Şiddetli baş ağrınızın sebebi glokom olabilir!

Glokomun toplumda görülme sıklığı artış gösteriyor. Göz tansiyonu olarak da bilinen glokomun, özellikle 35-40 yaş sonrasında iyi takip edilmesi gerekiyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Abdullah Özkaya, göz tansiyonunun yüksekliğiyle seyreden, zaman içerisinde göz siniri harap ederek görme alanında daralma ve görme fonksiyonu kaybına sebep olan glokomun, tanı konulur konulmaz tedavi edilmesi gerektiğini söylüyor. Özkaya, glokomun, yeni doğan bir bebekte bile görülebildiğini ancak temel olarak 40 yaş ve üzeri grupta ortaya çıktığına dikkat çekiyor.

Glokomun açık açılı ve kapalı açılı olarak iki türü olduğunu belirten Doç. Dr. Abdullah Özkaya, şu önemli bilgileri veriyor: Glokom şikayetleri özellikle göz tansiyonu 21 mmHg ve üzerine çıktığında belirginleşir. 40-50 mmHg seviyelerine ulaşmadığı sürece ağrı gibi şikayetlere yol açmaz ancak 30-35 mmHg gibi seviyeler de oldukça yüksektir. Eğer 45-50 mmHg’nin üstüne çıkarsa gözde kızarıklık, sulanma ve hangi tarafta yüksekse o tarafta yarım baş ağrısı şeklinde şiddetli baş ağrısı yapar.

İlk adımda damla tedavisi uygulanıyor

Glokom tedavisi; ilaç tedavileri, lazer tedavileri ve cerrahi tedaviler olmak üzere 3 gruba ayrılır. Glokom, şeker hastalığı, damar tıkanıklığı, katarakt veya başka bir nedene bağlı gelişen bir tür ikincil glokom değilse -yani en sık glokom türü olan sebebi bilinmeyen (primer) glokom grubundansa- ilk tedavi seçeneği damla uygulaması olur. Etkin göz damlaları sayesinde çoğu hastanın göz tansiyonu damla tedavisiyle kontrol altına alınır. Tedavide göz tansiyonunun göz sinirlerine zarar vermeden düşürülmesi hedeflenir. Glokomun çok ilerlediği hasta grubunda ileri göz siniri harabiyeti olacağı için ilaç tedavisine hiç başlamadan cerrahi de önerilebilir. Glokomun körlük yapan bir hastalık olduğu unutulmamalıdır. Tedavi önemsenmez ve aksatılırsa son safhasında maalesef ışık kaybına kadar gidebilir. Bu nedenle özellikle 35-40 yaş sonrası mutlaka düzenli ölçüm yaptırılmalıdır.

Glokoma özel beslenme

Glokom hastalığında bazı vitamin gruplarının hastalığa pozitif katkı sağladığı ortaya konulmuştur. Sinir dokusu fonksiyonlarını koruyan B1 vitamini (Tiamin) ve B3 vitamini (niasin) bunların başında gelir. B9 vitamini olarak isimlendirilen folik asit de hücresel reaksiyonlarda ve tüm sinir sistemi fonksiyonlarında oldukça etkilidir. Bu nedenle özellikle B12 vitaminiyle beraber folik asit kullanımının glokomda koruyucu etkisinin olduğu düşünülmektedir. Glokom tedavisini olumlu destekleyen vitaminlerden bir diğeri sebze ve meyvelerde bol miktarda bulunan C vitaminidir. Antioksidan özelliği nedeniyle görme sinirini korumakta ve göz tansiyonu hastalarında tansiyonu düşürdüğü söylenmektedir. D vitamini ise göz içi sıvısının yapımını-dışa akımını etkileyerek göz tansiyonunu düşürür ve göze olan kan akımını artırarak görme sinirini hasara karşı korur.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin