AnaSayfa»TÜM BÖLÜMLER»Güncel»Cezaevinde bir ölüm daha: Tedavisine izin verilmedi, durumu ağırlaşınca tahliye edildi!

Cezaevinde bir ölüm daha: Tedavisine izin verilmedi, durumu ağırlaşınca tahliye edildi!

Pinterest Google+

15 Temmuz sonrası cezaevlerindeki ölümlere bir yenisi eklendi. Manisa Alaşehir’de esnaf olan ve cezaevinde 17 aydır tutuklu kalan Mehmet Özbir vefat etti. Cezaevindeyken kansere yakalan Özbir’in tedavisi zamanında yapılmadığı için önce kolu kesildi. Daha sonra durumu ağırlaşınca tahliye edilmek zorunda kaldı, 41 yaşında ise hastanede vefat etti.

Özbir’in tutuklanma gerekçesi ise bir i(f)tirafcının ismini vermesi ve Alaşehir Sanayici ve İşadamları Derneği (ASİAD) üyesi olması gösterilmişti.

Sosyal Medya kullanıcı Fatih Yaman, ‘@anlamiyorssun’ isimli twitter hesabından Mehmet Özbir’in yaşadıklarını anlattı.

“Manisa Alaşehir esnafından olup, 17 Ay tutuklu kaldı ve kanser hastasıydı. Cezaevinde zamanında tedavisi yapılmadığı icin önce kolu kesildi, daha da ağırlaşınca tahliye edildi. 41 yaşında hayatının baharında hastanede vefat etti.”

“Sol elinin başparmağı ile işaretparmağı arasında nohut büyüklüğünde bir kitle oluşmuş. Defalarca doktor muayenesi için dilekçe yazıyor. Aylar sonra Şubat ayının sonunda doktora çıkabiliyor. Doktor hastaneye sevk ediyor.”

“1 hafta sonra emar çekiliyor ama sonuç alınmadan cezaevine geri götürülüyor. 1 hafta daha geçiyor FTR Kliniğine muayene ettiriyorlar. Emar çekildiğini söylüyor ve Emar sonucu inceleniyor ve doktor:-benmi seni ameliyat edeceğim diyerek röntgen çekilmesini istiyor.”

“Yine 1 hafta aradan sonra Emar sonucu ile muayene için yeniden Ortopedi Kliniğine götürülüyor. Emar sonucunu gören doktor ameliyat kararı veriyor. Ancak kitlenin yeri tehlikeli olduğu için ameliyat edemiyeceğini söylüyor ve
Mikro Cerrahi Dr olan bir hastahaneye SEVK ediyor.”

“Ancak sevk işlemleri bir türlü yapılmıyor. Günler geçtikçe sancıları dayanılmaz bir hal alıyor..! Kurum müdürüne defalarca dilekçe yazıyor, görüşme yapıyor ama sonuç bekleyeceksin oluyor.”

“Ağrılara dayanamadığı için kurum doktoruna çıkıyor. Önce 2×1 25 lik Diklofenak veriyor. Daha sonra 50 lik ve
En sonunda 100 lüğe çıkıyor ama mide koruyucu yazmıyorlar.Ağrılar dayanılmaz halde 3 saatte bir ağrı kesici ilaç alarak idare etmeye çalışıyor.”

“Artık hergün IZDIRAP, hergün ACI.Nisan geçiyor..! Mayıs geçiyor..! Haziran geçiyor..! Temmuz geçiyor..! Ve bir Ağustos sabahı koğuş sayımında bayılınca revire kaldırılıyor. Hala ambulans çağrılmıyor. Kendine gelince tekrar koğuşuna dönüyor ama bayılmalar sıklaşıyor.”

“Yine bir seferinde.Koğuştakiler kapıya vurarak gardiyan gardiyan diye bağırıyorlar. Gelince de, Kolu kesilebilir! Neden hastaneye götürmüyorsunuz? diye soruyorlar. Gardiyan umursamazca “beni ilgilendirmez” diyor.”

“Aylardan Eylül olmuş. Ağrılar daha da artmış. Bayılmalar sıklaşmış. Uykusuz geceler geçmek bilmiyor. Yine bir gün bayılınca, ayıltılamıyor. Hastaneye götürülmek zorunda kalıyor.”

“Doktorların ilk tedkiki kanser ve acil ameliyat olmalı denilerek 28 eylül günü kolu dirsekten kesiliyor.”

“Bünyesi zayıfladığı icin ayağından kelepçeli olarak hastanede yatmaya devam ediyor. Bir gün sedyeden düşer gibi oluyor Görevliden kendini düzeltmesi için yardım istiyor. Görevli sert bir şekilde yardım edince, kelepçeli ayağında zedelenme oluyor ve artık yürüyemiyor.”

“Tedavi icin doktora başvuruyor. Ayaktaki zedelenme incelenince kanser hastalığının başka yerlerde de olduğu tesbit ediliyor!”

“Tüm bu sıkıntılar yaşanırken, Avukatı hastalığını öne sürerek tutukluluğuna itiraz ediyor! Ancak Hakimler tutukluluğa devam kararı veriyor.”

“Sonunda beklen karar geliyor: Şartlı Tahliye… 2 Ağustos 2016’da Sağlam girdiği cezaevinden bir elini kaybetmiş, bünyesi zayıflamış, zor yiyip içebilen, ilaçlarla ayakta durabilen bir insan olarak 14 Aralık 2017’de şartlı tahliye ediliyor.”

Asıl zorlu süreç, hayat için mücadele şimdi başlıyor, 18 Aralıkta Ege Üniversitesinde IŞIN TEDAVİSİ başlıyor
9 hafta boyunca süren ACI dolu kemoterapi günleri… Maalesef kemoterapi kanseri yenemiyor, hastalığa çare olamıyor. Mayıs sonu gibi iç kanama sıkıntısıyla tekrar Tepecik Devlet Hastanesine getiriliyor. Hastalık artık tüm vücuda yayılmış.”

“İlaçlar iki katına çıkmış. Hızlıca kilo kaybetmiş. Hastane de bitmek bilmeyen bir tedavi süreci daha ancak kanser durdurulamıyor.”

“Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül…Ekim geliyor ve kanser tüm vucudu sarmış. Artık çevresindekileri tanıyamıyor. Ve 16 ekim sabahı hastane odasında, geride gözü yaşlı bir eş ve 3 küçük çocuk bırakarak VEFAT ediyor.”

“Tabi bu süreçte, ailenin maddi sıkıntılarla uğraşması, sahibi olduğu iş yerinin kapanması, İcralık olup, eve haciz gelmesi…Mehmet beyin hastalığı nedeniyle yaşadığı sıkıntılarla birleşince ,27Aylık koca bir ZULÜM dönemi, son nefesini vererek bitti.”

“Gelelim! Neden TUTUKLANDI? Hakkında SUÇLAMA nedir? Bir itirafçının (iftiraçının) ismini vermesi
ve Alaşehir Sanayici ve İşadamları Derneği (ASİAD) üyesi olması.”

“Nasıl yeterli mi? Hâkim ve savcıya yetmiş. Cezaevi müdürüne yetmiş. Gardiyana yetmiş işte.El birliğiyle öldürdüler”

önceki yazı

Tr724 Yazarı Ahmet Kurucan cevapladı: "Nasıl oluyor da İslam'ın içinden IŞİD, Elkaide gibi terör grupları çıkabiliyor?"

Sonraki yazı

Merkez Bankası yıl sonu dolar tahminini değiştirdi

2 Yorumlar

  1. Ademoglu
    18 Ekim 2018 at 17:56 — Cevapla

    Zalimin zulmu varsa mazlumun allahi var. Cenabi hak yakinlarina dayanma gucu ve kalp insirahi versin

  2. abdullah yılmaz
    19 Ekim 2018 at 03:35 — Cevapla

    makamın cennet olsun kardeşim. senin gibilerin acısını hala kalbimizde tam duyamıyoruz. Allah bizi de insan eylesin.

Değerli Okurumuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir