Yeni Türkiye’nin köleleri: Ücretli öğretmenler

ÖZEL HABER | İLKER DOĞAN

Türkiye’de ayda 100 saat derse giren bir ‘ücretli’ öğretmenin sadece bin 500 TL maaş aldığını biliyor muydunuz? 2 bin 20 lira olan asgari ücretin bile çok altında. İktidar temsilcileri, atanamayan öğretmenlerin mağduriyetleri ‘ucuz işgücü’ olarak kullanıyor. Eğitimde kalıcı çözüm için Türkiye, bu ayıptan acilen kurtulmalı…

Ülkeyi 17 yıldır tek başına yöneten AKP iktidarının en başarısız olduğu alanlardan biri de eğitim. Sistemin 17 yılda 14 defa değişmesi bile AKP’nin bir eğitim politikasının olmadığının ispatı. Her gelen bakan, sistemi değiştirmeye kalktı ve ortaya ucube bir yapı çıktı.  İşte bu ucube yapılardan biri de ücretli öğretmenlik sistemi.

Türk Eğitim-Sen’in araştırmasına göre bugün itibariyle devlet okullarında yaklaşık 65 bin ücretli öğretmen görev yapıyor. Peki devlet neden bu sistemi tercih ediyor?  Çünkü ücretli öğretmenlerin maliyeti, kadrolu öğretmenlerin neredeyse üçte biri kadar. Bir ücretli öğretmenin toplam maliyeti aylık 2 bin 200 lira ile 2 bin 500 lira arasında değişiyor. Kadrolu öğretmenin devlete maliyeti ise 6 bin lirayı geçiyor.

DERS SAAT ÜCRETİ 15 LİRA !

Ücretli Öğretmenler bir ay içerisinde kaç saat derse girerlerse o saat sayısının ek ders ücreti ile çarpımı kadar maaş alıyor. 2019 yılı Temmuz ayına kadar söz konusu rakam geçtiğimiz ay yapılan yaklaşık yüzde 10’luk zamla 15 lira civarı oldu. Halbu ki, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aralık 2018’de açıkladığı ikinci 100 günlük eylem planında ders ücretlerinin yüzde 100 artırılacağını vaat etmişti.

MAAŞ EN FAZLA BİN 800 LİRA

Ücretli öğretmenler haftada en fazla 30 saat derse girebiliyor. Özetle ayda 120 saat derse giren bir ücretli öğretmenin alacağı maksimum rakam bin 800 lira. Asgari ücretin bile çok altında. Aynı işi yapan kadrolu öğretmen ise daha az derse girmesine rağmen 4 bin liranın üzerinde maaş alıyor. Haftada 30 saat derse girmek de her zaman mümkün değil. Tatil günlerinde de ücretli öğretmenler ‘çalışmadı’ olarak kabul ediliyor. Dolayısıyla bin 800 lira maaş almak da çoğu zaman mümkün olmuyor.

SGK PRİMLERİ 15 GÜN ÜZERİNDEN YATIYOR

Ücretli öğretmenlerin SGK primleri bile 30 değil, 15 gün üzerinden yatırılıyor. Kalan günleri tamamlamak isterseniz cebinizden prim ödemek zorundasınız. Ücretli öğretmenler ayrıca resmi tatiller, kar tatili ve benzeri doğal afetler sebebiyle eğitim öğretime ara verildiği günler için ek ders ücreti de alamıyor. Fiili girilen ders saati ne kadarsa o kadar ücret veriliyor. Yaz tatili başladığında da sözleşme bitmiş oluyor. Dolayısıyla işsiz kalıyorlar. Yeni dönemde tüm başvuru ve sözleşme işlemlerini en baştan yapmak zorundalar.

TÜRKİYE BU AYIPTAN KURTULMALI

AKP iktidarı genç işsiz öğretmenleri ucuz iş gücü olarak görüyor. Aynı okulda, aynı derslere giren kadrolu bir öğretmen 4 bin-4 bin 500 lira maaş alırken, ücretli öğretmenler bin 1500-bin 600 lira maaşa talim ediyor! Eğitimde kalite sorununu ‘betona’ yatırım yaparak çözebileceğini düşünen iktidar, kalıcı çözüm için öncelikle ‘ücretli öğretmenlik’ ayıbından kurtulmalı.

Genç işsizler ordusu

Eğitimdeki temel sorunlardan biri de atanamayan öğretmenler. AKP, 2002 yılında iktidara geldi. 2003’de KPSS’ye giren atama bekleyen öğretmen sayısı 127 bindi. Bu rakam bugün ÖSYM verilerine göre 455 bin. Sendikalar ise 500 bin öğretmenin atama beklediğini savunuyor. Atama bekleyen öğretmen sayısı 16 yılda 4 kat artmış. Öğretmen açığı, bakanlığın açıkladığı rakama göre 142 bin.

HER YIL 70 BİN ÖĞRETMEN ADAYI MEZUN OLUYOR

Türkiye genelindeki 92 eğitim fakültesinde her yıl toplam 70 bin öğretmen adayının mezun oluyor. Ancak resmi rakamlara göre KPSS’ye giren 100 öğretmenden sadece 17’sinin ataması yapılabiliyor. Bugün için üniversitelerde öğretmen olmak için okuyanların sayısı 650 binden fazla. Uzmanlar, önümüzdeki 5 yıl içinde atama bekleyen öğretmenlerin sayısının 1 milyonu bulacağını öngörüyor.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin