Kritik seçim öncesi İmamoğlu ve Yıldırım canlı yayında soruları cevapladı

23 Haziran’da düzenlenecek olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri öncesinde Cumhur İttifakı’nın AKP’li adayı Binali Yıldırım ile Millet İttifakı’nın CHP’li adayı Ekrem İmamoğlu canlı yayında projelerini anlatıyor, sorularını cevaplıyor.

İki isim gazeteci İsmail Küçükkaya’nın moderatörlüğünde karşı karşıya geliyor. Açık oturum 2 saat 10 dakika sürecek. İki parti arasında varılan anlaşma gereği adaylar birbirlerine müdahale etmeyecek.

Canlı yayını buradan izleyebilirsiniz.

Programdaki önemli açıklamalar ise şöyle;

Binali Yıldırım: “AA’nın veri akışı benim görevim değil ki”

“AA işine gelmediği için veri akışını kesti. AA ile görüşmedim ifadelerine inanmıyorum. Gönül belediyeciliği afişleri neden her yere asıldı? Biz demokrasi, hak hukuk mücadelesi veriyoruz. Biz aynı zamanda İstanbul mücadelesi ve normalleşme mücadelesi veriyoruz. İstanbul’da temiz bir yönetim mücadelesi veriyoruz. 23 Haziran’da herkesin oyuna talibiz, 23 Haziran’a kadar biz Ak Parti çizgisinde halk için siyaseti hatırlattığımız için de herkesin oylarına talibiz.

İmamoğlu: AA işine gelmediği için veri akışını kesti.

AA işine gelmediği için veri akışını kesti. AA ile görüşmedim ifadelerine inanmıyorum. Gönül belediyeciliği afişleri neden her yere asıldı? Biz demokrasi, hak hukuk mücadelesi veriyoruz. Biz aynı zamanda İstanbul mücadelesi ve normalleşme mücadelesi veriyoruz. İstanbul’da temiz bir yönetim mücadelesi veriyoruz. 23 Haziran’da herkesin oyuna talibiz, 23 Haziran’a kadar biz Ak Parti çizgisinde halk için siyaseti hatırlattığımız için de herkesin oylarına talibiz.

Binali Yıldırım: İptal oylar sayılınca neden fark düştü?

“İthamlar var. Kul hakkı yemek, kibirli olmak gibi, bunların adresinde kim var? Seçim sonrasında yaşanan olaylarda hakkımızı aradık ve neticede bu seçim tekrarlanıyor. Bu başka yerlerde de oldu, biz çok istemedik tekrarlanmasını. Yüzde 10 oy sayımından sonra ortaya çıkan oy farkını görünce söylüyoruz dediklerimizi, şimdi Ekrem Bey’e soruyorum. İptal oylar, geri dönen oylar sayıldıktan sonra araya çıkan fark 13.729’a düştüyse benim lehime oylar arttıysa bu dürüst bir seçim mi? AA ile görüşmedim, görüşsem görüştüm derim. Benim en kabul edemeyeceğim şey yalan konuşmaktır. AA’nın veri akışı benim görevim değil ki. Bakanlarla görüşmemden ne ima ediliyor anlamadım.”

Ekrem İmamoğlu: “Vatandaşa senin elindeki 20 liranın 5 lirası sahte diyorsun, kimse buna inanmaz”

“Dört zarf, dört oy var. Dört oydan oyları çıkartıyoruz, muhtarlık seçiminde bir sorun yok, ilçe belediyesi meclis üyesi ve ilçe belediye başkanlığında bir şaibe yok. Şaibe bir tek İBB Başkanlığı’na vuruyor. Senin 20 liranın 5 lirası sahte diyorsun vatandaşa, kimse buna inanmaz. Anamızın ak sütü gibi bu seçim tertemizdir. Çaldılar lafının içinde iftira var. Sandıkta görev alan Ak Partili arkadaşlarımıza mı diğer parti üyelerine mi bunu söylüyorsunuz? YSK’nın gerekçesinde de bu yok.

Binali Yıldırım: “Oyları kimin çaldığını bulacak olan YSK’dır”

“Evet oylar çalındı. Oyları kimin çaldığını bulacak olan YSK’dır. Çalmanın ne anlama geldiğini söyleyeyim. Biri cüzdanınızı çalınca polise gidersiniz ve cüzdanım çalındı dersiniz, cüzdanım yer değiştirdi demezsiniz. Eğer benim oylarım CHP adayına yazılırsa oylarım çalındı dersiniz. Evet oylar çalındı. Oyları kimin çaldığını bulacak olan YSK’dır. Çalmanın ne anlama geldiğini söyleyeyim. Biri cüzdanınızı çalınca polise gidersiniz ve cüzdanım çalındı dersiniz, cüzdanım yer değiştirdi demezsiniz. Eğer benim oylarım CHP adayına yazılırsa oylarım çalındı dersiniz.”

AA SORUSU’NA YILDIRIM’IN CEVABI: KABUL EDİYORUM NORMAL DEĞİL, SORUMLUSU BEN DEĞİLİM

İmamoğlu’na Binali Yıldırım, soru soruyor

Anadolu Ajansı’nın o gece haber vermemesi sizin için ne ifade ediyor? Sabaha karşı İstanbul’daki billboardlara “Gönül belediyeciliği kazandı” pankartlarını astırma talimatını kim verdi? Bir de ben hâlâ ‘Çaldılar’ söyleminin muhatabını merak ediyorum.

Binali Yıldırım: Anadolu Ajansı verilerinin kesilmesi normal bir şey değil, kabul ediyorum. Ama sorumlusu ben değilim. Afiş konusunda 25 belediye kazandık. İBB’de 50’den fazla meclis üyesi kazandı. 39 belediyenin 25’ini kazandı. Nüfusun yüzde 65’ni teşkil ediyor.


PROGRAMDAKİ SORULARIN VE CEVAPLARIN TAMAMI

1- Biz bu seçime neden giriyoruz?

Binali Yıldırım: Sizin oylarınız sayılırken bir takım garip işler oldu, şaibe karıştı. YSK da bu durumu değerlendirdi, yenilenmesini değerlendi. CHP bu konuda bize yardımcı olmadı, yenileme konusunda. Keşke oyların tamamı sayılabilseydi. Bu seçimde oylar çalındı. Oylar sayılmaya başlandı. Yüzde 90 sayılsa sonucun değişeceği aşikâr. Onun için oyların sayılmasını çok istedik, maalesef oyların tamamı sayılmadı.

Oyların yer değiştirmesi de çalınması ile aynı anlam taşır. Benim oyum başka bir adaya yazılıyorsa bu çalınmadır, bunun başka bir izahı yoktur.

Küçükkaya: Oylar çalındı iddianızda ısrarlı mısınız?

Yıldırım: Evet oylar çalındı. Yüzde 10’u sayıldı 13 bin 929’a düştü. Geriye kalan yüzde 90 sayılsa farklı sonuç çıkacağı aşikar. Malesef bir dirençle karşılaştığımız için saydıramadık.

Küçükkaya: Oyları kim çaldı sorusu…

Yıldırım: Onu bulacak olan yetkililerdir. Siz yolda gidiyorsunuz birisi cüzdanınızı çekti. Polise gidiyorsunuz ‘cüzdanım çalındı’ dersiniz. ‘Benim cüzdanım yer değiştirdi’ demezsiniz. Oyların yer değiştirildi, bu çalınmadır. Nitekim sayımlarda da bu ortaya çıktı. YSK da bu delilleri dikkate alarak seçimin yenilenmesine karar verdi.

Ekrem İmamoğlu: “Oyların yeniden sayılmasını istedik, CHP kabul etmedi” yanlış bir ifade. TV kanallarının bir kısmı seçim kapanalı 1 saat oldu, oy oranlarını açıkladı. Veri almama kısmı 12 saate yakın sürdü. Oylar 99,8 olduğu andan itibaren veri durdu. Nasıl olduysa ‘Seçimi kazandık’ açıklaması yapıldı.

24 bin 57 ilk tutanağın sayısı. Oy sayımının birkaç aşaması var, 13 bin oya indi gün sonunda.

2- YSK’nın kararı verildi, biz seçmen olarak zarfın içerisine 4 pusala attık. Nasıl olur da 3’ü geçerli 1’i geçersiz sayılır?

İmamoğlu: AA bu veriyi niye kesti. Sayın Yıldırım’ın bir açıklaması yok. Sayın Bakanlarla görüştüğünü ifade etmişti. Niçin 12 saat veri verilemedi. 20 bin 388’e maddi hatalardan sonra inildi. Geçersiz oylarla beraber sayı 13 bin 888’e indi. Sonra AK Parti yetkilileri sondaj yapacağız dedi. Ve 13 bin 729’a indi. YSK bir karar verdi, 24 binden 14 bin 657’ye inen oy oranı. Şu zarf, 4 oy var burada. Oyları çıkarıyoruz. Muhtarlık seçimi aynı zarfta, ilçe belediyesi meclis üyesi seçimi, pırıl pırıl, ilçe belediye başkanlığı seçimi, 25’i AK Parti kazandı. Bu da pırıl pırıl.

Şaibesi Büyükşehir Belediye Başkanlığına dokunuyor. Yani şu 20 TL. Diyorsun ki, ‘Senin 20 TL’nin 5 TL’si sahte’ Buna hiç kimse inanmaz. Bu süreçte çaldılar, kime? Ben de bilmiyorum olmaz. Bu çaldılar lafı olmaz. Kime söylüyorsunuz? AK Partili sandıkta görev alan kardeşlerime mi söylüyorsunuz? İYİ Parti CHP’lilere mi söylüyorsunuz? Mektupta çaldılar diye bir tarif yok. Meydanlarda, caminin önünde çaldılar sözü var.

Yıldırım: Olayları çarpıtmanın gereği yok. 29 bin fark 13 bin 729. Başlangıçta ne kadardı? Kaldı ki Ekrem Bey ilk açıklamasını akşam 21.00’de yaprı. Benim ilk açıklamam 23.25’tir. Kazandık dedim, sayı da vermedim. orada bir hata yok. AA’nın yayına neden kestiği benim işim değil. Bizim orada müşahitlerimiz var. Mazbatalar işleniyor ona göre genel merkezimizden teyit de ediyoruz.

4 pusula meselesine gelelim. Bu tamamen aldatmacadır. 4 ayrı pusula var. Ama itiraz edilen Büyükşehir Belediye Başkanlığı oyu. İlçeler için itiraz var. Maltepe için MHP, Büyükçekmece için AK Parti, Sancaktepe için CHP. Neden tamamını saydırdı? Demek ki orada şüphesi var. İtiraz olan pusula sayılır. Biri niye çalındı gibi işi çarpıtmanın gereği yok.

31 Mart’a takılmayalım. Biz yeniden sayılmasına itiraz etmedik dedi Ekrem Bey. Bu kocaman bir yalan. YSK da ret kararına uydu. Tamamının sayımını asla kabul etmedi CHP.

Bizim istediğimiz ortadaki şüpheler, şaibeler kalksın. İstanbul halkını düşünerek bunu istedik. 23 Haziran’a gidiyoruz. Söylemlerimde hiçbir değişiklik yok. İstanbul’u konuşuyorum, İstanbul’u anlatıyorum.

Biz bir ittifak ile seçime giriyoruz. İki ittifakta kimler var, partiler var.

İmamoğlu: Saat 21.00 gibi açıklama yaptığımız doğru. Yüzde 64’te rakibimizi gösteriyor dedik. TV kanalları Anadolu Ajansı’nın verileri ile hukuksuz bir yayın yapmışlardır. 02.20’de 29 bin 408 verisi artık sonucun değişme şansı kalmamıştır. Bu veriler üzerinden söyledim. 1 Nisan’daki veriler burada.

24 bin 57. İşinize geldiğiniz gibi rakamları uydurmayın. YSK’nın kararında çaldılar yok. Sadece sandık görevlilerine bakıyor. Soyadına, yüzüne bakarak seçmeni tandıklarını söylediler. Yenilenen seçim demokrasi mücadelesi seçimidir. Hakkımızı gasp edenlere karşı verilen bir demokrasi mücadelesidir. Geçmişte beka sorunu var diyenler, bu süreçte hiçbir beka sorunu yok.

3- 31 Mart’ta Binali Yıldırım’a oy verdim ya da sandığa gitmedim. Ben neden İmamoğlu’na oy vermeliyim?

İmamoğlu: 31 Mart akşamını geçelim dedi sayın Yıldırım, geçemeyiz. 31 Mart gecesi AA’nın veri girişi, Yıldırım’ın kazandık demesi, İstanbul ‘Gönül belediyeciliği kazandı’ afişleri ile donatıldı. Biz mücadelemizi verdik. Yüz binlerce görev yapan insan arkadaşımın hakkı var.

YSK’nın böyle içtihadı yok. Bu süreç bir kurgudur. AA ile görüşmedim demek doğru gelmiyor. AA işlerine gelmediği için verileri kesti.

Biz demokrasi mücadelesi veriyoruz. Kul hakkı yiyenlere karşı mücadele veriyoruz. İstanbul’da temiz yönetimin mücadelesini veriyoruz. AK Partili kardeşlerimden de oy istiyorum.

Ben 31 Mart’ta Binali Yıldırım’a oy verdim ya da sandığa gitmedim. Ben neden Yıldırım’a oy vermeliyim?

Yıldırım: Biz açıkça bu seçim sonrası yaşanan olaylara ilişkin hukuk mücadelesi vererek hakkımızı aradık. Biz çok istemedik tekrarlanmasını. Tamamının sayılmasını engellemeseydi CHP, seçim yenilenmezdi. Biz birbirine yakın oy aldık. En son sayım işi bittikten sonra aradaki fark 13 bin 729.

AA ile görüşmedim, görüşsem görüştüm derim. Her şeyi tolere ederim Ekrem Bey, yalana tahammül edemem. Bakanlarla görüşmem sanki algı oluşturulmayı çalışılıyor, her zaman görüşürüm. Neyi ispat etmeye çalışıyorlar? Bakanlar seçim sonucunu mu değiştirdi?

4- (Binali Yıldırım’a) Sosyal medyada 25 yıldır İstanbul’u yönetiyor, 17 yıldır da merkezi yönetim partinizde. Bu vaatlerin neden şimdi yapıldığı tartışılıyor…

25 yıldır biz İstanbul’a çok hizmet verdik. AK Parti belediyeciliği İstanbul’a çok şey kazandırdı. 94’te kişi başına 14 litre şimdi 101 litre su veriliyor.

Atık su arıtma oranı yüzde 9’du, şu anda yüzde 99,5. Yeşil alan 10 milyon metrekareydi, şimdi 62 milyon metrekare.

32.700 yolcu sayısı varken, 4 milyon 505 yolcu.

Su indirime önce karşı çıkıldı İmamoğlu dediğinde…

Su indirimi bizim vaadimizde de var. AK Parti’nin önerisi ile ve ittifakla meclisten çıktı. Ve bizim önerdiğimiz haliyle çıktı.

(İmamoğlu’na) 18 günlük bir belediye başkanlığınız oldu…

İmamoğlu: Ekrem Bey’in yalan konuştuğu cümlesine programa olan saygımdan müdahale etmedim. Ben yalan konuşmam, kimseye de böyle ithamda bulunmam. 6 ilçede yapılan oluşan fark nedir? oluşan fark 469.

Asıl fark geçersiz oylardan. Geçersiz oyları geçerli saydınız. Verdiğimiz vaatleri tek tek yerine getirdik. Ulaşım indirimi vaadimizi kopyaladılar.

20 saniye alacağım var. Tabii ki yapacaksınız. Sayın Cumhurbaşkanı belediye başkan oldu. İyi de bir dönem geçirdiler o zaman. Bunları inkar etmenin anlamı yok. Su indirimi, ulaşım indirimi bizim önerimiz. Biz taahhüt ettik, yerine getirdik. Bence alkışlasalardı, daha makbuldü. Ama kopyada çekseler, zaten öyle olmalıdır.

İmamoğlu Binali Yıldırım’a soru soruyor

Anadolu Ajansı’nın o gece haber vermemesi sizin için ne ifade ediyor? Sabaha karşı İstanbul’daki billboardlara “Gönül belediyeciliği kazandı” pankartlarını astırma talimatını kim verdi? Bir de ben hâlâ ‘Çaldılar’ söyleminin muhatabını merak ediyorum.

Binali Yıldırım: Anadolu Ajansı verilerinin kesilmesi normal bir şey değil, kabul ediyorum. Ama sorumlusu ben değilim. Afiş konusunda 25 belediye kazandık. İBB’de 50’den fazla meclis üyesi kazandı. 39 belediyenin 25’ini kazandı. Nüfusun yüzde 65’ni teşkil ediyor.

KÜÇÜKKAYA’DAN ÇİRKİN USLÜP, MUHATAPLARDAN HİZMET HAREKETİNE HAKSIZ İTHAMLAR

Canlı yayın sırasında 15 Temmuz sonrası Hizmet Hareketi’ne yönelik yürütülen cadı avına ve ötekileştirme diline sarılan sunucu İsmail Küçükkaya, iki adayada hiçbir  hukuku dayanağı olmayan ‘F…ö’ söylemi ve sözleri üzerinden sorular da yöneltti. Özellikle AKP’nin yolsuzluklarının merkezindeki  İBB-TÜRGEV, Ensar Vakfı ilişkilerine yönelik soru ve cevaplarda hem Küçükkaya’nın hem de muhataplar Ekrem İmamoğlu ve Binali Yıldırım’ın hakaretamiz çarpıtmaları oldu.  Binali Yıldırım, masum insanları suçlarken, Sayıştay raporları ile ortaya saçılmış TÜRGEV-İBB, AKP yandaşı vakıflarla AKP’li İBB yönetiminin yolsuzluk ve usülsüzlüklerini savundu. O bölümlerde şu konuşmalar geçti.

YILDIRIM’DAN ‘VAKIFLARA YARDIM’ SAVUNMASI

İBB’nin vakıflara yaptığı yardım iddialarına cevap veren Yıldırım, şöyle konuştu:

“Sayıştay raporunu siz gördünüz mü İsmail Bey? Raporda öyle bir rakam yok. Bu yalan. Yalan olduğu İBB tarafından açıklandı. Memurların açıklamaları yer almaz. Birçok yazılı açıklama yapıldı ama yeterince bu konu duyurulmadı. Öyle bir şey yok. O TV programında biz düzeltmeyi yapınca doğru değilmiş deyip geçiştirdi.

Değerli arkadaşımızın bu konularda daha ilkeli olmasını beklerim. Bu meselelerin doğru olmadığı ortaya çıktı. Bu konularda konuşmaktan zul duyarım. Ben İstanbul’u konuşma isterim. Belediyeler vakıflara nakdi kaynak aktaramaz. Sadece bazı gayrimenkuller verildi. Bu vakıflar yurtlar yapıyor, öğrencilere destek yapıyor. Yaptıkları iş kamu yararı. Nasıl F… gençlerin beynini yıkayıp 15 Temmuz belasını yaptıysa bu vakıflar bu işleri tersine çeviriyor.”

İMAMOĞLU: “İSTANBUL’UN EN BÜYÜK SORUNU YOLSUZLUK”

İmamoğlu: “İstanbul’un en büyük sorunu yoksulluk ve israf. Belki birilerinin canını acıtıyor ama kul hakkı meselesini unutmamamız lazım. Sayıştay denetimi raporunu isterse sayın Yıldırım’a iletirim. Sayın Yıldırım yanıltılmış olabilir, kendisine bilgi verenleri gözden geçirsinler. İstanbul her yere cevap yazan afişler asıyor. Bunu kim asıyor. 23 hazirandan sonra kim gelirse cevabını ona verir. Sadece İBB’ye ait, iştiraklar hariç, bin 810 araç var. 7 personele bir araç düşüyor. Bunu gibi israfı engelleyeceğiz.

Benim F… ile uzaktan yakından hiç temasım yok. Ben siyaset öncesi de eleştirdim. Sayın Yıldırım talihsiz bir laf söyledi vakıflarla ilgili. İBB yurt yapamıyor mu? Esas olan devlettir. Tabi ki vakıflarla iş birliği yapılabilir. Anlık yapabilirsiniz. Ama yurdu belediye yapacak. Bizim vaatlerimiz arasında var. Hepimizin evine kadar girme konusunda işleri oldu. Bu nedir ya? İBB olarak okullara destek verip yurtlar yapacağız. İşimiz bu… Belediye başkanlığımda bir binanın boş olduğunu gördük, kapısını kırarak teslim adlık. Biz devletine inanan, güçlenmesine inana bir anlayıştan geliyoruz. Temiz vakıflarla çalışacağız.”

YILDIRIM: “DETERJANLA YIKAYARAK MI KARAR VERECEĞİZ”

“Temiz vakfı deterjanla yıkayarak mı karar vereceğiz. Temiz vakfın kararını kim verecek? Belediyeler bu kuruluşlara nakdi destek olamaz. Vakıflara destek olmak yanlış bir şey değil. Sizin yapamadıklarınızı yapıyorlar. İnsanları bir araya getirip kaynaşmasını sağlıyorlar. Burada algı operasyonuna gerek yok. Zaten belediye açıklamasını yaptı. Memnun oldum F… açıklamasına 15 Temmuz’da yakından yaşadık bunu. Bu F…. ile mücadele devam edecek ama hukukun içinde kalarak devam edecek. Bizi ilgilendiren ihanet kısmıdır. Onlar da mahkemelerde hesap veriyorlar.”

İSTANBUL İÇİN PROJELER

Binali Yıldırım: “İstanbul Avrupa’nın 13. Büyük ekonomisi. Gelen turistin 1/3’ü İstanbul’a geliyor. Biz yapacağımız projeler ile 500 bin istihdam sağlayacağız. Tuzla’da 160 biyoteknoloji fabrikası kurularak 50 bin istihdam sağlayacağız. Teknoloji üssü kuracağız. Büyük datanın işlenmesi, yapay zeka merkezi olarak gençlerimiz burada çalışacak. Biz alt yapı getireceğiz, gençler fikirlerini getirecek. Burada 24 bin istihdam sağlanacak. Pendik’te teknoloji geliştirme merkezi kurup 50 bin istihdam sağlayacağız. Atatürk Havalimanı millet bahçesi, fuar ve kongre merkezi olacak. Amacımız 50 milyonluk fuar turizminden istifade edelim.”

Ekrem İmamoğlu: “Şunu düzelterek başlamak istiyorum. Ben temiz vakıflara vereceğim demedim iş birliği yapacağım dedim. 15 vakfa 308 milyonluk değeri vermek başka. Bana istediklerini sorabilirler. Bu şehirde 350 bin genç var. Bu şehirde 2 üniversite mezunundan biri işsiz. Burada aşacağımız şey kesinlikle israf.

Bu şehrin parasını israftan çevireceğiz. İBB desteğini eğitim, geçim, sofra destek paketleri yapacağız. 4 aileden biri bu şehirde açlık sınırında. Açlık sınırındaki ailelere 2020 liraya kadar destek vereceğiz. Okullarına yemek getiremeyen ailelerin çocuklarına kumanya desteği vereceğiz. Bölge istihdam ofislerimizde katılanlara iş desteği sunacağız. 12 yaş altına ulaşım ücretsiz olacak.”

– Küçükkaya: “Vatanını seven Kürt kökenli bir seçmen olarak size neden oy vermeliyim?”

İmamoğlu: “Ben yoksulluk derken benim vatandaşım diyorum. Partizanlığı bu şehirde sökeceğiz. Partiler bizim için hizmet aracı. Bunu n içinde AK Partili, MHP’li, HDP’li hemşerim de var. Partizanlık büyük sorun bu ülkede. Biz bu milleti eşitlemeye geliyoruz. Barış, özgürlük, eşitlik mahalleden başlar. Sonrasında ilçede, sağlarsak bu şehirde kimsenin sorunu kalmaz. Partizanlığın yok edilmesi için sadece ben değil Sayın Yıldırım da mücadele etmeli.”

Aynı soruya Yıldırım şu şekilde cevap verdi:

“16 yıldır ülkede hizmet veriyorum. İnsanların etnik kökeni ve inançlarına bakmayız, herkese aynı hizmeti götürürüz. Kampanyada particilik vardı. Seçim biterse hizmet yaparsınız. Ekrem bey İzmir’e gidip neler yaptığımı gördük. İZBAN’ı CHP ile beraber yaptık. Partizanlık asla bizimle telaffuz edilmez, bunu şiddetle reddederim. Ülkenin her yerine hizmet götürdük. Vatanın her köşesinden İstanbul’a gelmiş, 15 milyon İstanbulluya hizmet için varız. İstanbul’da yapılan hizmet asla israf değildir. BEN İDO Genel Müdürlüğü yaptım. 4,5 yılda İDO’yu kendi sınıfında bir numara yaptım.”

“NE VAAT EDİYORSUNUZ?”

– Ekonomide sıkıntılı süreçten geçiyoruz. İşsizlik ciddi problem haline gelmiş. İstanbul gibi dünya metropolü kent yoksulluğu gibi bir kavramla karşı karşıya gelmiş. Siz seçilirseniz ne yapacaksınız?

Binali Yıldırım: Tabii ki ekonomik sıkıntı çekiyoruz. Bu da insanların hayatına öyle ya da böyle yansıyor. Bu yükü hafifletmek için birçok vaadimiz var. İstanbul Avrupa’nın 13. büyük ekonomisi. İstanbul ihracatı 72 milyar dolar. Milli gelirin 236 milyar dolarını karşılıyor. 5 yıl içerisinde yapacağımız projelerle 500 bin istihdam sağlayacağız. Tuzla’da mesela bioteknoloji vadisi kuracağız, 50 bin kişiye istihdam sağlayacağız. 160 bioteknoloji fabrikası yapacağız. Buradan 27 milyar ekonomiye katkı sağlayacağız. Ayrıca bir teknoloji üssü kuruyoruz. Burada big data dediğimiz büyük verinin işlenmesi. Burada gençler istihdam edilecek. Altyapısını hazırlayacağız, fikir getirecekler. onların akıl terini üretime dönüştüreceğiz. Pendik’te teknoloji geliştirme bölgesi.Burada firmaların AR-GE’leri olacak. Bunun örneği Rotterdam, Singapur’da var. Bu modeli İstanbul’a getireceğiz. Burada 50 bin istihdam öngörüyoruz. Atatürk Havalimanı hem millet bahçesi hem de fuar ve kongre merkezi olacak. Avrupa’daki 50 milyonluk fuar kongre turizminin yüzde 10’undan istifade edelim ve şehrimize katma değer sağlayalım. Bu da 40 milyarlık bir katkı..

– (Ekrem İmamoğlu’na) Siz seçilirseniz ne vaat ediyorsunuz?

Ekrem İmamoğlu: Ben temiz vakıflara vereceğim demedim, işbirliği yapacağım dedim. Vakıftan bahsederken her şeyi sayın Yıldırım’a daha önce ziyaret yapmış birisiyim. Her şeyi konuşmaya hazırım. Bana her şeyi sorabilirler, bir büyük olarak sorabilirler. Bu şehrin yoksulluğu var. Üç gençten biri işsiz. 350 bin genç var okutamamışız, meslek sahibi yapamamışız, iş de bulamamışız. Yüzde 15’i aşmış işsizlik oranı var. Bu belediyenin parasını israf ettirmeden, tasarrufla değere dönüştürüp öncelikle bu şehrin yoksulluğu ile mücadele etmek. Ucuz ve sağlıklı gıda, ulaşımda indirim, suda indirim. Eğitim, geçim, evlilik, sofra, işsizlik destek paketiyle mevcutun beş katına çıkaracağız. 4 aileden birisi bu şehirde açlık sınırı altında. 2 bin 20 liraya kadar bu sınırın altındaki ailelere maddi destek sunacağız. Evin kadınına sunacağız. Ouklarına yemek getiremeyen ailelerin çocuklarına kumanya desteğimiz var. Biz işsizimizin yanında olacağız. Bölge İstihdam Ofisimize kayıt yaptıran 200 bin işsiz gencimize iş bulacağız. Ücretsiz ulaşım desteği sunacağız. 25 yaş altı öğrenci olmayan gençlere yüzde 40 indirim yapacağız.

KÜRT SEÇMEN-PARTİZANLIK TARTIŞMASI

– Mesela İstanbul’da yaşayan Kürt kökenli Türkiye Cumhuriyeti’ne aşık bir kardeşinizim. Kime oy vereyim? Beni ikna edin.

Ekrem İmamoğlu: Ben Kürt kökenli vatandaşımın çocuğu mu, Türk kökenli mi diyorum. 16 milyon İstanbul’dan bahsediyorum. Sayın genel başkanıma ‘Efendim ben İstanbul ittifakının adayı olmak istiyorum’ dedim. Partizanlığı bu belediyeden söküp, atacağız. Bunun içinde AK Partili, Saadet Partili, MHP’li elbette HDP’li hemşehrilerim var. Partizanlık bu ülkenin en büyük düşmanlarından biridir. Terör ön büyük sorundur peşinden partizanlık geliyor. Biz bu milleti barıştırmaya geliyoruz, eşitlemeye geliyoruz. Bağcılar’daki çocukla Kadıköy’deki çocuğu eşitlemeye geliyoruz. Ben bu çocuklardan bahsederken kökenini mi söylüyorum. Hepsi benim çocuğum. Biz mahallede demokrasiyi, semtte, ilçede, büyük şehirde sağladığımızda hiçbir sorun kalmaz. Gönül belediyeciliği ile afişler niye asıldı dedim. Bana 25 tane belediyenin kazanıldığını söylüyor. Partizanlıkla sadece ben değil sayın Yıldırım da mücadele etmeli. Ben özgürüm, 16 milyon insandan oy alıp belediye başkanı olacağım.

Binali Yıldırım: Biz hizmet yaparken İstanbul’da ve Türkiye’de. İnsanların etnik kökenlerine, inançlarına bakmayız. İnsanlarımıza hizmet götürürken herkese aynı hizmet götürürüz. Particilik seçimlerde kampanyada parti vardır. Kampanyada partimizin söylemlerini dillendirirsiniz, seçim bittiğinde rozetinizi çıkarıp hizmet yaparsınız. Biz partizanlık yapıyorsak, adres bizeyse bunu şiddetle reddederim. İzmir’in toplu taşıması İZBAN’ı CHP belediyesiyle beraber yaptık. Çevre yolunu, Konak tünelini yaptık. İzmir-İstanbul yolunu yapıyoruz. Süre 2,5 saate düşecek. Partizanlığı şiddetle reddederim. 81 vilayetten İstanbul’a gelen bütün hemşehrilerimize 780 bin kilometrekare vatan toprağının her köşesinden İstanbul’a gelmiş, burayı evi, işyeri yapmış, çocuklarının geleceğini düşünen 15 milyon İstanbulluya hizmet için varız. İstanbulluya yapılan hizmet asla israf değildir. İstanbul’a 1994’den beri hizmet ediyorum. İDO Genel Müdürü yaptım. 4,5 yılda İDO’yu dünyada kendi sınıfında 1 numara yaptım.

MAL BEYANI AÇIKLAMASI

– Her ikinizden mal varlığı beyanınızın açıklanması isteniyor. Başkan seçilirseniz mal varlığı beyanında bulunur musunuz?

Binali Yıldırım: Mal varlığı beyanından bulunmak bizim keyfimizde değil. Mecbursunuz buna. Ben 16 yıldır mal varlığı beyanı veriyorum. Her sene de değişiklik olursa yeniliyoruz. Kamuoyuna açıklama diye bir adet yok. Benim açımdan hiçbir sakıncası yok. Çocuklarımın da hiçbir koruması yok. Onların ki de kamuya açık. Biz hiçbir şekilde mal varlığımızla geçmişimizle her zaman hesap verdik. Bundan sonra da vermeye hazırız.

Ekrem İmamoğlu: Sayın Yıldırım’ın açıkladığı gibi kamu görevlisi olmamızdan dolayı mal beyanımızı veriyoruz. Hatta İBB başkanı seçildikten sora da beyan etmiştim. Yeni bir siyasi dönem yeni bir süreç şeffaflık katılımcılık… Başkan olmak, milletvekili olmak bir meslek değil. Bunlar görev. Ama erdemli ahlâklı hesap vermek noktasında dürüstlüğümüz ortaya koymak adına bu önerinizi Sayın Yıldırım gibi zevkle kabul ediyorum. Ama ailece olmalı. Bunu beyanında bulunmak yarındaki kaygıları çözüme kavuşturmak gibi olur.

– Kadının toplumsal hayatta güçlendirilmesi meselesi çok önemli. Her ikiniz de eşinizle geldiniz. Kreş mesela.

Binali Yıldırım: Kadının iş hayatına katılması, toplumda daha etkin yer alması son 16 yıla bakarsanız ciddi artış var. Yüzde 21’di yüzde 34’e çıktı. Siyasette de artış var ama istediğimiz düzeyde değil. Üniversitelerdeki kız öğrencilerin sayısı erkeklerden fazla. Öğretmenlerin sayısı erkeklerden fazla. Asıl bizim yoğunlaşmamız gereken kısım ev kadınlarımız. Ev kadınlarımızın iki türlü sorumluluğu var hem çocuklara hem ev işlerine bakıyorlar. Onların da sosyalleşmeye ihtiyaçları var. Onların el emeği göz nuru emeklerini değerlendireceğiz. Her aileye bin lira katkı sağlayacağız. İstanbul’un 300 mahallesinde kreş yok. Ev kadınları çocuklarını rahat bir şekilde gözü arkada kalmadan bırakacak, dışarı çıkacak tekrar gelip oradan alacaklar. Bu vaadler Ekrem Bey’de olabilir. Bunlar belediyenin sosyal vaadleri diyorum. Mesela Ekrem Bey, Beylikdüzü’nde kreş vaadi vermiş. Zannediyorum 11 tane vermiş. Sadece bir tane yapabilmiş. Keşke 11’ini de yapmış olsaydı ne güzel olurdu. Önemli olan vaadi vermek değil yerine getirmektir. Siyasetçinin kalitesi oradan ortaya çıkar. Ben hiçbir vaadimi karşılıksız bırakmadım.

Ekrem İmamoğlu: Siyasi kalitemiz konusunda bir yorumda bulundu. Bu hoş bir yorum değil. Beylikdüzü halkı ortaya koyduğu takdirle net bir refleks ortaya koymuştur. Bugün vaat verme konusu bize aittir. Sayın Yıldırım’a şunu söylemeye çalıştım. 25 yıla yakındır 15 yıl da AK Parti olmak üzere yönetimdesiniz zaten. Siz bir şey yapmamışsanız ve bugün bunları vaat haline getirdiyseniz sevindirici. Bizim vaatlerimize eşlik ediyor oluşu mutlu edici. Bunu eleştirmem. Biz hızlıca 150 kreş açacağız. En fazla çocuk sayısı olan ve kreşi olmayan mahallelerde açacağız bunu. Kadın emek ofisleri satın alma garantisiyle çalıma hakkı tanımak.. Annelere 0-4 yaşa arası bebekleriyle ücretsiz ulaşım hakkı tanıyacağız. Bütün sosyal tesislerinden yüzde 40 indirim sağlayacağız.

ÇARPIK KENTLEŞME – İSTANBUL’A KİM İHANET ETTİ?

– İstanbul’un başbaşa kaldığı çarpık kentleşme, betonlaşma, deprem alanları kalmamış, AVM olmuş, rezidans olmuş. Nasıl çözeceksiniz Ekrem Bey?

Ekrem İmamoğlu: istanbul’un yönü yok. Gittiği yer ile ilgili bir tanım yok. Kaç milyon olacak İstanbul? İstanbul şehrinin yönünü çizeceğiz. İlk 1 yıl içerisinde mevcut durumu belirleyeceğiz. 2030 ve 2050 hedefleri. İstanbul’un kırsal kent planlaması önemli. Yeşil alan konusunda İstanbul Türkiye ve dünyanın en sıkıntılı metropollerinde birisidir. Biz 15 vadide yaşam vadisi açıkladık. Bizim 30 milyon metre karelik bu şehre katma konusunda bütün toplumla anlaştık. Bu şehri yönetenler, 25 yıldır bu kenti yönetenler ‘bu kente ihanet ettik’ cümlesini ben söylemedim. Bu şehrin birçok ilçesinde yeşil alanların yok edilerek, imara açılması. Özellikle deprem toplanma yerlerin yok edilmesi. Bu şehrin değişmez kurallarını var edeceğiz.

Binali Yıldırım: Yeşil alan bir şehir için önemli. Birisi şehrin enfes alması. Bizim de 20 tane yeşil koridor projemiz var. Buralar dere vadisi. Bu dereleri ihya edeceğiz. 37 milyon 500 bin metrekare ilave alan kazanmış olacağız. Buradan da yatayda millet bahçelerine geçiş olacak. Her mahallede 200 metre mesafede çocuk parkı olacak. Sonra semt parkları ve sonra millet bahçeleri. Hem yeşil alanları artıracağız hem de depremde geçici barınma alanları olarak kullanacağız. Bunu yapınca İstanbul’un kişi başı yeşil alanı 10 metrekarenin üzerine çıkmış olacak. Dikey yapılanma kötü bir şey. İlçeler bazında bir inceleme yaptım. 22 ilçede yoğunlaşmış 18 tanesi CHP’li belediye.  4 tanesinde AK Partili belediyeler var.

– Gençler konusunda ne yapacaksınız? Bunun içerisine engelli kardeşlerimizi katarsanız çok memnun olurum.

Ekrem İmamoğlu: Bu şehir çocuk kenti ve genç kenti. Bizim 0-4 yaş arası çocuk sayısı 1 milyon 200 binin üzerinde. Kreşle başladığımız o seferberlik süreci gençlerin üniversite eğitimleri bittikten sonra meslek edinme ve hayata katılma konusuna varıncaya kadar takip edilmesi gereken bir süreç. Gençlere yüzde 40 indirim. Üniversite bursu. 75 bin öğrenciye 8 ay boyunca 400 lira. 12 kadın 8 öğrenci yurdu. 10 adet dünya dilleri merkezi, 10 adet gençlik merkezi. Dünya dillerini öğrenen insanlar daha hızlı iş sahibi oluyor. Spor arenaları. Gençler İstanbul’dan başka şehirlere kaçmayacak. 230 milyon dolarlık bir beyin göçü tarifi yapılıyor. Bizim gençlerimiz hayallerini İstanbul’da kuracak. 350 bin gencin Ekrem abisi olmaya geliyorum. Erişelebilir bir kent olacak. Bu kent engelliler için engeller taşıyorsa o zaman bu kentin vicdanı yoktur. Engelliye biz bakayacağız. 10 adet alzheimer bakım evi. Yaşam boyu öğrenme evleri. Yaşlılara acil durum bilekliği. Aktif yaşlanma programını devreye sokacağız.

Binali Yıldırım: Gençler benim kankam. Onları kankam olmaya davet ettim çok güzel tepkiler aldım. 10 GB ücretsiz internet erişimi alacaklar. Müzeler ve tiyatrolar bütün gençlere ücretsiz olacak. Evet belediyelerin. Öğrencilere kırtasiye desteği var. Öğrencilere kırtasiye desteği. Amatör spor kulüplerine 100 bin liralık tutarında destek vereceğiz her yıl. Şu anda bunun onda biri veriliyor. Spor tesislerinden gençler ücretsiz yararlanacak. Motosikletle geçişler her iki köprüden bedava olacak. Üniversiteye hazırlanan, yani liseden mezun öğrencilik vasfını kaybetmişlere de bu ulaşım indiriminden onlar da yararlanacaklar. İşsizlik maaşı alanlara toplu ulaşım desteği vereceğiz. Öğretmenler bütün toplum ulaşımından bedava yayınlanacak. Gençlere bursu yazmadım. Çünkü belediyeler burs veremiyor. Veriyordu esasında. CHP konuyu Anayasa Mahkemesi’ne götürdü ve belediyelerin burs vermesini artık imkansız hale getirdi. Ekrem Bey nasıl burs verecek merak ediyorum, veremez. Ama Ankara ile beraber iki parti anlaşırsa bunu çözebiliriz. Önce bu engelin aşılması lazım. Ekrem Bey’in daha önce beyanatı var İstanbul, Ankara’dan yönetilmeyecek diye, o da ayrı bir husus.

ULAŞIM VAATLERİ- DEPODA ÇÜRÜYEN TRENLER

– Ulaşım meselesinde ne vaadediyorsunuz?

Binali Yıldırım: Ulaşım benim işim tevazuya lüzum yok. Türkiye’nin her tarafını bölünmüş yolla donattık, havayolunu halkın yolu yaptık. İstanbul’un birinci derdi ulaşımı. Marmaray, Üçünkü Köprü, Avrasya Tüneli, Kuzey Marmara Yolu, Osmangazi Köprüsü’nü, dünyanın en büyük havalimanını yaptık. Biz 2024’e kadar insanların trafikte yarım saat kazanmalarını sağlayacağız. Baba evine yarım saat önce gidecek. Yapacağımız raylı sistemleri. 518 kilometreye çıkaracağız. Her yıl minimum 50 kilometre raylı sistem yapacağız. Metroların payı süre sonunda yüzde 48’e çıkacak. Bugün yüzde 18. Yüzde 30 artmış olacak. Burada ciddi yarıtım var. Ankara metrolarını, İzmir İZBAN’ını yaptık. Edindiğimiz tecrübelerle bunu kolayca yapabiliriz. Bilmiyorum Ekrem Bey Marmaray’ı kullandı mı? Yakın zamanda Marmaray’ın banliyo hattını yaptık. Bu şekilde ciddi anlamda metrobüste biraz rahatlama oldu. Ama asıl metrobüsü rahatlacağımız şey Beylikdüzü’nden Söğütlüçeşme’ye giden hattı otonom ve akıllı araçlarla değiştireceğiz, kapasiteyi yüzde 50 arttıracağız. Bu güzergahta bir otoyol daha yapacağız. Kuzey Marmara ile TEM arasında olacak. Levent’tle Mahmutbey arasındaki metroyu bu sene sonu açmış olacağız.

İsmail Küçükkaya: Depolarda çürüyen metrodan bahsedilmesi.

Binali Yıldırım: Külliyen yalan. Bakanlık açıklama yaptı.

İsmail Küçükkaya: Sayın İmamoğlu buyrun ulaşım konusunda ne yapacaksınız?

Ekrem İmamoğlu: Servis işinde tahdidi biz vaadettik. Şu anda vekaleten benim başkanlığım döneminden sonra vali bey var. Büyükşehir belediyesi süreci bizim sürecimizde. Biz bütün aktörleriyle beraber çalışacağız. Az önce ulaşım indirimlerini söyledik. İBB sorumluluğunda. Hiçbirisi bizim halk otobüslerine, şirketlere mal edilmeyecek. Biz şehir içinde kalan gişelerin şehir dışına aktarılması konusunda fizibilite çalışmalarını değerlendiriyoruz. Sayın Yıldırım ‘benim işim’ dedi saygıyla karşılıyorum. Sanki sayın Cumhurbaşkanı ve yetkililere haksızlık yaptığını düşünüyorum. Ama İstanbul’u halledemediler. Durakta bekleme süresi 20 dakikayı aşan bir kent. 1 saati aşan yerler var. Günde 91 dakika trafikte geçiyor. İstanbul’u bütünleşik olarak biz çözeceğiz. Evet ben Marmaray’dan geçtim, çok teşekkür ediyorum. 70’lerde fizibiletisi başlayan bir proje çok teşekkür ederim. 2004’de 45 kilometre aldıkları metro hattı 170 kilometreye oluştu. Sadece senede 8,5 kilometre yaptılar. Beylikdüzü metrosu hala biliyor. Deniz ulaşımı yüzde 10’lardan yüzde 3’lere düştü. Bu şehirde 500 kilometre bisiklet hattını, yaşam vadilerinden, fünüküler hatlarıyla destekleyeceğiz. TEM’de kuracağımız megabüsle metrobüs hattını rahatlatacağız.

SON SÖZLER

Ekrem İmamoğlu: Buradan çıkışta kendisi de uygun görürse iki hanımefendinin beraber olduğu bir fotoğrafı vermek isterim. Bu şehrin kucaklaşmaya ihtiyacı var. Adayların dışında üretilen dilleri bir kenara bırakalım. Belediye tesislerinde alkol olacakmış. Ben 9 tane tesis açtım hiçbirinde alkol yok. Bu şehir akılla bilimle bir arada barış içinde elit paylaşarak katılımcılığı hakim kılarak muazzam bir kent var edeceğiz. Benim en büyük ekibim 16 milyon İstanbullu. Adil bir kent var etme konusunda çabamızı gösteriyoruz. 23 Haziranda herkes sandığa gitsin.

Binali Yıldırım: İstanbul müjdelenmiş bir şehirdir. 15 milyon 67 bin nüfusu vardır. İstanbul’un ilk defa geçen yıl 60 bin nüfusu azaldı. Anadolu’da alt yapıyı çok güzel yaptığımız için vatandaşlarımız dönüyor. İstanbullulara söyleyeceğim şudur. 16 ülkeme dolu dolu hizmet yaptım. Bu şehir beni 11 yaşındaki Binali’den Binali Yıldırım yaptı. Beni Binali Yıldırım yapan bu şehre çok güzel hizmetler yapmaya hazırım. Daha önce yaptıklarımı yeni yapacaklarımla taçlandıracağım. İstanbul’un ulaşımını 5 yıl içinde çözeceğim. Deniz taşımacılığını aktarmada bedava yapıyoruz. Son sözüm vatandaşlarıma İstanbul’da herkes sandığa gitsin. Sözlerini 23 Haziran’da söylesinler diyorum. Ekrem Bey’i çaya davet ediyorum.

YAYIN SONUNDA AİLE FOTOĞRAFI

Yayın sonunda İmamoğlu ve Yıldırım birlikte aile fotoğrafı verdiler.

YILDIRIM, İSTANBUL YERİNE İZMİR’İN SU ve KANALİZASYON VERİLERİNİ PAYLAŞTI

Binali Yıldırım, İstanbul’da 25 yıldır AKP’nin belediyecilik yaptığı sorusu üzerinden konu tartışılırken, elindeki bazı icraat dosyalarını paylaştı. Bu paylaşım sırasında İstanbul yerine İzmir’in (Binali Yıldırım’ın bir önceki yerel seçimde aday olup kaybettiği) su kanalizasyon verilerini paylaşması programa damgasını vurdu. Yıldırım, İsmail Küçükkaya’nın ‘İzmir’de yarışı kaybettiniz, İstanbul’da da geride bitirdiniz’ sorusunda bocalayarak tereddüt etti.

 

Ekrem İmamoğlu ile Binali Yıldırım’ın ortak yayını adayların kendi sosyal medya hesaplarından da canlı yayınlandı. Yayının sona erdiği an itibariyle Ekrem İmamoğlu’nun twitter hesabında 5 bin 197 yorum, 9 bin 827 retwit, 53 bin 594 varken, Binali Yıldırım’ın twitter hesabında 3 bin 114 yorum, 10 bin 184 retwit, 22 bin 234 beğeni yer aldı.

Ekrem İmamoğlu’nun yayınında işitme engelliler için simültene tercüme yapılırken, Binali Yıldırım’ın yayınında ‘ekran başına’ çağrısı ve Başbakan ibareleri dışında bir not yer almadı.

 

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin