AnaSayfa»Ekonomi»Şimdi soruyoruz: Dolarları kim topladı? [Haber-Analiz: Semih Ardıç]

Şimdi soruyoruz: Dolarları kim topladı? [Haber-Analiz: Semih Ardıç]

6
Paylaşımlar
Pinterest Google+

Türk Lirası hiç bu kadar aciz vaziyete düşürülmemişti. Dolar, iki günde 30 kuruşa yakın arttı. Merkez Bankası sol eliyle sağ kulağını gösteriyor. Hasta komalık olmuş hâlâ ateş düşürücü ilaç yazıyor. Bünye zayıf düştü, virüs hızla yayılıyor.

İlaç tedavisi safhası için çok geç. Cerrahî müdahale şart. Piyasada bunun karşılığı ya faiz artırmak ya da yüklü tutarda döviz satmaktır. 30 milyar dolara kadar gerileyen net rezervlere yüklenilirse bünye tamamen iflas edebilir. Merkez Bankası, bu şıkkı aklından bile geçirmemeli.

ÇETİNKAYA SELEFLERİNDEN DERS ALMAMIŞ

Murat Çetinkaya’nın selefleri Durmuş Yılmaz ve Erdem Başçı’nın dövizin ani yükseldiği iki ayrı dönemde faizleri artırdığı gibi faiz silahını çekmekten başka çaresi yok. Reçete ne kadar acı olursa olsun bünyenin toparlanması için bilinen tek tedavi bu. Ya bünye bu kadar zayıf düşürülmeyecek(ti) ya da acı reçeteye razı olunacak.

Maatteessüf Merkez Bankası tedaviden evvel teşhis koyamayacak kadar acziyet içinde. Kaç sefer likidite tedbirlerine müracaat etti ise netice hüsran. Saray’ın hışmına uğramamak için yine aynı taktikle hareket ediyor. Top çevirmekle gol atmak arasındaki farkı bilmeyenler için Merkez Bankası’nın çalımları göze hoş gelse de şerefli mağlubiyetler devrine geri döndük.

Dolar böyle giderse Şubat gelmeden 4 TL olur. Euro da parite ile doğru orantılı olarak 4 liranın biraz üzerinde yüksekten uçmaya devam edecektir. Nerede o ‘dolar 2017’de 3 TL’yi geçmez’ tahmininde bulunan ekran yüzleri.

“Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ne diyorsa aksini yapın kazanırsınız” diye yazmıştım birkaç ay evvel. Bu tavsiyemi dikkate alanların kazançlı çıktığına sevinemedim. Zira memleket o günden bugüne yüzde 10 daha fakirleşti.

PİYASA BİLDİĞİNİ OKUYOR

Arada TÜİK formülü değiştirdiği için millî gelirdeki kaybı kâğıt üzerinde göremeyeceksiniz. Cebiniz delik olmadığı halde ay sonunu niye getiremediğinizin cevabı belli. Hükümet kılını kıpırdatmadığı için günden güne derinleşen ekonomik kriz, artan enflasyon yüzünden alım gücünüz düşüyor. Merkez Bankası ne kadar ölü taklidi yaparsa yapsın piyasa faizi yüzde 11’i geçti.

TCMB yüzde 8 civarı zannetse de Hazine bankalardan yüzde 11 faiz karşılığı borç alabiliyor. TÜİK vatandaşı kâğıt üzerinde yüzde 20 zenginleştirir de Merkez kısa vadeli faizi üç puan aşağıda gösteremez mi?

EKONOMİ YÖNETİMİNİN İSMİ KALMIŞ

Mehmet Şimşek bütün itibarını kaybetti. Ne dediğinin piyasa için artık kıymeti yok. Zeybekci bozuk plak gibi piyasada karşılığı olmayan cümleleri tekrarlıyor. Nurettin Canikli’nin işi başından aşkın. Zât-ı âlileri Boydak, Naksan, Koza İpek gibi en gözde holdinglerden oluşan TMSF portföyünü etrafına pazarlama telaşında.

Naci Ağbal, kıyıda köşede zam yapmayı unuttukları vergi, harç ve diğer kamu tarifeleri kalıp kalmadığını tahkik ettiriyor. Vergi barışından gelen para devede kulak.

Binali Yıldırım, tek adam rejiminden evvelki ‘son Başbakan’ unvanının hakkını veriyor. Memleket iktisadî krizde iken tek adam rejimine geçişi sağlayacak anayasa değişikliğini, ‘partili cumhurbaşkanlığı’ kılıfında 78 milyona yutturmaya çalışıyor.

Piyasa bunları not ediyor. Döviz mevduatları üç haftadır yükseliyor. Vatandaş TL’nin erimeye devam edeceğini bildiği için bulduğu dövizi kenara koyuyor, zinhar harcamıyor. Hariçteki manzara farklı değil. 2017’de dünyada en fazla eriyen para TL oldu.

SERMAYE ÇIKIŞI SÜRECEK

ABD ekonomisi gürül gürül. İstihdamdan reel ücret artışlarına kadar hemen her veri ABD Merkez Bankası FED’in faizleri artıracağını haber veriyor. Türkiye, Trump’ın başkanlık koltuğunu devralması ile daha da hızlanacak ABD büyümesinden en fazla zarar gören ekonomi olacak. Zira sermaye çıkışları devam edecek. Dolar/TL kurundaki artış durmak bilmeyecek.

Dolar son iki senede ikiye katlanırken ıslık çalanları, hatta vatandaşı yanlış yöne sevk edip ucuzdan döviz bozduranları da kenara not ettim. Onlar ‘dolar yükselebileceği kadar yükselsin’ tavrı sergilediklerine göre bir bildikleri olmalı.

1 Ocak 2016’da 1 milyon dolar 3 milyon TL ediyordu. Şimdi ise 3 milyon 780 bin lira. Bir senede hangi sahada bu kadar kazanç elde edilebildi. Üstelik vergisiz, kılçıksız bir kârdan bahsediyoruz.

Madem öyle. O meşhur suâli sormanın tam vaktidir: “Dolarları kim topladı?”

Önceki Yazıları:
Melih Gökçek’in raf temizliği - 16 Eki 2017
MTV’de ölümü gösterdiler: Yüzde 25’e razı ettiler - 14 Eki 2017
Saray, Sabah’ı feda edemez - 13 Eki 2017
TL’den uzaklaşın raporları kaldığı yerden… - 11 Eki 2017
Vize krizinin ilk gün faturası: 78,2 milyar lira - 10 Eki 2017
37 milyar liralık sır - 10 Eki 2017
İşsizlik Fonu’nda kayıp keşke 552 milyon lira olsa - 09 Eki 2017
Türk Lirası’nı zor günler bekliyor - 07 Eki 2017
Kim müflis tüccara altın emanet eder ki? - 05 Eki 2017
Enflasyonda bunlar iyi günlerimiz - 04 Eki 2017
önceki yazı

ABD, Tolga Tanış'ı iade edecek mi? [Barbaros J. Kartal]

Sonraki yazı

En Hakiki Paralel Devlet Yapılanması [Haber-İnceleme: Mehmet Yıldız]

Yorum yapın

Değerli Okurumuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir