AnaSayfa»Yazarlar»Efe Yiğit»Çare Rıdvan değil!

Çare Rıdvan değil!

1
Paylaşımlar
Pinterest Google+

HABER-YORUM | EFE YİĞİT

Rıdvan Dilmen yeni kuşak için futbolcudan ziyade yorumcu olarak tanınan bir isim. Oynadığı dönemde hızı ve çalımlarıyla tribünleri ayağa kaldırdı. Galatasaray’a imza atacakken çalım alışkanlığını sürdürüp Fenerbahçe’ye gitti. Son yılları müzmin sakatlıkla geçti. Şimdi anahtarlarını isteyip, hasta futbolumuza çare olmak istiyor.

SAKATLIKLARA RAĞMEN EFSANELEŞTİ

Rıdvan Dilmen adını futbolseverler 1980’de Boluspor’a transferiyle tanıdı. Daha önce Sümerspor ve Muğlaspor’da oynayan Rıdvan, 1983’te Sarıyer’e transfer olup İstanbul’a adımını attı. Dört yıl sonra Fenerbahçe forması giyen Rıdvan Dilmen ‘hayallerim gerçekleşti’ demişti. Sarı- lacivertli forma ile yıldızını 1988-89 sezonunda parlattı. Tudor Veselinoviç yönetiminde Fenerbahçe fırtına gibi eserken Oğuz, Aykut, Schumacher, Hasan Vezir, Turhan gibi yıldızlarla Rıdvan Dilmen 103 gollük rekorda, attığı 19 gol ve yaptığı 41 asistle katkı sağladı.

Rıdvan Dilmen’in düşüşü 1989-90 sezonunda Trabzonspor maçında Sırp oyuncu Jesiç tarafından sakatlanmasıyla başladı. Uzun süre sahalardan uzak kalan Rıdvan, ilerleyen yıllarda da benzer sakatlıklar yaşadı. 1995’te Fenerbahçe formasıyla futbola veda ederken, 8 yılda hepi topu 108 maça çıkabildi. 1990’dan sonra sezonun büyük bölümünü tribünlerde geçirdi.

1999’DA FENERBAHÇE’NİN BAŞINA GELDİ AMA…

Futbola veda ettikten sonra Vanspor’la 1998’de teknik direktörlüğe merhaba diyen Rıdvan Dilmen, 1999’da Fenerbahçe’nin başına geçti. UEFA Kupası’nda Macaristan’ın zayıf ekibi MTK Budapeşte’ye elenince Dilmen 30 Eylül’de istifa etti. Ali Şen’in Fenerbahçe’nin Fatih Terim’i olması için göreve getirdiği Rıdvan sadece birkaç ay görevde kalmış oldu böylece. Konyaspor, Altay, Adanaspor ve Karşıyaka’da kısa süreli teknik adamlık yapan Rıdvan Dilmen, 2003’te kısa süren antrenörlük görevine nokta koydu.

Futbolculuk ve teknik adamlıktan sonra Rıdvan Dilmen karşımıza futbol yorumcusu olarak çıktı. Taktik ve oyun anlayışı ile ilgili yaptığı yorumlar seyircinin ilgisini çekti. ‘Gol olur’ tahminleri doğru çıktıkça giderek fenomen spor yorumcusu hâline geldi. Ardından statlardan stüdyoya taşındı ve NTV’de Güntekin Onay’la program yapmaya başladı. Böylece, TV’de kalıcı yer edindi.

ŞİKE SÜRECİNDE AZİZ YILDIRIM’LA ERDOĞAN’IN ARASINI BULDU

Magazin sayfalarında da sık sık arz-ı endam eden Rıdvan Dilmen, şike sürecinde Aziz Yıldırım’dan habersiz dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’la Dolmabahçe’de görüşmesi sarı-lacivertli camianın tepkisini çekti. Aziz Yıldırım, bu sebeple Rıdvan Dilmen’in üstünü çizdi. Dilmen bu tarihten itibaren Erdoğan ailesiyle yakın ilişki kurdu.  Saray’ın gözdeleri arasında yer alan Dilmen, Erdoğan ile Aziz Yıldırım arasında şike sürecinde oluşan soğukluğu gideren kişi oldu. Aziz Yıldırım, daha önceki açıklamalarını unutup Erdoğan’la aynı cepheye geçerken herkes gibi ‘Cemaat’i suçlayanlar safına katıldı.

Türk futbolu adına elini taşın altına hiçbir zaman koymayan Rıdvan Dilmen ekrandan ahkam kesen bir figür olarak kaldı. Dilin kemiği olmadığı için rahatça yorumlar yaptı. Şimdi de Saray’ın desteğini arkasına almanın verdiği güvenle futbolu dizayn etme girişiminde bulunuyor. Daha önce asla federasyon başkanlığını düşünmediğini ifade etmesine karşılık, şimdi sahaya çıkıp Türk futbolunu dizayn etmek istediğini söylüyor. Yine federasyon başkanlığını istemiyor ama tüm anahtarların teslim edilip, kendisinden hesap sorulmadan, başkan olmadan futbolu yönetmek istiyor. Hesap vermemeyi baştan şart koşan birine futbolun anahtarlarını vermek için ya futboldan hiç anlamamak ya da yüksek yerlerden sağlam emir almak gerekiyor.

UCUZ ŞÖHRETLE TÜRK FUTBOLU KURTARILMAZ

Rıdvan Dilmen, Türk futboluna hizmet etmediği gibi ucuz şöhretin kapısı olan yorumculukla kazandıklarıyla ardından gelenlere kötü örnek oldu. Futbolun sorunları stüdyodan ahkam kesmekle çözülmüyor. Kolları sıvayıp sorumluluk almak gerekiyor. Rıdvan Dilmen’in birkaç ay süren Fenerbahçe macerası, fıtratı hakkında yeterli bilgi veriyor; zora geldiğinde bırakıp kaçar.

Dilmen, Türk futbolunu düşünmüş olsaydı tıpkı Avrupa’dan örneklerinde gördüğümüz gibi sorumluluk alırdı. Almanya’da Franz Beckenbauer, Hollanda’da Johan Cruyff, Fransa’da Michel Platini futbolu bıraktıktan sonra ya teknik adam ya da yönetici olarak uzun yıllar ülkelerine hizmet ettiler. Rıdvan gibi ucuz yorumculuğa kaçmadan.

Rıdvan Dilmen’e futbolun anahtarları verilir mi? Henüz belli değil. Ama Saray’ın gözdesi olması şansını oldukça arttırıyor. Devir yandaşların devri olduğu için biraz da Rıdvan sefasını sürsün. Bir zamanların meşhur sloganını biraz değiştirip kullanalım: Çare Rıdvan değil!

Önceki Yazıları:
Ezeli rakiplerinin ümidi oldular - 01 Ara 2017
Tamam geri dönüş muhteşem de bunun sırrı ne? - 23 Kas 2017
Mısır’ın Muhammed Salah’ı var! - 22 Kas 2017
Galatasaray, Dortmund gibi olur mu? - 21 Kas 2017
İyi ve kötü: Adebayor ve Tudor - 20 Kas 2017
871 maçlık maraton bitti şimdi soru: Kupayı kim kaldıracak? - 18 Kas 2017
Celtic’in rekorunu yine Celtic kırar! - 17 Kas 2017
Boşa giden milyonlar - 16 Kas 2017
Buffon’un vedası… - 15 Kas 2017
Bir kere gözden düşmeye gör! - 14 Kas 2017
önceki yazı

Çocuklarda görülen idrar kaçırma sorununu önemseyin

Sonraki yazı

Ordunun siyasetteki 'doğal' yeri [Türk Sağı'nın hikâyesi-15]

1 Yorum

  1. Abdullah
    12 Ekim 2017 at 13:54 — Cevapla

    futbolla hiç alakam yok ama Sizin yorumlarınıxı okup okup arkadaşlara anlatıyorum,onlarda hayran “ulan sen nerden biliyorsun bunları diye”sizin sayenizde futbol yorumcusu olduk yani Rıdvan style 🤦‍♂️😜

Değerli Okurumuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir