AnaSayfa»Yazarlar»Levent Kenez»Yine aynı illüzyon!

Yine aynı illüzyon!

Pinterest Google+

YORUM | LEVENT KENEZ

Sağlık yasası ile ilgili torba kanun teklifi görüşülürken komisyon toplantılarında yaşananları duymuşsunuzdur. İktidar ve iktidara destek veren vekillerle muhalefet partileri temsilcileri arasında yaşanan artık komisyon toplantılarının vazgeçilmezi itiş-kakış, kavga-dövüş. Peki sonuç? Maddeler aynen komisyondan geçiyor. Ortada meclis varmış, yasama varmış, sanki denetleme kurumları varmış, bir Anayasa Mahkemesi diye yer varmış gibi yapanların bunlar ortadan bir bir kaldırılırken yerine getirmedikleri sorumlulukların ve gösteremedikleri cesaretin bedelini ödüyoruz.

Muhalefet partilerinin özellikle de CHP’lilerin en favori hobisi genel kurulda yapılan konuşmalar ve komisyon toplantıları. Açılsın periscope’lar, atılsın selfiler, aman efendim gece yarısına hatta sabahlara kadar çalışmışlar ama meydanı terk etmemişler nevinden toplu fotoğraflar, zannedersiniz canlarını feda edercesine mücadele veriyorlar.

Hayır, hiç öyle değil tabii ki. Bizzat varlıkları ile Erdoğan’a meşruiyet katıyorlar. Ama Ankara’da vekil olmak güzel elbette. En güzeli de muhalefet vekili olmak. Sıfır sorumluluk, sıfır stres. Genel merkezi memnun etmek de en basiti. Zaten bir ahbap-çavuş zincirini sürdürmek zor değil. Evet HDP’li vekillerin hakkaniyet ve hukuksuzlukları dile getirme adına çok daha emek sarfettikleri bir gerçek. Peki günün sonunda ‘Çok güzel konuşmuş, helal olsun’, şunu meclis gündemine taşıdı’dan öte bir şeyi var mı? Öyle deme bak Cihangir İslam’a, konuştu adamların dengesini nasıl bozdu. Cihangir İslam büyük bir takdiri ve alkışı hak ediyor ama bozulan denge falan yok, aykırı herhangi bir sesi bastırma girişimi var. O lafların çok daha alası Saadet Partisi genel başkanı tarafından defalarca seçimden önce söylendi. Muhafazakar seçmende bir karşılık bulmadı. Ayrıca konuşmanın içeriğini kim duydu? Sosyal medyadaki zaten muhalifler, binlerce hukuksuzluk duymasına ve görmesine rağmen vicdanı titremeyen sosyal medyadaki AKP’liler. Peki çoğunluk neyi duydu? Yasak geldiği için hiçbir şey. Tam tersine tamamen çarpıtılmış hali ile en cesur konuşma bile AKP’nin propaganda metnine dönüştü.

Biraz da biz yalayalım şu çanağı

Erdoğan’ın en büyük şansının Kılıçdaroğlu ve Bahçeli olduğunu tekrar söylemek vakit kaybı ama ülkenin kaderi orada düğümleniyor. Referandum akşamı hırsızlıkların ayyuka çıktığı akşam herkesi yataklarına gönderen partinin şimdi ezici bir güce sahip iktidar aparatı ile mücadele ediyor izlenimi vermesi tam bir çocuk kandırmacası. Meclis’te AKP çoğunluğu yok. İstedikleri gibi at oynatmalarını MHP sağlıyor. Donarak ölen şehitler ile ilgili araştırma önergesine bile çekimser oyu verecek kadar biraz da biz yalayalım şu çanağı derdindeler.

Kaldı ki AKP’nin herhangi bir kanun teklifine ihtiyacı da yok. Denetlenemeyen Cumhurbaşkanı kararnameleri ile Topkapı Sarayı’nı kendisine bağlayabilir ya da orayı düğün salonu yapabilir, herhangi bir devlet kurumunu kapatabilir yenisini açabilir, devletin parası ile ilgili her türlü tasarrufta bulunabilir ki zaten yapıyor. Erdoğan arada meclise bu tür şeyleri paslayarak hem bir nevi meclistekilere spor yaptırıyor hem de işleyen bir sistem olduğu izlenimi veriyor. O kadar.

Ama huylu huyundan vazgeçmiyor, Meclis’te çıkarttığı kanunlarda da akçeli  maddeleri boş geçmiyor. Mesela sağlık yasa tasarısında döner sermaye ile ilgili kararları kendisine yazmış.

Sağlık yasa tasarısında en çok konuşulan madde 5. madde. AKP, haksız ve hukuksuz bir şekilde devletten attığı sağlık çalışanının özel hastanelerde de çalışmaması için mücadele veriyor. Haklarında hiçbir delil olmayan herhangi bir mahkeme kararı olmayan binlerce sağlık çalışanını sosyal ölüme mahkum ediyor. Zorunlu hizmete yine kıytırık sebeplerle kabul edilmeyenlere de zorunlu hizmet süresi kadar iş yapamamazlık getiriyorlar. Görevi şifa dağıtmak birisine bunu yaptırmamayı ve aç kalmasını hedefliyorlar. Bunu sağlık çalışanlarına yönelik şiddeti engellemek için tasarlanan torba yasanın içine koyacak kadar da dalga geçmekten bir sakınca görmüyorlar.

Önceki Son 10 Yazı:
Ya bu adam n’aptı şimdi? - 05 Kas 2018
Zenginimiz bedel öder, şehidimiz buzdandır - 31 Eki 2018
Neredeysen orasıdır - 13 Eyl 2018
Erdoğan’ın bir gazetesi daha oldu - 08 Eyl 2018
Artistlik Çin Seddi’ne kadar - 05 Eyl 2018
Menemene yumurta konur mu? - 03 Eyl 2018
Sen ne sanmıştın? - 29 Ağu 2018
Helal olsun Kaymakamıma! - 25 Ağu 2018
Şeyini şey ettiğimin vefası - 20 Ağu 2018
Dolara endeksli demokrasi - 15 Ağu 2018
önceki yazı

1908’den 2018’e hırsızlık destanı

Sonraki yazı

CHP, Türkçe ezan, sol ve sosyal demokrasi

Yorum yapın

Değerli Okurumuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir