Sahtekârlık çağı!

Haber-Yorum | Naci Karadağ

Şu satırlar Oktay Akbal’ın 1946’da yazdığı Önce Ekmekler Bozuldu isimli kitaptan:

“Önce ekmekler bozuldu, sonra her şey… Çünkü yeryüzünde savaş vardı. İnsanlar sebebini bilmeden, düşünmeden ölüyor, öldürülüyorlardı. Savaş kelimesi dünyanın her yerinde en çok kullanılan söz olmuştu. Radyolarda marşlar, nutuklar şaşkın insan sürülerinin üzerine savruluyor, gazeteler korkuyla okunuyordu. Tramvaylar, vapurlar sabahları, akşamları tıklım tıklım, daima aceleci, sinirli, telaşlı bir kalabalığını şehrin bir ucundan öteki ucuna taşıyıp duruyorlardı.”

Geçtiğimiz gün CHP milletvekili Mahmut Tanal kararı kamuoyunun takdirine bıraktığını söyleyerek şu görseli paylaştı:

Bu paylaşımın altına üşüşen troller ve iktidar yandaşları klasik hakaretlerini yağdırırken bir kişi de şöyle bir şey dedi:

2002’de asgari ücret ile (163 TL) 815 ekmek alınıyorken, bugün asgari ücret ile (1.603 TL) 1240 ekmek alınabiliyor!

Aslında tipik bir havuz medyasına maruz kalan vatandaş tepkisiydi bu ve bu notu yazan arkadaşın havuzun şu haberinden etkilendiği açıktı:

Elbette gerçekler böyle değil.

Şu lafı hatırlayacaksınız:

Rakamlar yalan söylemez ama yalancılar rakamları iyi kullanırlar!

Şu haberi hatırlıyorsunuzdur eminim:

Ekmeğe yapılan gizli zammı böyle sunmak dünyada başka hangi medyanın aklına gelir bilemiyorum:

Görüldüğü üzere, ekmeğe zam gelmiyor, ekmek hafifliyor!

Şimdi gerçekler…

Yıl 2002, evet asgari ücret 163 milyondur. Bugünün parasıyla 163 TL. Ekmek ise bugünün parasıyla 25 kuruş.

Asgari ücret ile 625 ekmek alabiliyorduk.

Fakat gramajı bugünkünden yüzde 50 fazla, yani 300 gramdı.

Bugün ise ekmek 200 gram.

Asgari ücret ise 1603 TL.

Ekmeğin fiyatı ise 1.25. Yani bir asgari ücretli parasının tamamını ekmeğe yatırsa toplam 1.282 ekmek alabiliyor.

Doğal olarak bir havuz seyircisi ve AKP seçmeni “Ohooo eskiden asgari ücretle 652 ekmek alabiliyorduk şimdi neredeyse iki katını alıyoruz” şeklindeki çarpıtmaya kanması normaldir.

Ve bu kanaati rezil olma pahasına sosyal medyada haykırabiliyor ne yazık ki!

Bakın yıllara göre asgari ücret ile ekmek gramajlı fiyatları karşılaştırması şöyle:

Tabloda bu sene yok. Onu da biz verelim:

Bugünkü asgari ücretli 854 ekmek alabiliyor.

Yani rakam iki katı filan değil.

Kaldı ki, piyasalara “zam yapmayacaksınız” şeklinde yapılan baskıyı herkes biliyor.

Daha ne zamana kadar sürer bilemiyoruz ama iktidar artık resmi rakamlarla oynamayı da bir politika haline getirdi.

Neredeyse doğru olarak açıkladığı hiçbir rakam kalmadı.

Eskiden bir resmi tarih vardı bir de alternatif tarih.

Devletin kendi öğrettiği ve kabul ettiği tarih ile gerçekler arasındaki açılan makas AKP iktidarını doğurmuştu.

Şimdi ise iktidar sadece 15 Temmuz gibi suni tarihler inşa etmekle kalmıyor, her şeyin gerçek olmayan resmisini inşa ediyor.

En tehlikelisi de bu.

Açıkladıkları büyüme rakamları gerçeği yansıtmıyor. Enflasyon oranları doğru değil.

Döviz kurunun gerçeklikle ilgisi olmadığını en iyi vatandaş biliyor.

Ama buna inanmaya hazır bir yüzde 50’lik kitle olduğunun da farkındalar.

Bu sebeple her şeyin sahtesinin üzerine bir iktidar kurup öyle devam etmeyi düşünüyorlar ama emin olun bu sonsuza kadar sürmeyecek hatta tam tersi bir netice doğuracaktır.

Korkarım ki bu iktidar gittikten sonra on yıllar boyu halk dindar, muhafazakâr bir siyaset görmeyecek.

Şu basit mantığı yürütmekten aciz olduğumuz için bu karanlık ve sahte çağ sürüyor:

İnsanların ekmeğiyle oynamakta zerre miktar tereddüt etmeyenler elbette ki ekmeğin fiyatıyla oynamaktan geri durmayacaktır!

Bakın şu video çok yakın bir tarihte çekildi:

Görüntüler son derece açık ve şüpheye mahal bırakmayacak derecede tuhaf.

Milyonların gözü önünde piyango çekilişinde bile entrika var oyun var.

Yine basit bir mantık yürüterek soralım:

Amorti rakamında bile hile yapanlar seçimlerde neler yapmaz?

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin