bile iletişimin tamamen kopması için yeterli oluyor!

YA 7’DEN BÜYÜK OLSAYDI!

Peki depremin merkez üssü kent merkezi ve büyüklüğü de 7’nin üzerinde olsaydı ne olacaktı? Muhtemelen 17 Ağustos’tan çok daha büyük bir faciayla karşı karşıya kalınacaktı. Zira 25 yıldır İstanbul’u yöneten zihniyet, ne yeşil alan bıraktı ne deprem toplanma merkezi. Viyana’da 60 metre olan kişi başına düşen yeşil alan miktarı, AKP rejimi döneminde İstanbul’da 2 metreye kadar geriledi.

DEPREM TOPLANMA ALANLARI RANTA KURBAN EDİLDİ

1999-2003 yılları arasında Afet Acil Eylem Planı çerçevesinde kentte 496 afet toplanma alanı belirlenmişti. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMMOB) İstanbul Koordinasyon Kurulu’nun 2017’de ‘İstanbul Depreme Hazır mı?’ bağlığı ile açıkladığı rapora göre, bu alanların sayısı 77’ye kadar düştü. Kimi AVM oldu, kimi otele dönüştü, kiminin üzerinden köprü veya yol geçti. Her ilçeye hatta her mahalleye, insanların istifade edebileceği yeşil alanlar kurulması gerekirken, otoyol kenarları yeşillendirildi.

İMAMOĞLU: YENİ TOPLANMA ALANLARI TESPİT ETTİK

7 Haziran sonrası İstanbul’un yönetimini AKP’den devralan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, depremin ardından yaptığı açıklamada, “İstanbul’da yüzlerce yeni deprem toplanma alanları tespit ettik. Bunu kısa sürede kamuoyuna açıklayacağız.” dedi.

700 BİN BİNA ACİLEN YIKILMALI!

1999 depreminde İstanbul’daki yapı stoğu yaklaşık 1 milyon 650 civarındaydı. Bugünkü rakam hakkında net bir bilgi yok. Ancak eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, geçtiğimiz yıllarda İstanbul’da 2 milyon konut olduğunu açıklamıştı. Bu binaların en azından yüzde 40’ının kaçak,ruhsatsız olduğu belirtiliyor. Uzmanlara göre ise, İstanbul’daki 2 milyon binanın en az üçte biri yani 700 bini riskli sınıfta ve yıkılması gerekiyor. Bunun için de acilen binaların envanterleri çıkarılarak yıkılacak binalar tek tek belirlenmeli.


Toplanan deprem vergileri ne oldu?

1999 depreminde geçici olarak gelen ancak sonraki yıllarda ‘kalıcı’ hale gelen ‘Özel İletişim Vergisi’den bugüne kadar 64 milyar liraya yakın para toplandı. Ancak bu paranın tam olarak ne için kullanıldığını kimse bilmiyor. Toplanan 64 milyarın ne kadarı depremin verdiği zararlar için harcandı bilinmiyor.

Bu paranın ne kadarının olası bir depremden korunmak için ayrıldı, belirsiz. Ve daha da önemlisi bu paranın nerede olduğu bile belli değil. İktidar temsilcileri bu konuda tek kelime etmiyor. Geçmişte de benzer tartışmalar yaşanmıştı. Dönemin Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2011 yılı ekim ayında, söz konusu paraları harcadıklarını söylemişti. Ancak nereye harcadıklarına dair açıklama yapmamıştı.

1 YORUM

  1. Bu depremler oncu ise; su anda gerekli tedbirler aliniyor mu?
    Acaba curuk binalari hemen tahliye mi etmek lazim?
    Ozellikle riskli okul ve hastaneleri nakil,
    Avcilar, kagithane gibi yerleri tahliye,
    Is makinelerinin, ambulanslarin uygun noktalara konuslanmasi,
    Seyyar hastanelerin kurulmasi,
    Askeri birliklerin teskilat ve techizat etkinliginin tamamlanip goreve hazir Hale getirilmesi…
    Bunlardan ne kadarini basgasip ve akp.nin akledebilecegini dusunuyorsunuz?
    Oyle olsa bile devekusu gibi o kirli kafalarini kuma sokarlar, sokuyorlar.
    Yalan, dolan, baski, susturma…

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin