‘Ya ne olacaydı?’ [Barbaros J. Kartal, yazdı]

‘Ha 1-0 ha 5-0’ deseler de, ‘bu iş bitti’ deseler de bir türlü gülmeyen yüzler her şeyi anlatıyor. Aldıkları bu sonucun nasıl alındığını çok iyi bildiklerinden değil sadece. Eski sisteme göre genel seçimler yapılsa AKP’nin tek başına iktidar olacağı kesin. Amma arkadaşların hile hurda getirdikleri sistemde yüzde 50 gibi bir durum var. Şimdi bunu sistemin güzelliğine bağlayabilirler belki ama işin aslı öyle değil. ‘Evet’ oyu verenlerin büyük bir kısmının bunu Erdoğan için verdiğini ‘hayır’ verenlerin de bunu Erdoğan karşıtlığından verdiğini araştırmalar gösteriyor. “Erdoğan her şeye karar versin” diyenlerle “Her şeye Erdoğan karar vermesin” diyenlerin bir seçimi idi.

Erdoğan oylandı ve Erdoğan karşıtlığı ilk defa kendisini bu kadar enerjik ve diri  gösterdi. Büyükşehirlerin tavrı rastlantı olmadığı gibi gidişatı anlatan önemi bir veri. 2019’da ya da daha erken yapılacak bir seçimde Erdoğan’dan kurtulmak isteyenlerin bunu başarabileceklerinin sinyali çok net alındı. Bundan sonra seçim olur mu, seçimle bir şeylerin değişeceğine hala inanmak büyük bir safdillik mi ya da tekrar 1946’yı yaşar mıyız bilinmez ancak Erdoğan’dan başlayan sinirlilik ve gerginlik herkese yansımış durumda. ‘Bu iş bitti’ değil herkes için her şey yeni başlıyor. Şimdi bütün AKP ve Erdoğan yapılacak yeni seçimlerle yatıp kalkacak.

ERDOĞAN SONUCU İYİ ANALİZ ETTİRECEKTİR

gundem spot1Alınan sonuç -ki nasıl alındığından bağımsız düşünemeyiz ancak ben hukuki bir yolla netice elde edileceğine inanmıyorum- bir başarı olsa da ‘Evet’ oranı beklentilerin altında kaldı. Seçim kazandıran ama rejim değiştirmeyecek bir çoğunlukla karşı karşıyayız. Ülkeyi mafya gibi yönettikleri için başarısızlık karşısında işler yine mafya usulü devam edecek. Bir iç hesaplaşma dönemine giriyoruz.

AKP’de farklı sesler olmaz hele ki Erdoğan’ın yakın zamanda partiye kâğıt üzerinde de katılınca bunu daha iyi hissedeceğiz kimsenin ne dediğine bakılmadan Erdoğan’ın istediği olacak ancak Erdoğan pragmatik bir lider olduğu için alınan başarısız sonucun neden olduğunu iyi analiz ettirecektir.

AKP’de bu sonucu tahlil edenlerin ilk dikkat ettikleri şey Erdoğancılıklarına halel gelmemesi için uğraşmaları. Yani kraldan çok kralcıların farklı fırkaları ile karşı karşıyayız. Bir grup, söylemin sertliğini, insanların irrite edildiğini, dava şuuru kalmadığını, hayırcıların gereksiz tehdit edildiğini söylüyor. Partiyi günlük adamların ele geçirdiğini de ekliyorlar. E günaydın. Ama hiçbir eleştiride Erdoğan’ı zikredemeyip ortaya konuşsalar da aslında sözlerini Erdoğan’a söylüyorlar. Toplumu bu kadar germenin artık eskisi gibi işe yaramadığının farkındalar. Ve bu gerginlik devam ederse daha da kopmaların olacağı belli. AKP’ye her seçimi kazandıracak bir kitle var ancak bundan sonra yüzde 50’yi bulmaları bu gidişle imkansız.

FEDAİLERE SAHİP ÇIKAR

gundem spot2Herkes özellikle sosyal medyada popüler ancak hiçbir ağırlığı olmayan karikatür isimler üzerinden kavgasını veriyor. Bu tipler yarın fetöcü diye toparlanıp içeri atılsa kimsenin sesi çıkmayacağı gibi kimse de rahatsız olmaz. Ama Erdoğan bunu yapmaz çünkü ölümüne kendisini savunan tipler ne kadar gerçeklerden kopuk olsalar da fedailik ve serseriliklerinin ödülü olarak oradalar. Diğer havuz omurgasızlarına “Falancanın bile başına bu geldikten sonra ben niye kendimi feda edeyim arkadaş” dedirtmez. Ancak bizzat kendisine zarar verdiklerine ikna olursa yarın gündemden silinirler. Bunu da öyle acıtarak değil ceplerini doldurup ağızlarını kapatarak yapar.  O yüzden fırkalar “Efendim bu size zarar veriyor, efendim bunun yüzünden insanlar size tavır alıyor, Efendim bu artık konuşmasa”  gibi yollarla hesaplarını görme derdinde.

SİYASETTE ‘REKABET’ POTANSİYELİNİ YOK EDER

Erdoğan için asıl önemli olan siyasetteki ağır toplar ve ekonomi. Her diktatör gibi beni devirecekler paranoyası ile yaşadığı için olası bir ağırlık merkezi olacak isimlere olan nefretinin bu seçimle katlandığını söylemek yanlış olmaz. ilk akla gelen Gül’ün ve Davutolu’nun şartlar böyle olduğu sürece kafalarını kaldıracaklarına ihtimal vermiyorum. Davutoğlu’nun zaten bir tabanı yok eski atanan ve görevden alınan başbakan olmaktan başka bir hükmü de yok ama ismi öyle ya da böyle var ve geçiyor. Gül’ün tabanı olsa da imajı partiye sadakat konusunda çok yıprandı ve Erdoğan zaten partide Gül’e yakın kimseyi bırakmadı. Bu iki isme tehditler ve aile yakınlarına tacizlerin olacağını düşünüyorum. Bunların arasına Arınç’ı da ekleyebilirsiniz. Bu isimler ağırlıkları olduğu için değil, huzursuzluk verdikleri ve potansiyel olarak görüldükleri için hedefteler. Ayrıca bu isimlere mesaj verme adına adı muhalif olarak geçen eski vekil ve bakanlara dokunulabilir.

BAHÇELİ’YE SAHİP ÇIKILACAK

gundem spotAKP dışında MHP’de herhangi bir lider değişikliğinin olmaması için de mücadele edilecek. Daha önce yargı kararları ile muhalifler partiden tasfiye edilmişti. Ancak referandum sonuçları Bahçeli’nin tabana etki edemediğini gösterdi. Tabanı olmayan bir Bahçeli’yi tutmanın maliyeti yanında tutamadığı tabana muhaliflerin örgütlü bir şekilde ulaşmaması için de mutlaka planlar vardır. Özellikle MHP’deki etki edilemeyen taban çok önemli. Çünkü bu taban Erdoğan karşıtlığında, CHP ve diğerlerine yeşil ışık yaktığını gösterdi. Meral Akşener başta olmak üzere diğer MHP muhaliflerinin rahat bırakılmayacaklarını düşünüyorum.

CHP ile ilgili olarak seçim sonrası Kılıçdaroğlu’nun görevde kalmasını istedikleri ifade etmiştim. Buna devam edecekler ancak bir önceki kurultayda Muharrem İnce’nin aldığı oyu düşününce CHP’de etkili Alevi kliğin de bir lider değişikliğine direnmesi zor gözüküyor. İlk gün sonucu kabul eden Kılıçdaroğlu’nun ertesi gün birden bire sonuçları tanımıyoruz çıkışı aslında parti içi dengeler açısından alınan bir karar. Yoksa ciddi bir şey yapacaklarından değil. Öyle olsa ilk gece tanımıyoruz diyerek masaya bir yumruk vururlardı.

AKP’de bazı il ve ilçe başkanlıklarının değişeceği ve bazı belediye başkanları ile yolların ayrılacağı kesin. Bunun getireceği rahatsızlık değişiklik yapılırken değil ancak sonuçları alınırken görülecek.

ASIL ENDİŞEM GÜNDEMİ DEĞİŞTİRME ÇABALARI

Benim esas korkum, gündemin değişmesi adına bir felaket yaşar mıyız, endişesi. Allah korusun ne zaman iç siyaset ile ilgili Erdoğan’ı zorlayan bir tartışma yaşansa gündem çok kanlı bir şekilde değişti. Her ne kadar artık bu değişiklikliğin işe yaramama ihtimali olsa da yine de olayın büyüklüğü seçim tartışmalarını unutturacak bir boyuta gelebilir.

Son ihtimal Erdoğan’ın ‘taktik maktik yok bam bam bam’ moduna girmesi ki buna da olamaz diyemiyor insan.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin