Tuhaf olan işkenceyi savunmak değil, başka…

YORUM | TARIK TOROS

 

KONUK: Karşınızda, ülkenizin insanına bomba atmış, bu emirleri vermiş birtakım insanlar var. Ve biz kala kala acaba onlar darp edilmiş mi, edilmemiş mi… Kibarca mı sorgulanmış yoksa vahşice mi sorgulanmış… Yani ya biz iyi insanlarız, yani ben bunu anlatırken de artık yüreğim kabarıyor.

MODERATÖR: Biz yine de iyi insanlar olalım.

KONUK: İyi insanlar olmayalım. Siz vatanınıza ihanet ediyorsanız, siz ülkenizin insanına bomba atıyorsanız, hiçbir şeyi hak etmiyorsunuz. Dünya medyası da, isteyen nereye çekecekse çeksin… İsteyen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne değil Uzay Mahkemesi’ne gitsin… O muameleyi hak ediyorlar. Şimdi Türkiye’de böyle bir muameleyi Türk halkına reva görmüş insanların, acaba darp edilmişler mi diye…

MODERATÖR: Dünyanın en medeni ülkelerinde bile yapılsa biz itiraz etmeliyiz, çünkü biz medeniyiz. İşkence insanlık suçudur.

KONUK: Çünkü biz bütün her şeyi hallettik bir o kaldı.

 

***

Bu dehşet verici diyalog CNN Türk’te yaşandı.

Seyretmedim.

Sosyal ağlara düşen 55 saniyelik bölümünü harfi harfine deşifre ettim.

Konuk, Ali Türkşen.

Moderatör, Ahmet Hakan.

 

***

55 saniyelik videoda özetle olan şu:

-Konuk, yargıdaki davayı kafasında çoktan sonuçlandırmış.

-Davası süren sanıkların suçlu olduğuna inanıyor ve bunu savunuyor.

-İşkence iddialarını hafife alıyor.

-Bunun ancak “iyi insanlar” tarafından sorgulanacağını söylüyor.

-O kadar öfkeli ki, şüphelilerin sorgulanma yönteminin tartışılmasına tahammül edemiyor.

-Moderatör işin gittiği yerin farkında, kibarca uyarıyor.

-Konuk, “kötü insan” olmayı seçiyor.

-Otomatikman yargısız infaz ettiği sanıkların hiçbir şeyi hak etmediğini söylüyor.

-Öyle ki, dünya ne derse desin umurunda değil.

-Uluslararası mahkemeleri tanımıyor.

-Veee işkenceyi savunuyor, “hak ettiler” diyor.

-Moderatör, şiddetle itiraz etmesi gereken bir konuda, kibarca “işkence insanlık suçudur” demekle yetiniyor.

-Konuk görüşünde ısrarlı, geri adım atmıyor.

 

***

Birkaç kere seyrettim bunu.

İnanılası değil ama oldu yani.

Gözünüzle görüp kulağınızla işitiyorsunuz.

Ali Türkşen, geçmiş darbe soruşturmalarında yargılanmış, cezaevinde tutuklu yatmış emekli deniz subayı.

1965 doğumlu, yaşı kemâle ermeye yakın.

Ağzından çıkanı kulağı duyduğu gibi, neyi niçin söylediğinin de farkında.

Kesinlikle akıl baliğ.

 

***

Tuhaf olan bu değil.

Önermemiz basit ve evrensel:

İşkence insanlık suçudur. Zamanaşımı yoktur.

Lakin gelinen noktaya bakar mısınız?

Ali Türkşen, Meral Akşener’in kuracağı partiye katıldı.

Siyaset yapacak.

Hayırlı olsun olmasına da şu soruları sormayacak mıyız:

-Türkiye’yi yönetmeye talip bir isim nasıl böyle bir zihniyette olabilir?

-Ve bunu canlı yayında çatır çatır açıklayabilir.

-İkaz edildiğinde dahi lafını te’vil etmeye çalışmadan işkencede ısrar eder.

***

En kötüsü de şu:

İnsanlar bunu normal görmeye başladı.

İşkenceyi…

Çırılçıplak soyup yolun ortasına yatırıp arkadan kelepçelemeyi…

Hamile kadınların tutuklanmasını…

Bebekleriyle cezaevine atılmasını…

İnsanların başına çuval geçirilip, paketlenip uçağa atılıp karanlık sorgu odalarında haftalarca kalmasını…

Normal görmeye başladı insanlar!

 

***

Normal görmeye başladığı için de TV’lerde açıkça ve rahatlıkla…

Ve itiraz edilmeyeceğini bile bile konuşuyorlar.

Tuhaf olan bu.

Ali Türkşen değil.

O, daha önce yargılandığı davada boşuna sanık olmadığını düşündürüyor sadece.

Kendi diliyle.

Adeta ikrar ediyor.

2 YORUMLAR

  1. Zannediyorum aksiyon dergisinin nasıl kurulduğu ve muhabirlerin ,muharrirlerin dergiyi o günlere nasıl getirdiği ile ilgili özel bir sayı çıkarılmıştı.Senesini hatırlamıyorum.

    Belgeleri masaya bırakan bir yazardan bahsediliyordu.İsmini burada neşretmek konusunda gerekli bilgim olmadığı için sıradan bir yazarmış gibi geçiyorum.

    Bu yazar kişi öyle bir araştırma ve bilgi toplama yapmış ki dönemin insiyatif sahipleri karşısında hiç bir cümle kuramamış.

    Seyircinin olayı seyrederken taraf belirleyebilmesi için resmi belge ve bilgilerin masaya yatırılıp delil diye ortaya atılan iftiraların tek tek çürütülmesi gereklidir.

    Yani diyorum ki, toplum içindeki bireylerin çatışmalarını uzlaştırmak ,birbirleriyle olan ilişkilerini ve davranışlarını düzenlemek ve böylece toplum düzenini sağlamak ve sürdürmek amacıyla geliştirilmiş kurallara,toplumsal davranış kuralları deniyor ise toplumsal davranış kurallarını ihlal etmeyen bireylerin düştüğü durumu “hukuk” nasıl açıklayacak?????????

  2. Bunca zulme probleme rağmen Başbakan rolü oynayan zat ülkeyi bölgenin yıldızı diye takdim ediyor. Neresinden tutarsanız dökülen bir garabetler ülkesi oldu Türkiye. Ama tepedekilerin umrunda değil. Hukukmuş, hakmış, adaletmiş bunlar fazla geliyor. Zorbalık ve mafyatik yöntemler daha cazip geliyor. Gürle ver gazı ..biraz nefret pompala yürüsün gemi.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin