Hayatlarda bahar temizliği

Birçok tartışmalı yasanın kabul edilmesine öncülük eden Ukraynalı milletvekili çöpe atıldı.

YORUM | NACİ KARADAĞ

Tarih ile iklimler her zaman müsavat içinde yaşanmıyor. Devrin lale olması sadece bir zümre için pespembe bir bahar bahçedir. Belki çoğu kişinin nasibine sert, soğuk mevsim denk gelmiştir.

Mevsim baharı gösterse de toplum ağır bir zemheri kışının tam ortasında olabilir.

Ki Türkiye nicedir karanlığın en koyuluğu ile zemherinin en soğuğunun tam göbeğinde debelenip duruyor maalesef.

Kendimize ister ahir zaman bahtsızları diyelim, ister yaralı, kalbi kırık ezilmişler.

Sadece tepeden inen ağır bir örs dümdüz etmedi bizi, aynı zamanda üzerinde durduğumuz ve yanlış saha analizi yaptığımız zeminin de ne denli kalın, sert, işe yaramaz bir külçe olduğunu açanımız yanarak anladık.

Elbette yaşanan bu büyük acılardan hikmet dercetmek mümkün.

En ağır trajedilerden olumlu hayat dersi damıtmak inanan insanların en önemli hasleti belki de.

Ne var ki, çok da romantik olmanın fazla anlamı olmadığına inananlardanım.

Dolayısıyla, çok hafif, çok inceden, çok uzaktan kendini gösteren bahar işaretleri belki de önemli bazı kararlar almayı gerektirmektedir.

15 Temmuz sonrası çoğumuzun hayatında yaşadığımız en önemli şey hafiflemekti sanırım.

Hafifledik gerçekten.

Dost, akraba, çevre açısından hafifledik.

Düne kadar kapı eşiğimizi ayakyolu belleyenler sokağımızdan dahi geçmez oldu.

Kapı zillerimizi artık sadece panikle çalan memurlar var.

Korkudan kapımızı tıklatamayanlar da hafifletti hayatlarımızı.

Telefonlarımız hafifledi.

Pek çok isim rehberden kayboldu.

Geçtiğimiz gün yıllarca kan kardeş olarak gördüğü kadim bir dostunun kendisini engellemesini gözyaşıyla anlattı bir tanıdığım. Çok ağır gelmiş.

Telefon rehberlerimiz, adres defterlerimiz hafifledi mesela.

Vaktimizi ayırdığımız, gittiğimiz, zaman harcadığımız mekanlarda inanılmaz bir hafifleme olmadı mı sanki?

Gidip geldiğimiz, oturup kafamızı dinlediğimiz, birkaç eş dost ile huzur bulduğumuz mekanların sayısı misliyle azaldı.

Bir kuş gibi hafifledik belki ama acıyla bunu idrak etmek ibretlik olsa gerek.

Zalimin zulmü uzadıkça iki şey rutinleşiyor sanırım.

İlki mazlumun illegaliteyi keşfetmesi ve kullanmak zorunda kalması.

İkincisi ise derisinin kalınlaşması, affedicilik özelliğinin törpülenmesi.

Kim ne derse desin, herkeste olmuyor peygamberi anlayış, dervişane hoşgörü.

Yapılan zulümlerin, alçaklıkların, vefasızlıkların verdiği hasarı tamir etmek pek kolay değil. En zararsız yağmur suyu bile iz bırakıyor her olukta.

Oysa yağmur rahmet olarak hatırlanmalı değil mi?

Her neyse…

Kişisel olarak herkesin hayat çekmecelerini birer birer açıp, fazlalıkları, kötü kokanları, bozulmuşları ve çürük çarıkları ayıklama zamanı geldiğini düşünüyorum.

Açın hayat çekmecelerinizi birer birer.

Ve dökün ortalığa ne kadar çürük çaput, kırık dökük, pörsümüş, çürümüş ne varsa…

Eş dost olarak görünenler mi…

Çıkarıp atın hayatınızın çöplüğüne…

Zor zamanınızda el uzatmayı bırakın, varlıklarını bile hissettirmeyenler. Hatta tam tersi, bir anda muktedirden yana olup kötülüğün en sıradanına imza atanların hayat çekmecenizde işi yoktur kesinlikle!

Çöplüktür yerleri.

Süpürün hayatınızın kıyısında köşesinde ne kadar sinsi, sinmiş, sinik pislik varsa…

Belki biraz daha üzülürsünüz en fazla.

Ama emin olun iyi gelecektir…

Çok basit klişelerle de birkaç çürüme testi yaparak başlayabilirsiniz bu temizliğe…

Mesela “Ama siz de..” diye başlayan cümleleri kuranları anında kapınızın önüne koyun.

“Tamam da ben ne yapabilirim”ciler de en az onlar kadar çürümüştür emin olun.

“Bildiğin gibi değil”ciler ile “bana niye kimse bir şey yapmıyorcular” halı saçaklarına sinmiş en sinsilerdir. İcap ederse sert bir şekilde kazıyarak atın hayatınızdan.

“Suçsuzsa bırakılır”cıları mümkünse atın ve sifonu çekin üzerlerine.

“Evet biraz şey oldu”cuları da bir mendil vasıtasıyla elinize bulaştırmadan, burnunuzu kapatarak çöp sepetinizin en dibine postalayın.

Yaklaşan baharda çürük çarığın, çul çaputun hayatınızı tekrar ağırlaştırmasına izin vermeyin.

Bakın mesela;

Bu yazıyı yazmak bile bana iyi geldi örneğin.

Hafifledim yeminle…

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin