AnaSayfa»Yazarlar»Mahmut Akpınar»Sosyal medyada fitne ve troller!

Sosyal medyada fitne ve troller!

Pinterest Google+

Yorum | Mahmut Akpınar

Rusya dünya çapında bilişim korsanlarına sahip ve son zamanlarda bu imkanlarını ve yetişmiş personeli politik maçlar için etkili şekilde kullanıyor. Brexit referandumundan Trump’ın seçildiği ABD seçimlerine, Avrupa’daki muhtelif seçimlere kadar Rus hackerlerin ve bilişim korsanlarının pek çok seçime sonuçlarını etkileyecek şekilde müdahale ettiği yazılıyor. Nefrete ve şiddete yönlendiren sahte hesaplar üzerinden sosyal olayları, grupları maniple etiği, bölücü, kışkırtıcı propagandalar yaptığı konuşuluyor.

Rusya, Batı’nın bir yandan en güçlü tarafı öte yandan en büyük zaafı olan demokrasiyi demokrasinin imkanlarını istismar ederek hedef alıyor. Sahte ve etkili pek çok hesap üzerinden kamuoyu oluşturuyor. Irkçılığı ve ırkçı partileri destekleyerek-körüklüyerek demokratik toplumların içinde yarılmalar, ayrışmalar planlıyor. Böylece Batı’yı “ırkçı” gösterme imkânı elde ediyor, oradan kendisi için propaganda malzemesi elde ediyor; ayrıca Batı dünyasını bir adada tutan demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü, düşünce hürriyeti, çok kültürlülük gibi değerleri aşındırıyor.

SAHADA VE SANAL ÂLEMDE SAVAŞ!

Putin Rusya’sı bir yandan kendi hinterlandı saydığı yerlerde (Gürcistan, Ukrayna, Suriye vb.) ‘hard power’ı kullanıp askeri işgallere, hareketlere girişirken, Rus ordusunu sahaya sürerek denklemi lehine değiştirirken, öte yandan düşman olarak gördüğü ülkelerin iç kamuoylarında manipülasyonlar, provokasyonlar planlıyor ve uyguluyor. ABD’de kurup etkin hale getirdiği iki ayrı hesap üzerinden aşırı sağ grupları ve Müslüman grupları karşı karşıya gelecek şekilde bir alanda aynı anda toplayıp provoke etmeyi başarıyor.

Demokratik, insani değerleri yok edecek grupları, siyasi liderleri destekleyerek demokratik dünyanın kendi içinde bölünmelere, ayrışmalara, çatışmalara girmesine neden olacak argümanlar üzerine yatırımlar yapıyor. Bu ayrışmaları internet korsanları, sanal hesaplar, sosyal medya mühendislikleri üzerinden köpürtüyor. Yani dış politikada bir yandan revizyonist politikalarla sert gücü kullanırken öte yandan teknolojinin/bilişimin imkanlarıyla hedef aldığı toplumları/devletleri içten zaafa uğratmaya çalışıyor. Muhtemelen bütün bunları kalabalık ve nitelikli bir bilişimci/hacker ordusuyla ve büyük bütçelerle bir devlet politikası olarak yapıyor.

İNTERNET, BİR MÜDAHALE ALANI

İyilerin iyi halleri, iyi niyetleri kötüler için imkân, kolaylık oluyor. Art niyetli kişiler, dolandırıcılar, hırsızlar, istismarcılar kötülüklerini iyilerin güven, yardımlaşma, paylaşma duygularını, sevgilerini, merhametlerini istismar ederek gerçekleştirirler. Kendilerini olduklarından farklı takdim eder, sahte mağduriyetler, acınası haller üzerinden duyguları sömürür, insanları kandırır, soyar, tokatlarlar. Bu nedenle hayatta hüsnü zan kadar ademi itimat prensibi de önemlidir.

İnternette bireysel ve organize pek çok dolandırıcılık ekipleri ve faaliyetleri var. İnternet ama artık interneti, bilişimi onun güvenliğini sağlaması gereken devletler, hükümetler de istismar ediyor. Bir partinin, liderin sosyal medya üzerinden reklam-tanıtım yapmasından bahsetmiyoruz. Hukuk dışı yollarla, farklı kimlikler, hesaplar üzerinden yapılan manipülasyonlardan, provokasyonlardan bahsediyoruz. Eğer hukuk yeterince güçlü değilse veya işlemiyorsa, tek adam rejimi varsa internet-sosyal medya bir toplum mühendisliği aracı, teknolojik bir silah, siyasetin kirli propaganda aracı haline getirilebiliyor. Otoriter yönetimler diğer hukuksuzluklar gibi interneti de rakiplerini bertaraf için kullanıyorlar. İnternet ve sosyal medya mecraları sansüre tabi tutulmanın yanında itibarsızlaştırma, kara propaganda, yalan haber aracı haline getiriliyor.

AKP’NİN TROL ORDUSU

AKP sosyal medyanın önemini ilk defa Gezi’de fark etti. İnsanların sosyal medyada hızlı şekilde organize olup etkili muhalefet yapması iktidarı acze düşürdü. Erdoğan pragmatizmi bu alana el atmasa olmazdı. Gezi Eylemleri sonrası AKP yavaşlatma, engelleme, kapatma gibi “tedbirler” yanında interneti-sosyal medyayı kullanmayı keşfetti. Ama her alanda olduğu gibi burada da meşru alanda, hukuk içinde kalmadı. Medyaya da yansıyıp inkâr edilmediği üzere 3-4 sene önce sayıları 6.000 kişiye varan AKP lehine manipülasyon yapan bir trol ordusu kuruldu. Genel başkan yardımcısı Süleyman Soylu’nun bir dönem en önemli işi bunları yönetmek ve yönlendirmekti. Bu trol ordusunun sayısının ve etkinliğinin daha da arttığını söylemek için kâhin olmaya gerek yok. Hiçbir denge denetim, kontrol imkanının bırakılmadığı böylesi bir dönemde bu gücün ne tür kirli iş ve ilişkilerde, manipülasyonlarda kullanıldığını yansımalarından görebiliyoruz.

AK Trol ordusunun tek işi AKP goygoyculuğu yapmak değil. Liberal, solcu, milliyetçi, Alevi, Kürtçü, Cemaatçi pek çok kimliğe bürünmüş sahte hesaplar var ve bunlar o kimliklerle merkezden planlanan politikalar-yönlendirmeler çerçevesinde paylaşımlar yapıyorlar. Paylaşımların altına yapılan yorumlara dikkatle bakarsanız AKP Trolleri içinde pek çok Cemaatçi görünümlü hesabın da olduğunu görürsünüz. Ben fark ettiklerimi blokluyorum. Ama bunlar fitnelerini “düşünce hürriyeti” istismarıyla sürdürüyorlar ve blokladığınızda bir de yaygara çıkarıyorlar. Ülkede hukuk, adalet, fikir hürriyeti kalmadığı için pek çok kişi kendi adına hesap açamıyor ve paylaşım yapamıyor. Bunun için korku/kaygı nedeniyle müstear isim kullananlarla AK Trolleri ayırt etmek kolay olmuyor.

Bu troller neler yapıyor?

  • Sosyal gruplar içindeki fikri tartışmaları küfürlerle, hakaretlerle körüklüyor ve kopuşlara, ayrılmalara neden olmak istiyorlar.
  • Kendi taraftarlarını yalanla, hayalle ayakta tutarken başka grup ve görüşlerin içine umutsuzluk aşılıyorlar.
  • Aynı grup hareket içindeki insanların birbirine ve harekete olan güvenini yıkıyorlar.
  • Küfürlü paylaşımlarla gerçek hesapları maniple ediyor, kışkırtıyorlar.
  • Bilinen, meşhur hesaplara bir siyasi kimlik, aidiyetten görünerek hakaret, küfür ediyor ve onları o insanlara karşı olumsuz düşüncelere itiyorlar.
  • Hareket, grup içindeki insanları tuzu kurular, perişanlar, Türkiye’dekiler, Avrupa’dakiler, hapistekiler, dışardakiler gibi ayrımlarla kategorize etmeye çalışıyorlar. Bazen bunu sureti haktan görünerek yapıyorlar.

Bu nedenlerden dolayı sosyal medyadaki her yorumu, hesabı dikkate almayınız. İnternet kimliklerin niyetlerin gizlendiği pek çok art niyetli insanın bulunduğu gri-flu bir alan. Burada herkesi ciddiye almak, cevap yetiştirmek en iyi ihtimalle moralinizi bozar. Ayrıca emin olmadan retweet yapmak, teyide muhtaç bilgileri yaymak bilgi kirliliğini artıracaktır.

Sosyal medya görüşlerinizi yaymak, zulmü anlatmak, düşünce özgürlüğü için büyük imkân ve kolaylık sunuyor. İnternet mecralarında bir şey yazmak, paylaşmak artık çok kolay. Ama eğer bilinçli olmazsanız paylaşımlarınızla birilerinin kirli amaçlarına, kara propagandasına alet olabilirsiniz.

Özellikle sosyal medyada gezinirken AK Trollerin her kılığa bürünerek internette sosyal medyada cirit attığını, fitne, fesat, vuruşturma planlarının parçası olarak kullanıldıklarını unutmayın!

Önceki Son 10 Yazı:
Siyasal İslamcılar ve zulüm! - 23 Kas 2017
Kirli koalisyon - 18 Kas 2017
Tamir ve tenkid - 14 Kas 2017
Dine güveni sarsılan gençlik… - 06 Kas 2017
Erdoğan, durduk yere neden itiraflarda bulunuyor? - 31 Eki 2017
Şeriatla yönetilen ülkeler ne kadar İslami? - 27 Eki 2017
Sürecin kazandırdıkları! - 23 Eki 2017
İmam Hatipleri de bitirdiler - 19 Eki 2017
Demokratik liderlik ve abilik bağdaşır mı? - 16 Eki 2017
Hizmet ne zaman biter? - 09 Eki 2017
önceki yazı

Çinli şirketler, Avrupa futbolunu istiyor

Sonraki yazı

Ses vermeye (gel) sen de himmet eyle!..

5 Yorumlar

  1. Ufuk Aslan
    28 Kasım 2017 at 08:12 — Cevapla

    Teşekkürler Mahmut Hocam. Rahmetli Mahir Kaynak hocanın kamuoyu önünde çok tekrarladığı bazı basit ilkeler vardı. Mesela: “Bir şeyden (olay, yorum, tweet vb.) kim yarar sağlıyorsa onlar tarafından yapılması ihtimali yüksektir”. Gerçekten de trollerin binbir kılığa girebileceklerini unutmamak lazım. Sanal alemde de -bağışlayın- “sazan olmamak”, “oltaya gelmemek” önemli. Sanırım temel parametrelerden biri, “vurgulanan mesaj hak ve hakikat adına sevdigimiz, güvendigimiz insanların söyledikleri, yazıp çizdikleri ile ne kadar tetabuk ediyor, üstüste düşüyorsa, “trol ürünü” olmaması ihtimali o kadar yüksektir” şeklinde olmalı.

  2. Vahit Şahin
    28 Kasım 2017 at 08:21 — Cevapla

    Harika tespitler bunlar. Tebrikler… Bir yol bulunsa da troller konusunda uyarılabilimsek. Siz bulup engelliyorsunuz. Biz sizin kadar okumuş değiliz ki sizin gibi tespit edebilelim. Hiç olmazsa bu konuda bunları açığa çıkarabilecek insanlar bir sistem de bulabilse. Ya da tespit edebilenler bunları paylaşabilse de biz de bloklayabilsek. Elbette ki adam farklı bir isimle yeniden hesap açar ama en azından yeni hesapla açınca, hem yeni hesap olduğu anlaşılır hem de eski tweetlerini kullanamaz. En azından biz “adamı bu kadar takip eden var; herhalde trol degildir” demekten kurtulmuş oluruz.

  3. Mehmet
    28 Kasım 2017 at 09:06 — Cevapla

    Elinize sağlık, çok güzel yazmışsınız.
    Çok yerinde uyarılar.
    Gerçekten dikkatli olmak gerekiyor.
    Kimin hangi amaçla, hangi kılıkla ne yaptığı belli değil günümüzde.
    Koyun postunda çok kurtlar var aramızda.
    Sureti haktan görünüyorlar.
    Çok uyanık olmamız, hüsnü zan ederek düştüğümüz onca tuzaktan sonra ademi itimadı artık prensip edinmeliyiz.
    Koyun olmanın ve saflığın artık anlamı yok.
    Allahın verdiği aklı kullanmalı, basiret ile bakabilmeli, tuzakların farkında olmalıyız.
    Bizi manipüle etmek isteyen belki binlerce tuzağın olduğunun farkına varmalıyız.
    Dikkatli, temkinli, soğuk kanlı, akıllı, stratejik, uyanık.. olmalıyız.
    Öğrendiğimiz ölçüleri unutmazsak, onların referansı altında aslında kurulan tuzakların farkına varabiliriz. Bazen iyi niyetli birisi iyi niyet ile yanlış şeyler yapabilir. O yüzden sadece art niyetli, kim olduğu belirsiz kişilere karşı değil, iyi niyetinden emin olduğumuz kişilerin bile dediklerini bile akıl-mantık-referans süzgecinden geçirmeliyiz…
    diye düşünüyorum. Tıpkı benim yorumumun da sorgulanması gerektiği gibi..kimbilir belki de ben de bir AkTrol’ümdür:))
    (Allah muhafaza, şakası bile kulağa hoş gelmiyor, Allah ayaklarımızı kaydırmasın)

  4. Mehmet
    28 Kasım 2017 at 09:12 — Cevapla

    Mahmut Bey, yazılarınızı çok beğeniyor ve istifade ediyorum. Kaleminize sağlık. Bir ricam olacak;
    Sosyal mühendislik konusunu biraz daha açabilir misiniz.
    Ayrıca psikolojik savaş konusunu.
    Şu anda karşı karşıya olduğumuz bu tür savaşları tanımamız ve kendimizi korumamız için neler önerirsiniz.
    Ayrıca derin ve stratejik düşünme hususlarında da görüşlerinizi merak ediyorum. Bu kabiliyetleri elde etmek için önereceğiniz şeyler var mı?
    Teşekkürler…

  5. Koray Ergüneş
    28 Kasım 2017 at 19:39 — Cevapla

    Dikkat et abi! Yukarıdaki yorumcu arkadaşlar da hepsi güzel, harika diye sizi alkışlamışar. Yok derin analizleriniz, yok tespitleriniz, yok ademi itimadın prensip edinilmesi, yok bir daha düşmemek için görüşleriniz neler? Bunlarda da şüphelendim; troller aralarına sızmış olabilir abi. Hatta bu yorumu sayfaya yerleştiren arkadaşa da dikkat edin. Adam kendisi yorum yapıp yerleştiriyor olmasın.
    Abi sakın gaza gelip, yine trollerin ekmeğine yağ sürecek “ah şu abilerin baskısından bir kurtulabilsek”, “ah abiler çtl ve excell şakirtliğinden kurtulup bu oyunlara gelmeseydi” vs yazıp ortalığı germe.
    Hocam seni seviyoruz. Yazılarının devamını bekliyoruz…

Değerli Okurumuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir