Moody’s Türkiye’nin kredi notunun görünümünü negatife indirdi: Ümitsiz vak’a [Analiz: Semih Ardıç]

‘Yatırım yapılabilecek ekonomi’ notunu kaybeden Türkiye için Moody’s’in son kararını kimse beklemiyordu. Hakikaten ‘sürpriz’ oldu. Merkez Bankası’nın faizi zımnen yüzde 11,75’e çıkardığı günün ertesinde gelen bu haber ekonominin kısa vadede toparlanma ihtimalini ortadan kaldırdı.

Raporda ne diyor Moody’s? “Türkiye’nin kurumsal gücünde erozyon devam ediyor. Büyüme emaresi yok. Kamu ve dış ödeme dengeleri üzerinde riskler arttı. Dolayısıyla her an bir kredi şoku sürpriz olmaz.”

Diplomatik dille ancak bu kadarını ifade edebilmişler.

24 Eylül 2016’da notumuzu ‘çöp’e atan Moody’s raporunda geçen ifadelerin meali şu: Türkiye  ümitsiz vak’a. Ekonomiye odaklanmak bir yana siyasî belirsizlikleri artıracak adımlar atılıyor. Esasında Moody’s, Ba1 seviyesindeki (çöp) notun görünümünü eksiye indirerek notun daha da düşürülebileceğini ima etti.

MEHMET ŞİMŞEK UNUTTU, MOODY’S UNUTMADI

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek Moody’s’in notumuzu çöpe attığı günlerde Twitter’dan şunları paylaşmıştı: “Rating kuruluşlarına vereceğimiz en iyi cevap yapısal reformları daha da hızlandırmak, mali disiplini korumaktır. Durmak yok, reformlara devam.”

Şimşek bu sözleri unuttu… AKP’nin icraati tam zıddı oldu. Amma velakin Moody’s satır satır not etmiş. Vaat edilen reformaların kâğıt üzerinde kaldığını görünce telafi imtihanında basmıs sıfırı. Kararın muhataplarından biri de Şimşek… Aradan geçen 6 ayda ilerleme olmayınca bu sözlerin faturası çıkarılıyor tabii.

Türkiye’nin bir üst lige çıkması kısa vadede mümkün görünmüyor. Kaybettiği notu bir-iki senede geri alma ihtimali kalmadı. Bankalar ve şirketler vadesi gelen borçlarını yapılandırmak veya taze kaynak temin etmek için daha yüksek maliyetlere katlanmaya devam edecek.

Dün kararın açıklandığı saatlerde 3,60 TL olan dolar 3,64’e kadar yükseldi. Yatırımcıları tedirgin eden pek çok başlık Merkez Bankası’nın zımnen de olsa artırması ile bir nebze gündemden düşmüştü. Piyasa muvakkat da olsa nefes almaya başlamıştı. Moody’s kararı piyasanın toparlanma hevesini kursağında bıraktı.

KOYU KIRMIZI IŞIK FONLARI UZAKLAŞTIRACAK

Nitekim yatırımcıların, fonların dikkat kesildiği üç kuruluş (Moody’s, Standard&Poor’s, Fitch ve Moody’s) var. Üçü de Türkiye’yi yatırıma layık görmüyor.  Kredilerin kaynağı dışarıdan gelen fonlar. Dışarıdaki fonlar trafik lambasına göre hareket eder. Kırmızı, sarı, yeşil… Üçü kırmızıya dönmüştü. Üç kırmızıdan biri 17 Mart 2017 itibarıyla koyu kırmızı oldu.

Büyük fonlar bize değil yeşil ışık yanan memleketlere gidecek. Bu da Türkiye için daha az para, daha az iş manasına geliyor. Türkiye’nin yatırım çekmek için faizi artırmaktan başka bir çaresi kalmadı.

Türkiye kredi notunun ‘yatırım yapılabilir’ seviyeye çıkmasını sağlayan hukuk devleti, AB reformları ve hızlı büyüme gibi dinamiklerin tamamından uzaklaşmasının bedelini ödüyor. Not indirimlerinin sermaye girişini azalttığı, döviz kurlarını, faizi nasıl yükselttiği son iki senede tecrübe ile sabit.

ACİLEN NORMALLEŞME ŞART

Hiç olmazsa bu defa veriler mesaj doğru tahlil edilebilse keşke. Moody’s kararına hamasi sözlerle cevap vermek yerine tenkit edilen hususlara ihtimam gösterilmeli. Türkiye’nin süratle normalleşmesi lazım. Tamamen siyasî saiklerle şirketlere, banka hesaplarına ve gayrimenkullere el konulması gibi yatırımcıyı tedirgin eden hukuk ihlallerine son verilmeli.

İnsan gibi devletler de ekonomiler de düşmeye görsün. Düştüğünde dost bulmak, destek alabilmek zorlaşıyor.

Onun içindir ki zararın neresinden dönülse kârdır. Moody’s’in verdiği ev ödevini yaparak işe başlamak herkesin menfaatine olacaktır.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin