Burası son durak: Avrupa’da Müslüman Mezarlıkları

Avrupalı Müslümanlar, doğup büyüdükleri veya ömürlerini geçirdikleri ülkede defnedilmeyi tercih etmeye başladı. Doğdukları ülkenin asıl vatanı olduğunu düşünenler, kaybettikleri yakınlarını sık sık ziyaret etmek isteyenler veya ‘orası da Allah’ın burası da’ diyenlerin sayısı her geçen gün artıyor.

Avrupa’da Müslüman mezarlığı alanlarının sayısı da bu talebe bağlı olarak genişliyor. Ülke yönetimleri yeni mezarlık alanları açmaya ve buralarda hizmet vermeye gayret gösteriyor. Örneğin Fransa’da 90 Müslüman Mezarlığı var. Hollanda’da bu alanların sayısı 70-80 arası. Belçika’da ise 40’a yakın Müslüman mezarlığı mevcut.

Belçika’nın başkenti Brüksel’in Evere semtinde bulunan “Çok dinli mezarlık” verilen hizmet ve uygulamalarıyla örnek bir örnek bir mezarlık alanı. Her din ve inanca uygun defin işlemleri, kendilerine ayrılan alanlarda hassasiyetle uygulanıyor.


Durmuş Ünal, Durmuş’un Rotası özel bölümünde Müslüman mezarlıklarını anlattı.

Mezarlığın yöneticisi Ludo Beckers, yaptıkları işi şöyle anlatıyor: ’’Benim görevim hem idari işler ile ilgilenmek hem de alanda mezarlık içinde çalışmayı gerektiriyor. Örneğin mezarı açmak, kapamak, yeşil alanının bakımını yapmak… Mezar kazarken öncelikle yeterince derin olmasına ve mezar alanının temiz ve bakımlı olmasına dikkat ediyoruz. Burası son durak ve yakınlarını kaybedenler sevdiklerinin en azından bakımlı bir mezarlıkta kalmasını tercih ediyor. Mezarlığa her gün duygu yüklü insanlar geliyor. Siz de aslında burada çalışan biri olarak zamanla alışıyorsunuz. Çalışmaya başlamadan önce bir mezarlıkta görev yapmanın insan psikolojisine çok da olumlu etki etmeyeceğini düşünmüştüm ancak zamanla bu duyguyu aştım. Artık olumlu bir bakış açısına sahibim.’’

Müslümanların da tabutla gömülme işlemi büyük problemdi. Schaerbeek Belediye Başkan Yardımcısı Sadık Köksal, bu düzenlemenin değiştiğini ve defin işleminin tamamen İslami usüllere göre olduğunu söylüyor. Köksal, görevlilerin bunun için özel eğitimlerden geçirildiğini vurguluyor. Mezarlık yöneticisi Ludo Beckers ise ’’Tamamı ile İslam’ın öngördüğü biçimde defin yapıyoruz. Birincisi, bu yılın başından beri tabutsuz defnedebiliyoruz. İkincisi, mevta sağ tarafına yatırılıp yüzü Mekke’ye çevriliyor. Üçüncüsü Müslümanların cenazesine çok sayıda insan katılıp her biri bir kürek toprak atıyor. Bu oldukça önemli bir dayanışma örneği. Hiç kimsenin katılmadığı çok sayıda cenaze gördüm. Cenazelerimize hiç kimsenin katılmadığı gün insanlığımızdan çok şey kaybetmiş oluruz.’’

24 yaşındaki oğlunu bir ay önce kaybeden Faslı Raşit Elvahide’yi evladının mezarını temizlerken bulduk ve neden burayı tercih ettiğini sorduk: ’’Oğlumuzu Belçika’da defnetmeyi tercih ettik çünkü Fas’a her zaman gitme imkânımız yok. En azından burada sık sık ziyaret edebiliyoruz. Aslında Faslı yurttaşlarım cenazelerini anavatanlarına göndermeyi tercih ediyor ama artık burada tutmayı tercih edenlerin sayısı da ciddi oranda arttı. Tabi yine de vatandaşların yüzde 60 ila 80 arası halen cenazelerini Fas’a gönderiyor. İnancımıza göre yeryüzü Allah’ın, dolayısıyla nereye defnettiğinizin bir önemi yok. Bu mezarlıkta da çok sayıda Müslüman var. Her gün yeni bir cenaze geliyor. Esasında önemli olan yakınlarını kaybedenlerin neler hissettiği. Örneğin ben 24 yaşında gencecik oğlumu kaybettim. Bu çok ağır bir hissiyat. Oğlumun burada yakınımda olması acımı hafifletmeye yardımcı oluyor. Sırf Müslüman ülke olduğu için Fas’a defnetmiş olsaydık onu sık sık ziyaret edemezdim.’’

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin