Mafyanın yeni gelir kaynağı: Doping hapları

ÖZEL HABER | HASAN CÜCÜK 

İsveç polisi, 2010’da Operation Liquid (Sıvı Operasyonu) adını verdiği soruşturmanın startını verdiğinde, Avrupa’nın en büyük doping merkezinin izine ulaşacağını bilmiyordu. Polisin yaptığı uzun araştırmalar sonunda 20 bin sayfalık bir iddianame ortaya çıktı. Hakim karşısına çıkan 57 kişiye toplam 65 yıl hapis cezası verildi. Avrupa’daki ‘doping borsasının’ merkezinin Danimarka’nın Arhus şehri olduğu tespit edildi. Arhus’un üst seçilmesinin nedeni ise; Danimarka kanunlarındaki boşluk oldu.

Doping haplarıyla ilgili en detaylı araştırmayı, 2007 yılında İtalyan Sandro Donati yaptı. Donati’nin ulaştığı sonuçlar gerçekten korkutucu boyuttaydı. Avrupa ülkeleriyle birlikte Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Güney Afrika’da yaşayan 15,5 milyon kişi illegal doping borsasının müşterisiydi. Milyonlarca kişi ya doping haplarını kullanıyor ya satıyor ya da üretiyor. Bu rakam, bu ülke nufüslarının yüzde 1,9’una tekabül ediyor.

Performans artıran steroidleri kullanan kişiler kalp, ciğer ve sinir hastalıkları ile beyin kanaması gibi rahatsızlıklara davetiye çıkarmış oluyor. Donati’nin raporu, doping haplarının sadece sporcular değil, ‘sıradan’ kişiler arasında da yaygın olarak kullanıldığını ortaya koyuyordu. Donati’nin ‘World Traffic in Doping Substances’ adını verdiği rapor, Uluslararası Antidoping Ajansı (WADA) tarafından da onaylanıyordu. Kullanıcı sayısının 15 milyonu aştığı doping pazarında dönen para, baş döndürüyordu. Donati’ye göre doping borsasının cirosu, 3 rakamlı milyar doları aşıyordu. Rapora göre, Asya’dan kilosu 3 bin Euro’ya alınan 1 kilo steroid tozu, Avrupa’da ‘uzman eller’ tarafından 200 bin hapa dönüştürülüyor. Elde edilen gelir ise 125 bin Euro’ya kadar çıkıyor.

İllegal haplara karşı mücadele etmesiyle ünlenen İsveçli emniyetçi Gunnar Hermansson’un tespiti ise oldukça dikkat çekici. Ona göre, mafya doping hapları ticaretini kontrol ediyor. Gerekçe ise basit: Uyuşturucu kaçakçılığına ve ticaretine verilen cezalar çok yüksek olmasına karşılık, doping ticaretine düşük ceza veriliyor.

Avrupa’da doping satışıyla ilgili en kapsamlı soruşturmayı İsveç polisi yaptı. 2010 yılında başlayıp 2011’de sona eren soruşturmada onlarca polis görev yaptı. Şüpheli kişilerin telefon ve Skype görüşmeleri dinlendi. İnternet siparişleri ve gönderdikleri e-postalar kayıt altına alındı. İsveç’te doping borsasını kontrol eden kişinin ‘Rocky the King’ kod adını kullanan Hindistan asıllı Veerpal Singh olduğuna ulaşan polis, çeteye önemli bir darbe vurdu. Singh liderliğindeki 57 çete üyesi toplam 65 yıl hapis cezası alırken, Singh’e verilen ceza 4,5 yıldı.

Singh’in bağlantılarını takip eden İsveç polisi, Avrupa doping borsasının merkezinin Danimarka’nın Arhus şehri olduğunu tespit ederken, arkasındaki kişinin 20’li yaşlarda bir Türk olduğu bilgisine ulaştı. Operasyon hakkında Danimarka polisine Haziran 2010’da bilgi veren İsveç polisi, şüpheli kişinin adını verdi. Danimarka polisi adı geçen Türkü gözaltına alıp 30 gün içeride tuttu. Ancak yapılan araştırmalarda bir arpa boyu yol alınamadığı için şüpheli serbest bırakıldı.

İsveç polisi, doping satışıyla mücadelede telefon dinleme ve gizli kamera kayıtlarını delil olarak mahkemeye sunarken, Danimarka yasalarına göre 6 yıldan az ceza davalarında polis telefon dinleme ve gizli kamera kayıtlarını delil olarak mahkemeye sunamıyordu. Doping için verilen en yüksek cezanın 2 yıl olması, Danimarka’nın doping hapları üssü olmasının önünü açıyordu. Arhus Emniyeti’nden Poul Gade, soruşturmayı derinlemesine yapamadıkları için sonuca ulaşamadıklarını söylerken, mevcut kanunların ellerini bağladığını ifade ediyordu.

İllegal doping ürünlerinin satışı internet üzerinden yapılıyor. Bu konuda iki internet sitesi öne çıkıyor: Euroking Gear ve Eroids… Doping hapı almak isteyenler, sitede açtıkları kullanıcı adıyla rahatça istedikleri ürüne ulaşıyor. Euroking Gear, 337 değişik doping ürününün satışını yapıyor. Polis sahte isimlere açılan kullanıcı adlarını takipte zorlanıyor. Satışlar sadece internet üzerinden olmuyor. Legal olarak açılan bitkisel ürünler satan aktarlarda da masa altından doping haplarını almak mümkün. İnternet üzerinden verilen siparişlerde para transferi bankadan değil, MoneyGram ve Western Union üzerinden gerçekleştiriliyor. Bu iki kurum üzerinden yapılan para transferinin rakamları yüksek olmadığı için polisin dikkatini çekmiyor.

Araştırmalar, illegal doping haplarının satışının tamamen mafyanın kontrolünde olduğunu gösteriyor. Silah ve uyuşturucu ticaretini kontrol altında tutan mafya ve illegal örgütler, polisiye tedbirler karşısında rahat hareket edemeyince doping olayına el attılar. Cezaların az, gelirin yüksek olması, mafyanın doping borsasına yönelmesinin en önemli sebebi.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin