Suriyelilerden kim rahatsız?

YORUM | LEVENT KENEZ

Türkiye’de resmi rakamlara göre yaklaşık 4 milyona yakın Suriyeli var. AB fonları için rakamların şişirildiği ya da gayrı resmi rakamın daha fazla olduğu iddiaları var. Hiçbir istatistiğin güvenilir olmadığı Türkiye’de gerçek rakama ulaşmak zor.

Kısa denilebilecek bir zaman diliminde başka bir ülkeden bu kadar sayıda göçmenin gelmesi yönetilmesi çok zor bir durum. Bu gelenlerin Suriyeli olması ile ilgili bir durum değil. 7 yıl içerisinde 4 milyon Alman ya da Amerikalı ya da aynı dili konuştuğumuz Azeri de gelse asayişten kültürel çatışmaya bir çok sorunun yaşanması doğal. Türkiye’den çok daha zengin batılı ülkelerin çok daha az sayıdaki mültecilerden ekonomik ve sosyolojik olarak rahatsız olmasını, göçmen karşıtı partilerin oylarını arttırmasını da ekleyelim.

Suriyeli göçmenler sayılarından bağımsız olarak AKP’nin Suriye politikasının faturalarından bir tanesidir ve ödüyoruz. AKP defolup gidince de ödeyeceğiz. Ve bu insanların çok büyük bir çoğunluğu bir daha ülkesine dönmeyecek.

Suriyelilerden bu kadar rahatsızlık duyuluyorsa Türkiye’de Suriyeliler denince akla ilk gelen muhatabın yani AKP’nin oyunun düşmesi beklenirken, bırakın bunu, tabanında en çok Suriyeli düşmanı barındıran MHP ve BBP’nin AKP’ye sonsuz destek vermesi insanların tercihlerine etki edecek kadar samimi bir rahatsızlık olmadığına yorulabilir. Tabii sandıkların güvenilir olmadığını biliyoruz ancak ırkçı partilerin AKP ile ilişkilerinde bunun bir argüman dahi olmadığını da.

Suriyelilerden rahatsız olan ve aynı zamanda AKP muhalifi olanların Suriye düşmanlıklarına ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Neredeyse su içen bir Suriyeli görseler “Sana bunu biz bahşediyoruz nankör yavaş iç” havalarına bürünecek olanların savaştan kaçıp evlerini, yurtlarını kaybeden insanların hangi şartlarda bu ülkede yaşamalarını istediklerini merak ediyorum. Gözlerden uzakta kimsenin görmediği, bilmediği teneke kamplarda sessiz sedasız yaşamaları herhalde kimseyi rahatsız etmezdi. Ama sayı milyonlar olunca bunun mümkün olmadığına göre bu insanlar nerede yaşasınlar? Sağlık hizmeti gerektiği zaman nasıl edinsinler? Çocukları okula gitmesin mi? Nasıl yaşasın bu insanlar da siz rahat edin? Tamam ülkedeki varlıklarına muhalifsiniz peki bu insanların suçu nedir? Ülkelerini bir cehenneme çeviren etkenlerin başında Şam’da cuma namazı kılacak insanlar yok mu? Bizi felakete sürükleyenlerden kurtulabildik mi ki bu insanlardan neyin hesabını soruyoruz? Ya da AKP’ye can suyu vermekten öte geçemeyen oy verdiğiniz  muhalefete bu kadar karşı olsaydınız çok daha adam akıllı şeyler yaparlardı.

Aynı sebeplerle Almanya, Avusturya ve diğer Avrupa ülkelerindeki Türkiyelilerin de ki yıllarca orada yaşıyor olmalarına rağmen Türkiye’ye dönmelerini isteyen ciddi bir kamuoyu var. Irkçılık, yabancı düşmanlığı, azınlıklara şiddet bu ülkelerin de bir numaralı sorunu. Orada olunca ‘Irkçı Avrupa” burada olunca “Pis Suriyeliler”! Türkiye de artık bu Avrupa ülkeleri gibi kendi vatandaşı olmayan büyük bir azınlığa ev sahipliği yapıyor. Büyük bir kısmı dönmeyecek, bu insanları topluma entegre etme ve ırkçılıkla mücadele etmekten başka bir seçenek de yok. CHP de gelse en açıktan Suriyeli düşmanı Akşener de gelse yarın hiçbirini gönderemeyeceği gibi bence bu gerçekle yaşamak ve ona göre politika üretmek en mantıklısı.

Peki bu Suriyeliler hep sorun da neden hiç kimse bunlara değinmez:

-Merdiven altı atölyelerde komik ve utanç aylıklarla köle gibi çalıştırılan Suriyelilerin hakları ne olacak?

-Evinin kömürlüğünü ev parasına kiralayan fırsatçılar uzaydan mı geldi?

-Suriyeli olunca evini normal kiranın bir kaç katına kiralayan ev sahibine tek söz edemeyen ama kirayı çıkarabilmek için bir iki aile beraber kalınca apartmanda huzur kalmadı diyen komşular.

-Gelirken yanında parası ile gelen ki bu bir suç değil zenginler mülteci olmuyor diye bir şey yok, dükkan açınca senin işlerine engel oluyor da sen gidip Almanya’da dükkan açtığında neden yabancı düşmanlığından şikayet ediyorsun. Eğer ona bir ayrıcalık tanınıyorsa muhatabın kim?

-Gelen Suriyeli genç kadınları ikinci eş yapıp bir nevi hizmetçi gibi kullanıldıklarına ses çıkaran var mı?

-İnsanların en temel ihtiyaçlarına ulaşabilmelerini sömüren ve bunun karşılığında en adi yollara tevessül eden pezevenklerden eşit derece de şikayetçi olan var mı?

-Okulda çocuğuna tokat attı diye ki o da şüpheli, bütün mahalle toplanıp dövmeye gittiğin zaman mı delikanlı oluyorsun?

-Suriyelilerden önce metrobüsler, otobüsler mis gibiydi de Suriyeliler gelince mi binilmez oldu?

Bu liste uzar gider…

Suriyeliler konusundaki tutum bütün yolsuzlukları görüp sesini çıkarmayan necip millet ahlakıdır. Devlet Kürtlere para veriyor bize vermiyor yalanının başka bir versiyonudur. En azılı Suriye düşmanı evini iki katına Suriyeliye vermekten bir saniye bile tereddüt etmez. Köşede nargile içiyorlar diyen dükkanından mal alsa Suriyeliden değerlisi olmaz. Suriyeliler arasında suç işleyen varsa suç şahsidir kim suç işlemişse alır işlemini yaparsın;  sınırdışıysa sınır dışı, cezaeviyse ise cezaevi. Hollanda olay çıkaranının sosyal yardımını keserim dedi o gün bugündür Hollanda’daki Türkler örnek vatandaş.

Suriye düşmanlığının zaman zaman tedavüle sokulan bir versiyonu bizim Mehmetçik Suriye’de savaşırken Suriyeli erkekler neden savaşmıyor da Türkiye’de gününü gün ediyor. Öncelikle büyük bir çoğunluğunun Türkiye’de gününü gün ettiği yalan. İmkanı olsa hepsi bir Batı ülkesine geçmek için sahte belge peşinde. Savaşma meselesine gelince bu saçma tez ilk başta akla çok mantıklı geldiği için hemen alıcı buluyor. Peki tamam, onbinlercesi toplandı ve savaşmaya gitti. Kim verecek silahı? Suriye’de Rusya ve İran’ın şamaroğlanı olan Türkiye mi? Nato mu? Amerika mı? Hadi hepsinin eline silah verildi. Esed, Rusya ve İran yapımı uçağıyla, topuyla, kimyasal silahıyla vurmaya başladı. Sen mi savunacaksın? Türkiye mi savunacak? Kim bu uçaklara dur diyecek. Zaten bu yüzden adamlar kaçmadı mı? Var mı böyle bir konjonktür? Var mı bölgede böyle bir aritmetik. Savaştan kaçmak da savaşmaktan kaçmak da çok göreceli bir durumdur. Aynen mangalda kül bırakmayıp sabahın köründe bedelli sırasına giren tosunlar gibi.

Kaldı ki Mehmetçiği Suriye’ye seçimden seçime sokanlara karşı sesini çıkaramayıp elin gariplerine ses yükseltenlerin arasında ikiyüzlü gazetecilerden bir işe yaramayan CHP’li vekillere kadar geniş bir yelpazenin olması insan kalitemizle ilgili.

1 YORUM

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin