AnaSayfa»Yazarlar»Efe Yiğit»Çöküşten zirveye: AS Monaco [Analiz: Efe Yiğit]

Çöküşten zirveye: AS Monaco [Analiz: Efe Yiğit]

1
Paylaşımlar
Pinterest Google+

Fransa’ya bağlı Monaco Prensliği’nin tek futbol takımı olan AS Monaco, 35 bin nüfuslu şehirde maçlarına gelecek seyirci bulamıyor ancak yıllardır Fransa liginde zirveye oynuyordu. Ta ki 2004 yılında başlayan çöküşe kadar. 2004’te Şampiyonlar Ligi finalinde Jose Mourinho’nun Porto’suyla eşleşen takım, o günden sonra Prens’in para musluklarını kısmasıyla düşüşe geçer. Finale çıkan kadro birkaç yıl içinde dağıldı. Öyle ki 2010-2011 sezonunda AS Monaco, 2. Lige bile düştü. Sonraki sezon 3. Lige doğru yol alınırken, Rus milyarder Dmitry Ribolovlev devreye girdi ve takımı toparladı. Bir yıl sonra AS Monaco Ligue 1’deki yerini alacaktı.

BÜYÜK FİNALİN ARDINDAN ÇÖKÜŞE GEÇTİ

1924’te ‘Association Sportive de Monaco Football’ adıyla kurulan kulüp, Fransa Ligi’nde bugüne dek 7 şampiyonluk ve 5 kupa sevinci yaşadı. Son lig şampiyonluğunu 1999-2000 sezonunda kazanan Monaco’nun başına 2001’de Didier Deschamps gibi genç bir teknik adam geçmişti. Deschamps, büyük bir sürpriz yaşatarak takımı başarıdan başarıya koşturdu. Oysa oyuncu olarak Fransız futbolunun efsane isimlerinden olan Deschamps’ın birkaç maç sonra kovulacağı beklentisi yüksekti.

Futbolculuk kariyerinde lig, kupa, Avrupa şampiyonluğu, Dünya Kupası ve Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu sevinci yaşayan ender isimlerden biriydi Deschamps. Monaco’yu 2004’te Şampiyonlar Ligi’nde finale çıkardı ama Mourinho’lu Porto’ya kaybetti. Yönetim, tarihi başarıya imza atan futbolcuları, 80 milyon Euro’yu bulan borcu kapatmak için birer birer sattı. 2005-06 sezonunda Monaco ligi 10. sırada tamamlarken, Şampiyonlar Ligi’nde final oynayan ekipten geriye sadece Flavio Roma, Gael Givet, Jaroslov Plasil ve Lucas Bernardi kaldı.

FUTBOLCULAR İNANAMADI

Başarının mimarları Morientes, Jerome Rothen ve Ludovic Guily ilk etapta satılan oyunculardı. Şampiyonlar ligindeki oyunuyla büyük sükse yapan Guily, elde edilen büyük başarıya rağmen yönetimin beceriksizliği yüzünden maddi sıkıntı yaşadıklarını belirterek “Rothen dışında hiçbir isim kendi isteğiyle takımdan ayrılmadı. Şampiyonlar Ligi ikincisinin maddi kriz yaşaması inanılır gibi değildi. Finalin ertesinde yapılan ilk teklif, ücretlerimizde indirim yapılmasıydı” diyecekti.

Futbol ve Formula 1’e olan ilgisiyle tanınan Monaco Prensi Albert, 2008’de tüm dünyayı etkisi altına alan küresel mali krizden dolayı AS Monaco’ya yaptığı maddi katkıyı iyice kesince, seyirci ve sponsor desteği olmayan takım için Ligue 2’ye giden yol açılmış oldu. Monaco’nun yıldız oyuncuların tercih ettiği bir takım olmasında, arkasına aldığı maddi güç kadar, ‘küçük ülkenin’ vergi sistemi de önemli rol oynuyordu. Düşük vergiler yıldızların tercihinde önemli bir etkendi. Ancak futbolculara para ödeme konusunda sıkıntı yaşanınca, eldeki oyuncular bile isyan edecekti.

Aslında o sıralarda da AS Monaco’yu satın almak isteyen Rus iş adamları vardı fakat iddialar yalanlandı. 2010-2011 sezonunda, iyi oyuncularından mahrum kalan takım ligi 18. sırada bitirdi ve Ligue 2’ye düştü.

RUS MİLYARDERİN ‘SİHİRLİ’ DOKUNUŞU

Daha önce 7 kez şampiyon olmuş takım, 2. Ligde de tutunamayacak gibiydi. 4 aylık süreçte sadece 1 maç kazanmışlardı. Nihayet takım yönetiminin inadı kırıldı ve Rus milyarder Dmitry Ribolevlev’e kulübün anahtarları teslim edildi. Kulüp hisselerinin yüzde 66’sını Ribolevlev satın aldı ancak ödenen miktar açıklanmadı. Sovyet sonrası oligarklardan Ribolevlev’in şahsi servetinin 10 milyar dolar olduğu tahmin ediliyordu. Adını, 2008’de Donald Trump’ın evini 100 milyon dolara satın almasıyla duyurmuştu. Kendisini, ‘iflah olmaz bir futbol taraftarı’ olarak tanımlayan Rus işadamı, Monaco’nun iki yıl içinde Ligue 1’e çıkmasını sağlayacaktı.

Sadece o değil. 2013-2014 sezonuna AS Monaco, 160 milyon Euro’luk transferle başladı. O sene Paris Saint Germain’in (PSG) ardından ligi 2. sırada tamamladı. Transfer konusunda sonraki yıllarda biraz daha tutumlu davranan takım her şeye rağmen ligi ilk 3’te bitirmeyi başarıyordu. Böylece AS Monaco, Fransa futboluna geri dönmüştü.

Bu sezon ise iddiasını hayli yükseltti AS Monaco. 1 maç eksiğine rağmen en yakın rakibinin 3 puan önünde, 83 puana sahip. 17 yıl sonra şampiyonluk sevinci yaşaması için kalan 4 maçtan 2’sini kazanması yeterli. Şampiyonlar Ligi’nde de final arayan Monaco’nun Devler Ligi’ndeki rakibi Juventus. Kupanın favorilerinden biri olan Juventus’u yarı finalin ilk maçında evinde konuk edecek Monaco’da bu sezon kaptan Rademel Falcao ve Kylian Mbappe takımın gol yükünü çeken isimler. Portekizli Leonardo Jardim’in çalıştırdığı Monaco yeniden zirveye çıkmanın keyfini yaşıyor.

Önceki Yazıları:
Galatasaray, Dortmund gibi olur mu? - 21 Kas 2017
İyi ve kötü: Adebayor ve Tudor - 20 Kas 2017
871 maçlık maraton bitti şimdi soru: Kupayı kim kaldıracak? - 18 Kas 2017
Celtic’in rekorunu yine Celtic kırar! - 17 Kas 2017
Boşa giden milyonlar - 16 Kas 2017
Buffon’un vedası… - 15 Kas 2017
Bir kere gözden düşmeye gör! - 14 Kas 2017
Yaşı küçük futbolu büyük yıldızlar - 13 Kas 2017
Beşiktaş’ın yeni ‘MAF’ı: Cenk, Talisca ve Babel - 11 Kas 2017
İyi ki gurbetçi oyuncular var - 10 Kas 2017
önceki yazı

Karaciğerinizi temizleyin!

Sonraki yazı

AKP, tarikatları siyasallaştırıp radikalleştiriyor [Mahmut Akpınar, yazdı]

Yorum yapın

Değerli Okurumuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir