1071 akademisyen, AYM’nin meslektaşları için verdiği ‘özgürlükçü’ karara tepki gösterdi

‘Barış Bildirisi’ne imza attıkları için yüzlerce akademisyenin üniversitelerden ihraç edilmesini destekleyen ve bünyesindeki akademisyenlerin görevlerine son veren bazı üniversiteler, bu kez Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) karşı kampanya başlattı.

İstanbul Üniversitesi, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi, İstanbul Aydın Üniversitesi ve Medeniyet Üniversitesi’nin rektörlükleri, akademik personeline yazı göndererek barış akademisyenleriyle ilgili ‘hak ihlali’ kararı veren AYM’ye tepki gösterilmesini istemişti.

1071 akademisyen, AYM’nin imzacı akademisyenlere yönelik verdiği karara karşı bildiri yayımladı. Dün geç saatlerde kamuoyuna duyurulan bildiri, “Anayasa Mahkemesi terörü meşrulaştıramaz” başlığını taşıyor. Bildiride AYM’nin kararı ‘skandal’ olarak tanımlanırken, “Bu yanlış kararda imzası bulunanları kınıyoruz” denildi.

TBMM Anayasa Komisyonu Üyesi ve CHP İstanbul Milletvekili İbrahim Kaboğlu, bildiride imzası olan rektörlerin “Anayasa ihlal suçunu işlediğini” belirtti.

Bu arada, 1071 imzacı arasında gösterilen Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nde araştırma görevlisi olan Mehmet Şerif Eskin’den itiraz geldi. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Eskin, “Nasıl oluyor da bana sormadan imzam kullanılıyor yahu?” diyerek tepki gösterdi.

Anayasa Mahkemesi, 26 Temmuz’da verdiği kararla ‘Bu suça ortak olmayacağız’ başlıklı bildiriyi imzaladıkları için cezalandırılan 10 akademisyen hakkında ‘hak ihlali’ kararı vermişti. Bildiriyi imzaladıkları için akademisyenlerinin ‘silahlı terör örgütü propagandası yapmak’ suçundan cezalandırılması sebebiyle ifade özgürlüklerinin ihlal edildiğine hükmetmişti.

‘İmzası bulunanları kınıyoruz’

AYM’nin ifade özgürlüğü kararından beş gün sonra 1071 akademisyen adına yayımlanan 6 paragraflık karşı bildiride şu ifadeler yer alıyor:

“Sözde ‘barış bildirisi’ adı altında terör örgütü propagandası yapan bazı akademisyenlerin ceza almalarını ‘hak ihlali’ gören Anayasa Mahkemesi skandal bir karara imza atmıştır.

Bu karar şehit ve gazilerimizin hatırasını zedelemiş, maşeri vicdanı yaralamıştır.

Terörle mücadele ettiği için devleti suçlayan açıklamalar yapmak dünyanın hiçbir ülkesinde ifade özgürlüğü olarak değerlendirilmez.

Bu kararın, terör örgütlerine karşı etkin operasyonların gerçekleştirildiği bir dönemde alınması ise ayrıca dikkat çekicidir.

İmzası bulunan biz akademisyenler, terörle mücadeleyi sekteye uğratmayı ve ülkemizi karalamayı amaçlayan her türlü kurum, organizasyon ve inisiyatifin karşısında olduğumuzu ve olmaya devam edeceğimizi beyan ediyoruz.

Türk milleti adına karar vermekle yetkili kılınan Anayasa Mahkemesi’nin kararlarının adalete ve kamu vicdanına aykırı olmaması gerektiğine inanıyor, bu yanlış kararda imzası bulunanları kınıyoruz.” 

‘Barış Bildirisi’ni 1.128 akademisyen imzalamıştı

Barış için Akademisyenler’in 2016’da hazırladığı bildiriyi Türkiye ve yurt dışından 89 üniversiteden 1.128 akademisyen imzalamıştı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın akademisyenleri eleştiren açıklamaları üzerine dayanışma imzalarıyla bu sayı 2 bini aşmıştı.

Bu akademisyenlerin yüzlercesi işten atıldı, pasaportlarına el konuldu, KHK işle kamu hizmetinden men edildi veya tutuklandı. Barış için Akademisyenler’in internet sitesine göre bu akademisyenlerin hepsine bireysel olarak dava açıldı.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin