AnaSayfa»Yazarlar»Hasan Cücük»Futbolun muhteşem üçlüleri

Futbolun muhteşem üçlüleri

0
Paylaşımlar
Pinterest Google+

HABER-YORUM | HASAN CÜCÜK

Barcelona’da önce Xavi, Iniesta, Messi üçlüsünü izledik. Bu üçlü, La Liga’yı ve Şampiyonlar ligini domine etmeyi başardı. Xavi ayrıldığında ne olacağı merak konusuydu ama bu sefer karşımıza Messi, Suarez ve Neymar çıktı. Neymar’ın bu sezon ayrılmasıyla, üçlü yine bozulmuştu. Ara transferde Barcelona kadroya Philippe Coutinho’yu katarak, taraftarlarına Messi, Suarez ve Coutinho’yu izletecek. Futbol tarihinde üçlülerin yeri ayrı. Beşiktaş’ın Metin, Ali, Feyyaz’ı gibi çok sayıda üçlü, takımlarını sırtladı bugüne kadar.

DI STEFANO, PUSKAS, GENTO (Real Madrid): Sadece İspanya’da değil tüm Avrupa’da Real Madrid fırtınasının estiği yıllarda en önemli rolü bu üçlü oynamıştı. İspanyol kulübü 1955-60 arasında 5 yıl üst üste şimdinin Şampiyonlar Ligi olan Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nı kazanarak hala kırılamayan bir rekora imza attı. Di Stefano forvetteki golleriyle, Francisco Gento kanat oyunuyla, Ferenc Puskas ise yine forvette takımlarını zaferden zafere taşıdı. Puskas, 37 Avrupa maçında attığı 41 golle rakiplerin korkulu rüyası olmuştu.

BEST, LAW, CHARLTON (Manchester United): İngiliz ekibi 1968’de Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nı kaldırırken, George Best, Denis Law ve Bobby Charlton üçlüsünün emeği büyüktü. Best 1968’de, Law 1966’da ve Charlton 1966’da Avrupa’da yılın futbolcusu seçilip, kalitesini ortaya koymuş isimlerdi. Manchester United 1958’de geçirdiği uçak kazasında birçok oyuncusunu kaybetmiş ve takımın yeniden eski başarılı yıllarına dönmesinde bu üçlü önemli rol oynamıştı. 1968’de Avrupa’da kazanılan kupa işte bu yüzden ayrı bir öneme sahipti.

KEIZER, CRUYFF, REP (Ajax): 1970’li yılların başından itibaren Avrupa’da Ajax fırtınası esmesini sağlayan üçlüydüler. Ajax, 1971,72 ve 73’te üç yıl üst üste Avrupa’nın bir numaralı kupasını kaldırırken maestro Cruyff, solunda Rep ve sağında da Keizer ile ölümcül bir üçlü olmuşlardı. Bu üçlünün benzerini Ajax henüz bir daha göremedi.

METİN, ALİ, FEYYAZ (Beşiktaş): Türk futbolunun gördüğü en iyi üçlü olarak tarihteki yerini aldılar. Birlikte Beşiktaş’ı başarıdan başarıya taşıdılar. Tribünler adlarına şarkılar besteledi. Metin hızı ve çalımlarıyla, Feyyaz ve Ali golleriyle siyah beyazlı ekibin tarihine adlarını altın harflerle yazdırdı.

MARADONA, GIORDANO, CARECA (Napoli): Napoli’nin talihi Maradona’nın gelmesiyle değişmişti. Napoli’nin tarihi başarılara imza atması için Arjantinli Maradona, Brezilyalı Careca ve İtalyan Giordano’nun bir araya gelmesi gerekiyor. İtalyan kulübü tarihinde ilk kez Serie A şampiyonluğunun yanı sıra Avrupa’da kupa kazanmayı da lakabı Ma-Gi-Ca (sihir) olan bu üçlüye borçluydu.

VAN BASTEN, GULLIT, RIJKAARD (Milan): Ajax kökenli Van Basten ve Frank Rijkaard ile PSV’li Ruud Gullit’in yolu İtalya’nın Milan takımında kesişince ortaya tarihte az rastlanır bir başarı hikayesi çıkıyordu. Bu üçlüye ‘Uçan Hollandalılar’ lakabı takılırken, Milan Serie A ve Avrupa’da fırtına gibi esiyordu. Van Basten golleriyle, Gullit hızı ve şutlarıyla, Rijkaard orta sahadaki dinamo gibi çalışmasıyla hafızalarda yerini aldı.

BALE, BENZEMA, RONALDO (Real Madrid): Yıllarca ezeli rakipleri Barcelona’nın muhteşem üçlülerine gıpta ile bakan Real Madridliler Ronaldo-Benzema ikilisine Gareth Bale’in eklenmesiyle heyecanlanmışlardı. Real Madrid kadrosuna 2013’te katılan Bale, ilk yıllarından sonra sürekli sakatlanınca kurulması hayal edilen rüya üçlü beklentilere cevap veremedi. Bu üçlü, çok canlar yakıp takımı büyük zaferlere taşısalar da özellikle bu sezon bir hayli etkisiz durumdalar.

RONALDO, RIVALDO, RONALDINHO (Brezilya): Sambacılar, Kuzey Kore ve Japonya ortaklığıyla düzenlenen 2002 Dünya Kupası’na gelirken büyük sorunlar yaşamıştı. Felipe Scolari komutasındaki Brezilya, Dünya Kupası biletini alabilmek için eleme gruplarında tam 60 değişik oyuncu ter dökmüştü. Daha doğru dürüst bir kadro yapısını oluşturamayan Brezilya’dan beklenti düşüktü. Ancak sahneye Ronaldo, Rivaldo ve Ronaldinho üçlüsü çıkarak Sambacıları Dünya Kupası’na taşıdılar. Üç R olarak adlandırılan bu üçlü, turnuva boyunca toplamda rakip filelere 15 gol birden bıraktı ve kazanılan kupada en büyük pay sahipleri onlar oldu.

MBAPPE, CAVANI, NEYMAR (Paris Saint-Germain): Bu sezonun en popüler üçlüsü. Neymar’ın Barcelona’dan, Mbappe’nin Monaco’dan gelmesiyle oluşan üçlü lig ve Şampiyonlar Ligi’nde fırtına gibi esiyor. Rakiplerin korkulu rüyası olan Mbappe, Neymar ve Cavani üçlüsünün nasıl bir başarılara imza atacağı merakla bekleniyor.

Önceki Yazıları:
Türkiye Kupası ne sürprizler yaşadı! - 19 Oca 2018
Premier Lig yıldızlaştırdı, La Liga kaptı - 18 Oca 2018
Arada gelip, iz bıraktılar - 17 Oca 2018
Bitmeyen şarkı: ‘Haydi gel, ligimize geri dönelim’ - 16 Oca 2018
Real Madrid’e ne oldu? - 15 Oca 2018
Dünyanın en pahalı kalecisi olmanın hakkını verdi - 13 Oca 2018
Futbolun Evliya Çelebileri! - 12 Oca 2018
Futbolun muhteşem üçlüleri - 11 Oca 2018
Öyle ‘Ara’da olmuyor! - 10 Oca 2018
Arda, Alpay Özalan gibi olmayı seçti - 09 Oca 2018
önceki yazı

Bahçeli’nin ‘ölümcül’ hamleleri

Sonraki yazı

Sherlock Holmes ve Dr. Watson’ın Türkiye macerası

Yorum yapın

Değerli Okurumuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir