258 Lira!

YORUM | M. NEDİM HAZAR

 

Enteresan bir ülkeyiz vesselam…

Bu durum, ülkenin bozulmadık dokusu, atılmadık dikişi bırakmayan AKP iktidarı dönemine has değil, belki çok önceden de vardı. 

Misal, otoyol çok bozuktur. Yetkililer bunu bilir. 

Yapılması gereken bellidir aslında, yolu tamir etmek. 

Bunun yerine bir levha hazırlanır ve üzerine “Dikkat bozuk zemin” yazılıp yol kenarına çakılır. Artık bozulma iznini devletten alan yol, yol olmaktan çıkana kadar gider öyle. 

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un (Kabul etmek lazım güzel titr) Kuzguncuk’taki 3 katlı mütevazı evinin (bakınız villa demiyorum) arkasındaki arazı mezbelelikmiş. Tinercilerin sığınağı, her türlü pisliğin atıldığı bir çöplükmüş. 

Mişli, mışlı yazmamın sebebi inanmadığım için değil. 

Aksine vaktiyle İstanbul’un sokak çocukları için belgesel yapan biri olarak koca kentin bağrında beslediği tinercilerin hayatını çok yakından bilirim. 

O talihsiz ve sahipsiz çocukları yakından tanırım. 

Hiç birinin ömrü uzun olmaz maalesef. 

Konumuz tinerciler değil. 

Ama diyelim ki siz cumhurbaşkanına en yakın insanlardan birisiniz. 

Bir telefonla valileri telefon başında ‘hazır ol’da bile tutabilme gücünüz var. 

Eviniz arkası tinerci mekanı olmuşsa ne yaparsınız?

Gerekli mercileri arayıp, bu sorunun insanca çözülmesi için gerekeni yapmalarını mı söylersiniz, yoksa katakulli ile vakıf arazisine bedava çöküp içine şömine, çardak yapıp, etrafı dikenli tellerle mi çevirirsiniz?

Neyi kurtardınız şimdi?

Tarihi mekanı mı, tinercileri mi, sosyal barışı mı neyi?

Çöktüğünüz arsada yaptıklarınız ortaya çıkınca apar topar ihale açtırıp, sadece siz katılıp formaliteden kiralar mısınız yoksa?

Aylık 258 liraya hem de…

Devletin en tepesindeki birine yakışan bir hareket midir bu?

Bir de utanmadan bu haberi yapan gazeteci hakkında terör davası açarak korkutmayı, sindirmeyi mi denersiniz?

Cumhurbaşkanına Endülüs’te okunduğuna inandığınız ezanı dinletip, bunu videoya çekip, milletin duygularını sömürünce, vakıf arazisine çökme hakkınız olduğuna mı inanıyorsunuz?

Bakınız, eşinizin bilmem kaç yerden bilmem kaç on binlerce lira maaş almasını dilime dolamıyorum. 

Her fırsatta sizin gibi düşünmeyenleri hain, satılmış, düşman olarak görmenizdeki ruh bozukluğunuz da bu yazının konusu değil. 

Son derece insani ve basit bir mantık yürütüyorum sadece. 

Madem tinerciler vakıflara ait bir araziyi mezbelelik yapmış. 

Ve madem sizin eviniz de hemen onun yanında. 

Gücünüz, kudretinizin de maşallahı var. 

Araziye çökmek dışında başka bir şey gelmez mi aklınıza?

Misal, hanımınız bir tepsi çörek pişirse çocukları ziyaret edip, gerekli yetkililerle birlikte onlara sahip çıkıp daha steril ve sağlıklı mekanlarda en azından tedaviye başlamalarına yardımcı olmayı deneseydiniz olmaz mıydı?

Vakıf arazisini kiralayarak kurtarmak nasıl bir mantıktır?

Diyelim ki gücünüz daha da büyüdü. Dolmabahçe sarayının bahçesi de bakımsızlıktan kırılıyor. İşsiz güçsüzlerin mekanı olmuş durumda. Gidip Dolmabahçe’yi gizli ihalelerle kiralayacak mısınız?

Bu mudur çözüm şekliniz?

Kafanız sadece çökme üzerine mi çalışıyor sizin?

Hadi içinize sindirdiniz diyelim, peki eşinizin aldığı ballı maaşlardan da mı utanmadınız aylık 258 liraya kiralarken?

Metrekaresi neredeyse bir liraya geliyor…

Hiç mi vicdanınız kalmadı sizin, hiç mi insafınız yok!

1 YORUM

  1. Nedim Bey, kusura bakmayın ama mantı yapmak herkese nasip olur mu sanıyorsunuz? Adam öldürdüğü kesinleştiği için hapsedilenlerin bile affedilip salıverildiği, öğrencilere yardım için börek yapanlarınsa infaz hakkından yoksun olarak hapislerde tutulduğu bu ülkede Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanının hanımına tinerci çocuklarına börek yapmak nasip olması çok güç; ismi Asiye değilse güç…

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin