Hem dolandırıcı hem kumpasçı… ‘Şike’nin hayalet abisi

YORUM | MEHMET TAHSİN

Geçen yazıda “Cemaat uzmanı” diye Havuz Medyası kanallarına çıkarıldıktan sonra Gülen Cemaati aleyhine açılan kritik davaların gizli tanığı yapılan Tamer Barış Terkeşli isimli dolandırıcıyı ele almıştık. Şimdi de cemaatin kumpas kurmakla suçlandığı davalardan biri olan Şike davasında, bu dolandırıcının rolünü yazacağım.

***

3 Temmuz 2011 günü Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın da aralarında bulunduğu 40’a yakın kişi şike yaptıkları iddiasıyla gözaltına alındı. Operasyon, polisin 8 aylık teknik ve fiziki takibi neticesinde Türkiye’nin 15 şehrinde eş zamanlı olarak gerçekleştirildi. Özel Yetkili İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen dava, 1 yıl sonra karara bağlandı. Yargılanan 93 sanıktan 48’i çeşitli cezalar alırken 45’i beraat etti. 17 Ocak 2014 tarihinde Yargıtay bu cezaların bir kısmını onadı, bir kısmını da bozdu.

17 Aralık sürecinde yeniden yapılanan AKP yargısı, Şike dosyasını yeniden açtı ve 9 Ekim 2015 tarihinde İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan tüm sanıklar hakkında beraat kararı verildi. Karara itiraz edildi ve dosya Yargıtay’a taşındı. Temyiz incelemesi halen devam ediyor.

Bu arada her ne kadar ‘bağımsız’ Türk yargısı ‘şike yoktur’ dese de Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi (CAS) Trabzonspor’un başvurusu üzerine şikenin yapıldığına karar verdi. 

Küçük bir not daha: Geçtiğimiz günlerde Dünya Kupası’nın Katar’a verilmesi soruşturması kapsamında gözaltına alınan UEFA eski başkanı Michel Platini’nin Türkiye’deki şike soruşturması kapsamında bir kulübün yöneticisinden 10 milyon € rüşvet aldığı iddia edildi. Platini’nin Fenerbahçe’nin dosyasını sümen altı ettiği söyleniyor.

2011’de yapılan şike yargılaması halen tamamlanmış değil. Buna rağmen AKP yargısı 2011 şike operasyonunun Fenerbahçe’ye yapılan bir kumpas olduğu iddiasıyla emniyet, medya ve bazı yargı mensupları hakkında 1 Aralık 2016’da iddianame düzenledi, bir kısmı tutuklu onlarca kişi yaklaşık 3 yıldır yargılanıyor!

***

Bu soruşturma dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcı vekili Fuzuli Aydoğdu tarafından yürütüldü. Zaman Gazetesi’ne kayyım atanmasında da başrolde olan Savcı Aydoğdu’nun, kayyım atama gerekçelerinden biri de 2011 Şike soruşturmasının Zaman’da yapılan bir toplantı ile başladığı iddiasıydı. Çağlayan adliyesinde cemaat operasyonlarında gösterdiği başarı (!) nedeniyle Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Genel sekreterliğiyle ödüllendirildi.

Fuzuli Aydoğdu

‘HAYALET ABİ’ ŞİKE’DE DE BAŞROLDE

İşte bu davanın esas oğlanı, önceki yazıda ele aldığımız Adanalı Parsadan olarak bilinen Tamer Barış Terkeşli idi! Her dosyada farklı bir isimle boy gösteren Terkeşli bu dosyada da Gizli Tanık Güneş olarak karşımıza çıkıyor. Terkeşli’nin ifadelerine ve medyaya verdiği röportajlara bakınca birçok dosyada farklı isimlerle yer alan gizli tanıkların aslında aynı kişi olduğunu kolayca anlayabilirsiniz. Aynı ifadeyi bazen Kasırga, bazen Bulut, bazen de Güneş olarak veriyor. Sözgelimi Ankara 4. ACM’de devam eden Çatı davada verilen ifadelere bakılırsa hem Bulut hem de Kasırga olarak ifade vermiş görünüyor. Her neyse biz konumuza geri dönelim. Adam Adana’da yaşıyor ama her şeyi biliyor!

Terkeşli’ye göre Zaman Gazetesi’nde yapılan çok gizli bir toplantıda cemaat Fenerbahçe’yi ele geçirme kararı almış! Akabinde 2011’deki şike operasyonu yapılmış.

Terkeşli, nam-ı diğer Gizli Tanık Güneş, 22 Şubat 2016 tarihinde (Zaman’a kayyım atanmadan sadece 1 hafta önce) savcılıkta verdiği ifadesinde, Zaman Gazetesi binasında düzenlenen ‘gizli’ bir toplantıdan bahsediyor. Bu sahtekarın iddiasına göre Zaman Gazetesi’nde yapılan toplantıya katılan Şerif Ali Tekalan, Suat Yıldırım, Mehmet Ali Şengül, İlhan İşbilen ve Hidayet Karaca, Fenerbahçe’yi nasıl ele geçirecekleri konuşmuşlar.

Gizli tanık ifadelerinin hiçbirinde toplantının hangi tarihte yapıldığına dair bir bilgi yok. Hangi tarihte gelmiş, kiminle gelmiş, yapıldığını iddia ettiği toplantıya hangi sıfatla katılmış belli değil. Muhtemelen ezberletilmiş ifadelerin dışında hiçbir delil yok. Savcılık, anlattıklarını doğrulayacak hiçbir araştırma yapmamış.

Gizli Tanık Güneş, sözde yapıldığını iddia ettiği o toplantıda konuşulanları gayet net ve detaylı olarak hatırladığı görülüyor.


İşte olmayan toplantıda konuşulduğu iddia edilen hyali ifadeler:  

Şerif Ali Tekalan Suat Yıldırım’a “federasyon ile ilgili durum nedir?” diye sordu.

Suat Yıldırım, “içeriden de bir temizliğin yapılması bekleniyor. Türk Futbolunun ilerlemesi anlamında iyi olur. Radyomuz var. Televizyonumuz var. Gazetemiz var. Derneklerimiz var. Her alanda varız ama en popüler saha olan futbolda biz neden yokuz. Bu çok büyük bir eksiklik değil mi? Berlusconi İtalya’da bir futbol kulübü başkanıydı. Futbol sayesinde mafya olduğu bilinmesine rağmen futbol onun geçmişini sildirdi ve daha ileriye taşıyarak Başbakan yaptı” dedi.

Aziz Yıldırım için de “Aziz Yıldırım inanılmaz bir kitleye hitap ediyor. Fenerbahçe taraftarları aynı bizim gibi kendi aralarında kenetlenmiştir. Ayrı bir sivil toplum örgütü, bir demek bir teşkilat gibi çalışırlar. Emniyetteki arkadaşlara söyleyelim. Şike yasası çıkıncaya kadar bir şablon oluştursunlar ve bu kişiler hakkında önleme dinlemesi yapsınlar ki her şey önümüzde hazır dursun.” dedi.

Şerif Ali Tekalan, Hidayet Karaca’ya, “biz yapacağımız her infial oluşturacak olayda önce toplum dinamiklerini etkileyecek algı operasyonlarını oluştururuz” dedi.

İlhan İŞBİLEN, Şerif Ali Tekalan’ı dinledi ve “bu yapılacak olanın bizim tarafımızdan yapılacağını kamuoyu söyleyecektir. Bunu da cemaat yaptırdı diyeceklerdir. Bu da bizim aleyhimize olabilir. Bunun önlemini almak gerekir. Biz daha önce den Balyoz ve Ergenekon operasyonlarında hâkimi veya savcıyı ayaklarını yollamamıza rağmen alamıyorduk. Şimdi bir paşayı benim çaycım kulağından tutup getirebiliyor. Bunları da rahatlıkla yapabiliriz” dedi.

Şerif Ali Tekalan daEmniyet somut belgeler ile bunu ortaya koyar biz de televizyon ve gazetemize anında servis edersek ve hatta operasyon yapılacak kulüplerin karşısındakiler de desteklenirse daha da etkili olur” dedi ve Recep Tayyip Erdoğan’ı kastederek, “Tayyip Erdoğan Fenerbahçeli, onun tepkisi ne olabilir diye oradakilere sordu. Aziz Yıldırım’ı pek sevmez. Bir sıkıntı olacağını sanmıyorum” şeklinde konuştu.

Mehmet Ali Şengül araya girerek, “Emniyetteki arkadaşlara söyleyelim. Bu konuda iyi çalışsınlar. Bizi eldeki belgeleri ile desteklesinler. Biz de bunu halka anlatırız. Bu şekilde enforme edilirsek daha verimli olur. Bu yapılan operasyon bizim beklentilerimizden daha büyük hayırlı etkilere sebep olacaktır. Bu olayla hiçbir şey gözden kaçırılmaması gerekir. Zaten halk tarafında da şike olduğuna dair bir kanaat mevcuttur” dedi.

Ekrem Dumanlı sonradan odaya girdi. O geldiğinde de bu konular konuşuluyordu. Bu konuşmada Şerif Ali Tekalan, Suat Yıldırım’a ve Mehmet Ali Şengül’e de çok önem verdi.


İfadede adı geçen isimleri, bu satırları okuyanların çoğu iyi tanır ve futboldan ne kadar uzak olduklarını da az çok bilir. Bu isimlerin bazılarına ulaşıp böyle bir toplantının olup olmadığını sordum. Tabii ki böyle bir toplantı olmadı ve böyle bir konu da hiçbir zaman gündemimize gelmedi dediler.

Adı geçenlerden Prof. Dr. Şerif Ali Tekalan, bu iddiaları 17 Ocak 2017’de kamuoyuna yazdığı bir mektupla yalanlamıştı.

Halen tutuklu eski milletvekili İlhan İşbilen, mahkemede verdiği ifadede, bu dosyaya neden katıldığını bilmediğini, kendisinin bu dosyaya uymadığını, hiçbir kulübün taraftarı olmadığını, yöneticileriyle tanışmadığını, iş hayatında ve siyasi hayatında hiçbir zaman futbolla ilgisi olmadığını söylüyor. İşbilen, 1992 yılında Zaman gazetesinden ayrıldığını, bir daha da uğramadığını belirtiyor.

TIMARHANE YERİNE ADLİYEYİ MESKEN TUTMUŞ

İşin üzücü yanı, sabıkalı bir şizofren tarafından ortaya atılan bu iddiaların koskoca İstanbul Cumhuriyet Başsavcı vekili tarafından ciddiye alınmış olması. Bu yüzden insanlar tutuklanmış ve hala cezaevinde çile dolduruyorlar.

İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılaması devam eden davanın her safhasında mahkeme başkanı sanıklara şu soruyu sormaya devam etmektedir:

“Bu soruşturmanın FETÖ/PDY örgütünün yöneticileri tarafından ilk başta Zaman Gazetesinde yapılan bir toplantıda kararlaştırıldığı, bunun ardından kendilerine bağlı medya organları üzerinden bir algı çalışmasına girildiği, muhtelif haberler yaptırıldığı, arkasından da örgüte mensup emniyetteki personeller aracılığıyla da bu operasyonun yapıldığı iddia ediliyor, nedir olayla ilgili savunman?

HTS KAYITLARI NEDEN ARAŞTIRILMIYOR?

Siz bu davada sanığı olsanız, kendinizi nasıl savunursunuz? Önce o şahsın dediği tarihte Zaman Gazetesinde olup olmadığını mahkeme tarafından celbedilecek HTS kayıtlarından kolayca öğrenebilirsiniz.

Bu dosyadan tutuklu bulunan sanıklar da öyle yapmış; katıldıkları bütün duruşmalarda, Tamer Barış Terkeşli olduğu anlaşılan Gizli tanık Güneş’e ait HTS kayıtlarının celbini talep etmiş. Ancak mahkeme nedense bu talepleri ısrarla reddetmiş. Sadece tanık beyanıyla yetinilmiş, o tarihte böyle bir toplantı yapılıp yapılmadığı araştırılmamış. Bir bakıma ezberlerinin bozulmasını istememiş. 

TAHLİYE VAADİYLE TUTUKLULARDAN PARA ALIYOR

Bu arada duruşmalarda ilginç şeyler oluyor. 2011 Şike soruşturmasında tutuklanan isimlerden Serdar Adalı, Gülen Cemaati adına hareket ettiğini söyleyen Barış isimli birinin kendilerinden tahliye karşılığı 50 bin dolar aldığını söylüyor.

Terkeşli’nin 13 Temmuz 2015’te Savcı Fuzuli Aydoğdu’ya verdiği ifadede Serdar Adalı’nın tutuklanması üzerine onu serbest bıraktırmak için İstanbul’a gittiğini ve bazı kişilerle görüştüğünü anlatıyor.

Savcı Serdar Coşkun

Geçtiğimiz günlerde Terkeşli’ye ‘iş adamlarından tehdit ve şantajla para sızdırmaktan’ dava açıldığını da hatırlarsak Savcı Fuzuli Aydoğdu ve Serdar Coşkun gibilerin nasıl tiplerle kimlere kumpas kurduğu ortaya çıkıyor. Sadece Şike dosyası değil, başka dosyalarda da bu sahtekarın tanıklığıyla yüzlerce kişi mağdur edildi. 

Ve bu maskaralığa çanak tutanlar yargının tepesinde oturmaya devam ediyor!

***

Not: Şike dosyasında Terkeşli’den başka 2 tanık var. Biri cemaatten ayrılmış Sait Alpsoy, biri cinayetten hüküm giymiş halen cezaevinde olup bu bahaneyle hapisten çıkabilmeyi umut eden Cihan Oskay adında bir ‘meczup…’ İleride bu dosyaya ilişkin detayları yazacağız.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin