Hasankeyf’in infazı!

YORUM | MURAT AYDIN

Narin ve Nazlıdır Dicle; isminin kız çocuklarına verilmesinin sebebi de budur. Binlerce yıldır nazlı ve narin akarak vadilerden, ovalardan geçip Hasankeyf’e ulaştığında yumuşacık ve neşeli sesiyle selamlardı, kuşları, atları, koyunları, kıyısında koşuşan çocukları.. Mezopotamya’nın kadim topraklarına hayat taşıyan nazlı Dicle’nin de en yakın arkadaşıydı Hasankeyf.

Binlerce yılın dostluğunu bitirip bu iki kadim arkadaşı birbirinden ayırdılar. Devlet bütün çağrılara, taleplere, isteklere kulağını tıkayarak on yıllar önce vermiş olduğu idam cezasını infaz etti. Hasankeyf’i taammüden öldürdü.

Bazı tarihi eserleri başka yere taşıyarak kurtardığını düşünüp kendini böyle avutuyor.

Tarihi bir eser veya tarihi bir mekan başka bir yere taşınır mı? Mesela teknik olarak mümkün olsa Süleymaniye Cami, Avcılara taşınsa ne olur? Süleymaniye’nin kapladığı alana ekonomik olarak çok getirisi olacak enerji üretim tesisi yapma kararı alsa ve Süleymani’ye Camii ve medreselerinin kaldırıp Avcılara taşısa ne dersiniz? Ya da Ayasofya ve Sultanahmet’in bulunduğu mekan paha biçilmez kıymette bir arazi olduğundan, burada bulunan yapıları Silivri’de daha geniş bir araziye taşısa, bu alana da farklı amaçlar için binalar yapsa ne düşünürsünüz?

Binalar yok edilmiyor ama Silivri’ye, Çatalca’ya falan taşınıyor. Görmek isteyen oralara gidip görebilir. Onların olduğu mekanlar da daha çok para kazandıracak şeyler için kullanılıyor. Böyle bir öneri ne kadar absürt ve saçma ise Hasankeyf’teki tarihi eserlerin taşınarak kurtarıldığını düşünmek de o kadar anlamsızdır. Hasankeyf’teki yapıların bir kısmının başka bir yere taşınıp tarihi mekanın sular altında bırakılması tam da bu anlama geliyor.

Ayasofya, Sultanahmet, Süleymaniye ve bütün tarihi eserler bulunduğu yerle birlikte anlam taşırlar. Bir tarihi eserin kıymeti var olduğu mekânla da orantılıdır. Üstelik bazı şeylerin ekonomik ölçümlemesi yapılamaz, onlar fiyatlandırılmaz, onları satın alacak para olmaz.

Mesele sadece bir binayı, bir tuğlayı, bir minareyi koruyup onu müzeye kaldırmak değil, mekanı toplu olarak muhafaza edip koruyabilmekteydi ama bunu hiçbir zaman anlamadılar.

Hemen arkasında binlerce dönüm bomboş arazi varken saçma sapan bir binayı getirip muhteşem bir Selçuklu kümbetinin tam yanına inşa eden ve bunun nasıl bir cinayet olduğunu zerre kadar fark etmeyen bir anlayışa söylüyoruz bu sözleri. Evet durumun farkındayım.

Her şeye rağmen diyorum ki 12 bin yıllık bir tarih, medeniyet, yaşanmışlık ahmak bir inşaat projesi uğruna yok edilmemeliydi. Burası dünya üzerindeki en eski yerleşim alanlarından biri olma özelliğini taşıyordu ve bağrında onlarca medeniyetin izi vardı. Anadolu’daki Türk-İslam medeniyeti için de çok şey demekti.

Hasankeyf, kireçtaşından kayalara oyulmuş evlere, ilk çağlardan kalma mağaralara, Roma döneminden kaleye, Artuklular, Selçuklular ve Osmanlılar zamanından yapılara sahipti.

Bir ülke, binlerce yılın mirası, böylesine güzel paha biçilmez kıymette bir şehri koruyamadı, beş paralık baraja kurban etti.

Artık Dicle’nin kıyısında yayılan atlar, koyunlar ve suyun üzerinden süzülüp giden yeşil yılanlar yok.

Ömrü en az Göbeklitepe höyüğü kadar belki de ondan daha yaşlı olan Hasankeyf Höyüğü, tüm sırlarıyla sular altına gömülecek. Ve biz dikili tören taşları, boyalı iskeletleri ile burasının insanlığın ilk yerleşim yeri ve tören alanlarından birisi olup olmadığını sonsuza dek bilemeyeceğiz.

Hasankeyf şantiye, kutsal kitaplarda geçen Dicle Nehri’nin narin kıyıları ise dozerlenmiş. Hasankeyf’i silmek, Anadolu’nun belleğini silmektir. Bunun başka bir adı yok.

On yıllardır Hasankeyf’i kurtarmak için bütün dünya seferber oldu ama devlet la dedi lo demedi. Taammüden ve kararlılıkla Hasankeyfi idam etti. Baraj kotu 7 metre aşağı çekilseydi 12 bin yıllık tarihi eserler, mağaralar, evler, camiler, kiliseler, hamamlar kısaca Hasankeyf yine de kurtarılacaktı ama bunu da yapmadı. Anadolu’taki Türk-İslam tarihinin en önemli şehirlerinden birisi olan Hasankeyf’i bir baraj için yok etti.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin