Saray ahalisi o arabaya binecek mi?

HABER-YORUM | SEMİH ARDIÇ

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) Türkiye’yi içine düşürdüğü “vasatlık” çukurunda yenilikten, tarihin akışını değiştirecek icattan ya da insanın huzur ve saadetine hizmet edecek istikrarlı bir kalkınmadan bahsedilemez.

Zira bilginin, bilgeliğin, münevverin, ehl-i ilmin ve emeğin zerre kadar kıymeti yok. Köşeyi dönmek üzere kurulmuş düzen.

AKP’NİN İKTİDARDA KALMA SIRRI: CEHALET

Hazırda ne varsa tüketip atıkları çoğaltmaktan başka marifeti olmayan insan prototipi her hanede neşvü nema buldu.

Eğitim seviyesi yükseldikçe alınan oy azalıyor. AKP’nin iktidarda kalma iksirinin en büyük sırrı cehalet.

Hem organize ve kendi kopyasını süratle çoğaltabilen bir cehalet. Eğitim sistemi, müfredat ve akademinin gelenekleri iki senede bir ters yüz ediliyor.

Bir memleketin en kıymetli varlığı kabul edilen entelektüel sermayesi paçavra gibi kenara atılıyor, hatta üzerinde tepiniliyor.

ORGANİZE CEHALETİN KİLOMETRE TAŞLARI

7 bine yakın doçent ve profesör Kanun Hükmünde Kararname (KHK) denilen hükûmet fermanları ile diri diri mezara gömüldü.

Hak ve adalete susamış 240 bin iyi yetişmiş genç bavulunu alıp başka diyarlara göç etmek mecburiyetinde bırakıldı.

Hayırsever işinsanlarının kurduğu 20’ye yakın üniversitenin, bine yakın okulun kapısına yurtları ile birlikte asma kilit vuruldu.

Darbe bahanesiyle 50 bine yakın öğretmenin diploması yırtılıp atıldı.

200’e yakın gazete, dergi, haber ajansı, internet sitesi, radyo ve televizyon kapatıldı.

Dünyanın en büyük kütüphanesi ve bilgi kaynağı Wikipedia, Çin ve Kuzey Kore’nin akabinde sadecede Türkiye’de tamamen yasaklandı.

MİLLÎ MATEM İÇİN DAHA NEYİ BEKLİYORSUNUZ?

Bütün bunlar ve daha sayamadığım nice başlıkta bilgi ve bilgelik hor görülüyorsa “millî matem” ilan etmek için başka hangi felaketi bekler ki.

Bir memleket namına bundan daha büyük felaket mi olur?

Bütün bu bilgi vandallığı sebepsiz değil. Hepsi aynı merkezde, Saray’da tasavvur ediliyor, akabinde tedricen tatbik olunuyor.

Organize cehaletin etrafına devasa surlar inşâ edilmeli ki AKP’nin kurduğu yalan, talan ve rüşvet imparatorluğu çökmesin!

YERLİ ARABA MEGAFONU VARANK’TA

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK), 210 üniversite hâlihazırda organize cehaletin fakülteleri gibi misyon eda ediyor.

İçi boş hamasetle milyonlar aldatılıyor, geriye gidişin fark edilmemesi için her gün yeni bir oyalama malzemesi iktidar tarafından tedavüle sürülüyor.

Oyalama malzemesinin ambalajı ise “yerli ve millî”. Seçim arefesinde zirveye çıkan hayal tacirliğinde bu sefer Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank tezgâhta.

Tezgâhın kurulduğu tarih manidar: Cümle âlem şahit ki 31 Mart’ta kaybettikleri İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğunu zorbalıkla geri almaya çalışıyorlar.

BU SEFER 23 HAZİRAN İÇİN KULLANILACAK

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) 250 sayfalık kararında iptali meşru kılacak tek ihlal tespiti yok.

Ekrem İmamoğlu’nun elinden alınan mazbatayı kendi adayları Binali Yıldırım’a hülle ile vermek için bütün bu telaş.

23 Haziran’a kadar yalan ve iftira borsasında işlem hacmi rekoru kırılacak.

Hayal tacirliğinde megafon Bakan Varank’ın eline tutuşturuldu. Saray’ın hazırladığı nöbet çizelgesinde sıra Varank’a gelmiş olmalı.

Varank, 7 Haziran 2015 Milletvekilliği Seçimi’nden evvel 47 milyon euro (bugünkü kur üzerinden 323 milyon TL) ödeyerek İsveç’ten getirdikleri 3 damalı SAAB modelinin bile sahip çıkamamış bir bakanlığın “yerli ve millî” elektrikli otomobil imal edeceğinden dem vuruyor.

BATARYA İTHAL İSE GERİYE NE KALDI Kİ!

Henüz tesisin nerede inşâ edileceği bile belli değil. 10  senedir “yerli araba” yalanı ile seçim kazanan bir iktidar yalanda kendini aştı.

Mevzudan biraz anlayan herkesin malumudur ki elektrikli otomobilde “pil (batarya)” en büyük maliyettir.

Bataryayı halletmeden yerli otomobilden bahsedemezsiniz. Türkiye batarya imal etmediğine göre…

Mercedes, Volkswagen ve BMW gibi Alman otomotiv devleri bile batarya bahis mevzuu olduğunda Çin, Güney Kore veya Japonya’ya bağımlı.

TESLA BİLE BATARYA İLE UĞRAŞIYOR

Elon Musk, Tesla’da batarya maliyetini aşağı çekmeye ve menzili uzatmaya matuf araştırma geliştirme faaliyetine milyar dolarlar harcıyor.

Elektrikli taşıtlarda çığır açan Tesla’nın bile hızını kesen “batarya” bahsinde hangi yerli ve millî çözümü bulduklarını açıklamadığı müddetçe Varank da seleflerinin yalanlarını, vasatlığını çoğaltan bir bakan olarak kalacak.

Batarya Güney Kore ya da Çin’den alınacak. Geriye ne kalacak? Sıfırdan bir otomobil markası çıkarmak için 10 milyar doları gözden çıkarmanın şart.

Otomotiv endüstrisinde dinamikler hızla değişiyor. Asırlık şirketlerin bile mevcut kapasitelerinin yüzde 30’u atıl vaziyette.

Ezcümle karoser imalatı ile dört başı mamur araba markası çıkarmak arasındaki 1.001 farkı bilmekten aciz bir iktidar için “yerli araba” halkı bir süre daha oyalayacağı oyuncaktır, o kadar.

SARAY YERLİ ELEKTRİKLİYE BİNECEK Mİ?

Madem yerli ve millilikte meydan kimselere kaptırılmıyor.

Mercedes, AUDI, Volkswagen ve BMW marka Alman arabalarının en lüks modellerinden yazlık-kışlık koleksiyonu yapan Saray ahalisi ne düşünüyor?

Acaba bataryası Uzakdoğu’dan getirilecek yerli elektrikli otomobile Saray ahalisi binecek mi?

Varank’ın deyişi ile yerli elektrikli arabanın prototipini 2019’un sonunda görecekmişiz. 10 senedir bekleyen halk üç-beş ay daha beklemiş çok mu?

Bu sayede makam arabalarına her sene bütçeden harcanan 1,5 milyar TL de 2020 senesinden itibaren tasarruf edilecektir.

Elde edilen hâsıla halka iade edilecektir. Öyle değil mi?

Tekrar soralım: Saray ahalisi Alman Mercedes’ten inip yerli elektrikliye binecek mi?

 

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin